Her zaman anneler suçlu!!!

00:006/03/2007, Salı
G: 28/08/2019, Çarşamba
Fatma Barbarosoğlu

I-Kadim kültürde annelik bir meslek değildir. Bir kariyer asla. İnsanlar iyiler ve kötüler diye ayrılır. Kaynağını dinden alan toplumsal ahlak iyi bir kul olmak üzerinden mesafe belirler insan ile insan, insan ile hayvan, insan ile eşya arasında. İyi bir kul anne-babasına yaşlılara hürmet ve hizmet eder. Etmezse ''ayet-i kerime''nin hilafına davranmış olmaktan korkar: "Anne babanıza üf bile demeyin"Mümin, hayvanlara eziyete edemez. Ederse Allah''ın rızasına aykırı davrandığını bilir. Mümin, eşyayı

I-

Kadim kültürde annelik bir meslek değildir. Bir kariyer asla. İnsanlar iyiler ve kötüler diye ayrılır. Kaynağını dinden alan toplumsal ahlak iyi bir kul olmak üzerinden mesafe belirler insan ile insan, insan ile hayvan, insan ile eşya arasında. İyi bir kul anne-babasına yaşlılara hürmet ve hizmet eder. Etmezse ''ayet-i kerime''nin hilafına davranmış olmaktan korkar: "Anne babanıza üf bile demeyin"

Mümin, hayvanlara eziyete edemez. Ederse Allah''ın rızasına aykırı davrandığını bilir. Mümin, eşyayı hor kullanamaz. Gerektiğinden fazla kullanamaz. Kullandığı zaman, bunun başkalarının hakkını kullanmak olduğunu bilir.

II-

Bütün bu yapılanma modern zamanlardan önceydi. Modern zamanların teknolojik donanımı, insanın, diğer insanlarla ilişkisini, insanın çevre ile ilişkisini değiştirdi. Artık bazı şeylerin üretiminden sadece bazı insanlar sorumlu. Bu sorumluluğa işbölümü deniyor. İş bölümünün nesiller üzerine etkisi annelik üzerinden oldu. Çocuklardan sadece anneler mesul artık.

Böylece 19. Yüzyıl''dan itibaren ideolojik bir değişikliğe uğramış olan "annelik"in; post-modern kültürde, bir ucu taşıyıcı anneden, diğer ucu sperm bankasından, kendisine oyuncak bebek alır gibi "bebek" almaya kalkan bencil kadında sonlandı.

III-

Modern öncesi toplumda çocuk cemiyete aittir. Çocuğu bütün bir cemiyet terbiye eder. Büyük ailenin pekçok sorunu vardır elbet, fakat nimet külfet dengesi anne ve çocuk lehine bozulur. Büyük aile içinde çocuklar, yaşlıların elinin altındadır. Böylece yaşlılar kendilerini gereksiz görmemiş, torunlarına bilgi aktararak pas tutmamış olurken, anneler çocuklarının maddi ve manevi sorumluluğunu bir arada taşıma yorgunluğuna düşmemektedir. Sokağa çıktığında uyması gereken toplumsal davranışları, karşılaştığı herkes bir şekilde ihtar eder çocuğa. Eski cemiyetin çocuğu onun için ölçülü olmak zorundadır. Bütün bakışları üzerinde hissede hissede yaşar çünkü.

"İyi anne" kavramıyla birlikte; çocukların bütün sorumluluğu kadınlara terkedildi. En evvelinden kadınların bunu reddetmesi gerekirken; tam tersine kadınların eğitim hakkını savunmak için, iyi annelik kavramına sığınıldı. Bütün değerlerden bağımız olarak sanki iyi anne olmak mümkün olabilirmiş gibi. Böylece başka çocukları sevmeyen, ama kendi çocuğuna tapınan anne modelleri çıktı ortaya. Anneliği bir kariyer gibi taşıyan anneler. Anneler, anneliği bir kariyer gibi taşımaya heves edince, toplum da başarılı-başarısız anneleri kategorize etmeye başladı. Nasip ve kader, çocuğun fıtratı gibi özellikler devre dışı bırakılarak; annelere, çocuklarını inşa edilecek bir yapı gibi görme hakkı bahşedildi. Anneler mühendis, çocuklar ham halden mamul hale getirilecek madenlerdi yeni pedegojik anlayışa göre. Eğer ham olarak kalırlarsa bütün suç annelerin.

Hasta çocuk doktora götürülür:

"Annesi yine mi hasta ettin bu çocuğu?"

Çocuk okula başlar. Hayatının uykuda geçen kısımları hariç neredeyse yarısına yakın kısmı okulda geçer. Okul bir eğitim verememekte, üstelik ailenin verdiği eğitimi de "üzüm üzüme baka baka kararır hükmünde" bozmaktadır. Ama öğretmen yetiştiremediği çocukların sorumluluğunu annelere atıverecek, veli toplantısında neredeyse bazı annelerin suyunu sıkıp, şan olsun diye diğer velilere ikram edecektir.

Ve işte Dilara''nın annesi. Koca çukuru gazete kağıdı ile örtenlerin avukatlığını yapabilmek için, annenin feryadına kulak tıkanıp bir de üstüne suçlanacaktır değil mi? Çocuğunun ölümüyle kavrulmuş anneye suç atmaya kalkan avukatın savunması insanın kanını donduruyor. Ama avukatın bu tavrı size anlatmaya çalıştığım böyle bir arka plandan besleniyor. Etrafınıza şöyle bir kulak verin, olumsuz her davranıştan nasıl da tek başına anneler sorumlu tutulmakta. Çocuklardan sadece annelerin mesul olduğu çekirdek ailede, babalar sorumlulukları azaldıkça kendilerini kuş gibi hür hissetmekte, anneler ise sözüm ona ekonomik özgürlük adı altında maddi-manevi yüklerin altında çırpınmakta.

200 yıl önce yaşamış kadınlara, modern kadının uymak zorunda olduğu kurallar söylenseydi, emin olun acır ve kendi hallerine şükrederlerdi. 200 yıl önce kadınların yaşlanma ve çirkin olma hakkı vardı çünkü. Bugün var olduğunu söyleyebilir misiniz? Neredeyse bütün kadınlar, "çirkin kadın yok bakımsız kadın vardır" klişesine iman etmiş vaziyette.