Herkesin “örtü”sü kendine!

Fatma Barbarosoğlu
Fatma BarbarosoğluYeni Şafak Gazete Yazarı
00:00, 05/02/2008, Salı • Yeni Şafak Haber Merkezi
Herkesin “örtü”sü kendine!

“Hakikat” der Arendt, “doğru ile siyaset arasındaki çatışmanın hikâyesidir. “Ve bu hikâye oldukça karmaşık bir hikâyedir.”

Başörtüsü ile ilgili olarak başından itibaren taraflar değişik argümanlar ortaya koymaya çalıştı. Daha doğrusu laikçi kanat bastırdıkça, başörtüsünü savunanlar kendi hakikatlerini laikçilerin anlamayacağını düşünerek sürekli “ötekinin” dili üzerinden strateji benimsedi. Dini bütün bir anlayışın bedene yansıyan simgesi olarak değil de; kadın hakları, insan hakları, eğitim hakları çerçevesinde karşı tarafı ikna etmeye çalıştı. İkna ederken esasında konuştuğu dil üzerinden kendisi ikna oldu.

1968''den günümüze gelinceye kadar başörtülülerin ve başörtüsü taraftarlarının kendilerini ifade etmek üzerinden kullandıkları dile bakıldığında, ikna ederken nasıl ikna olunduğu bütün teferruatı ile ortaya çıkacaktır.

Lessing batı felsefesini çok meşgul etmiş hakikat tartışmalarını şuradan bitirmeyi dener:” Bırakın herkes doğru sandığı şeyi söylesin, asıl hakikati de Tanrı''ya emanet edin.”

Başörtüsü konusunda da bu noktaya gelmek zorundayız. Herkes başörtüsünü hangi sebepten taktığını söylüyorsa “mükâfatını/cezasını tam da o söylediği şey üzerinden alacağına ikna olmamız gerekiyor. Çünkü otuz yıldır aynı konuyu çeke/büze öyle bir noktaya getirdik ki, hiçbir söylem ve iddia artık kamusal alanda “görünen” başörtülü genç kızları/kadınları tek başına izah edemeyecektir. Dini bütün bir anlayışın görünür simgesi olarak başını örten, vücut dilini bu anlayışa göre ortaya koyarak “kadınlığını” parantez içine alan başörtülüler olduğu gibi; “kadınlığını” başörtüsü vurgusu ile göstermek isteyenler de (artık) oldu/olacak.Kapitalist dünyaya karşı duran bir anlayış ile başını örtenler olduğu gibi, kapitalist dünyanın değerleri ile sonuna kadar barışık başıörtülüler de oldu.

Aynı tarz başını örtenler arasında dışardan bakıldığında bir örnek gibi duran başörtülüler arasında son derece eğitimli, birkaç dil bilen, genç kızlar/kadınlar olduğu gibi; aldığı parayı giyimine kuşamına yatıran, tiki kızları rol model olarak benimseyen overlokçu/tezgâhtar kızlar da var. Dışarıda görseniz asla bir tezgâhtar olacağına ihtimal veremeyeceğiniz aksesuarlarıyla, onlar başlarındaki örtüyü de bir aksesuar gibi taşıyor zaten.Ya da ontolojik duruşunu markalar üzerinden kurmaya çalışan yeni zengin ailelerin üzerine titrenen kızları .

Kim niçin örtüyorsa, kim neyi örtüyorsa onu örtmeye devam edecek. Başörtülülerin tek tipliğine takanlar, petrol artıklarıyla başlarını örtmelerini dert edinenler, dünyadaki tek tip giyimi de dert edinsin. Dünyanın her yerinde mevkisi ve makamı, kimliği ve kişiliği ne olursa olsun kadın erkek, çoluk çocuk kot pantolon giyiyor.

Yapılacak olan nedir? Başörtülüleri yek pare bir bütün olarak, homojen bir topluluk olarak görme, okuma alışkanlığından vazgeçme.Nasıl başı açık kadınları tek bir paydada toplama hatası yapmıyor isek, başörtülüleri de “başkasının emanet sesi” olarak algılamaktan vazgeçmemiz gerekiyor.Başta siyasilerin bu yoldan vazgeçmesi gerekiyor.En çok da başörtülülerin oyuna talip olan siyasi partilerin.

1983 yılında Üniversitelere ilk YÖK yasakları geldiğinde bir gurup başörtülü öğrenci, dönemin başbakanı Bülent Ulusu''ya çıkmış dertlerini anlatmayı denemişti. Bülent Ulusu olanca zarafeti ve mesafesiyle (siz mesafeyi pek ala yabancılık üzerinden değerlendirebilirsiniz) başbakanlık konutundan dışarı bakarak “Bakın sokakta sizin gibi kaç kişi var” demişti.Oysa bu gün Türkiye''nin neresine giderseniz gidin bir camın önünde durup “sizin gibi kaç kişi var” diyemeyeceğiniz bir yaygınlığı var başörtüsünün. Yasağın şiddetiyle doğru orantılı bir yayılmaya sahip başörtüsü. Yapılan onca alan araştırması olanları anlamamızı değil, rakamlar üzerinden mürekkep lekesi testine maruz kalmamızı sağladı sadece.

Yapılan bütün araştırmalarda “oradan” “buraya” bakan bir gözün tasvirine odaklanıldı. Oysa “oradan” bakarak; “orası”nın, “burayı” nasıl “muhafazakâr” olmaya zorladığının kodları üzerinde düşünmek gerekiyor.

Başlıklar :
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiye[email protected]+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026