Katilleri kan tutar, liderleri iktidar!

00:004/01/2008, Cuma
G: 29/08/2019, Perşembe
Fatma Barbarosoğlu

Pakistan; coğrafyasının kaderini ve kederini yaşıyor. Kuruluşu daha dün kadar yakın. Tarihi olmadığı için talihi de olmuyor bir türlü.Sanki 21 yüzyılda semboller üzerinden yürütülen savaş, en fazla Pakistan''ı kullanacak. Dünya tiyatrosunun perdeleri ille de Pakistan üzerinden açılacak.Benazir Butto. Babasının kızı. Babasından sadece birkaç yaş fazla yaşadı. Katlediliş sahnelerine en çok Teoman şarkısı eşlik etti sanki:Bugün benim doğum günümHem sarhoşum hem yastayımBir bar taburesi üstündeBabamın

Pakistan; coğrafyasının kaderini ve kederini yaşıyor. Kuruluşu daha dün kadar yakın. Tarihi olmadığı için talihi de olmuyor bir türlü.

Sanki 21 yüzyılda semboller üzerinden yürütülen savaş, en fazla Pakistan''ı kullanacak. Dünya tiyatrosunun perdeleri ille de Pakistan üzerinden açılacak.

Benazir Butto. Babasının kızı. Babasından sadece birkaç yaş fazla yaşadı. Katlediliş sahnelerine en çok Teoman şarkısı eşlik etti sanki:

Bugün benim doğum günüm

Hem sarhoşum hem yastayım

Bir bar taburesi üstünde

Babamın öldüğü yaştayım

Bar taburesi üstünde değildi ama babasının öldürüldüğü yaştaydı. Ama onun sarhoşluğu iktidar sarhoşluğu idi.

Katilleri kan tutar. Cinayet mahalline geri dönerler. Liderleri de iktidar tutuyor. Öldürülecekleri yere ve zamana koşarak gidiyorlar sanki.

Benazir Butto. Siyasete geri dönmeyebilirdi. Babasının hem isminin mirası hem de babasından kalan mirasa kocasının emekleriyle eklenen maddi mirası ona yeterdi. Ama hayran bakışların yerini belli ki hiçbir şey tutmuyor. Sahne tozu yutanların iflah olmaması gibi siyasetin tozunu yutanlar da iflah olmuyor. Kendilerinden ille de bir kahraman yaratma çabası, ölümüne ya da dirimine yakalarını bırakmıyor.

Hayran bakışlardan beslenmesini bildikçe hayranların sayısı artıyor. Karizma dedikleri tam da bu belki.

Pakistan''a uzaktan bakanlar Benazir''e önce diplomalarından bakıyor. Harvard ve Oxford diplomaları “gözlemci”lerin gözünde yeterince batılı, yeterince modern, yeterince kadın hakları savunucusu yapmaya yetiyor Benazir''i.

Oysa Pakistan''a içerden bakanlar Benazir''i hiçbir konuda “yeterince” sıfatları eşliğinde anmıyor.

Benazir sembollerden kimlik inşa etmeyi tercih etti hayatı boyunca. Sembollerden. İki sembolün, onu halkın gözünde “biricik” yapmaya yeteceğini düşündü. İdam edilmiş babası ve idam edilen babanın vasiyeti gereği başından hiç çıkarmadığı; saçlarını örtmekle açmak arası bir kararsızlıkta sabitleyen “örtü”sü.

Semboller kalabalıklar için hayat kimyası.

Umutsuz dünyalar için umut mayası.

Sembollerin altı ne kadar kalın çizilirse hayranların kayıtsız şartsız bağlılığı onca artıyor. Benazir Butto da tıpkı Tansu Çiller gibi okumuş-yazmış kadınların “burun kıvırdığı” kadınlar lehine hiçbir çalışma yapmamakla suçlandığı halde; iktidarın diline en uzak olan yoksul ve eğitimsiz kadınlar tarafından seviliyordu. Çünkü dünyanın her yerinde, kendilerine en uzak yere bir kadının gelmiş olmasından, kendi kadınlıkları adına zafer payesi çıkarmaya gönüllü oluyor yoksul kadınlar.

Pakistan''ı kaos''a sürüklemek isteyenler için Benazir bütün sıfatları bünyesinde toplayan bir “özne” idi. Düşünce yapısı ve eğitimi ile batılı ve modern, giyim tarzı ile doğulu ve geleneksel.

Hangi kesimden olursa olsun, herkesin hem onu sevmesi hem de nefret etmesi için bir çırpıda sayabileceği onlarca sebebi vardı. Ölümünden sadece birkaç saat sonra, hakkında dolaşan haberlerle tıpkı yaşarken olduğu gibi ölümüyle de hem nefretin hem hayranlığın öznesi haline geldi.

Benazir Butto post-modern kimliğin bütün unsurlarını üzerinde kusursuz taşıyan bir “özne “ idi. Ölümünün sembolik değeri tam da buradan “görünür” oluyor. Görünür ve etkili. Bir taraftan doğunun asla hak etmediği lider kadın olarak kahramanlaştırılırken, diğer taraftan onun kahramanlaşmasıyla doğru orantılı olarak Pakistan''ın İslami kimliği nefret objesi haline geliyor.

Müslüman bir erkek liderin öldürülmesi asla benzer etkiyi yaratmazdı. Kimliğini semboller üzerine kuran Benazir''in Öldürülmesi de en fazla “semboller savaşı”nın başarı hanesine yazıldı.

2007 biterken öldürüldü. Ama öldürülüş hikayesi 2008 mayalamaya yetecek kadar yoğun olacağa benziyor.

Pakistan''ın kendisini göreceği ve algılayacağı bir endam aynası yok. Ne tarihi müsaade ediyor buna, ne coğrafi talihi.

Ölen öldüğü ile kalıyor. Tarihe kahraman olarak geçmek, belki sırasız ölümlerin hem bedeli hem tesellisi. Ya oğluna ne demeli! Belki de eş durumundan iktidar olmanın lezzetine doyamayan koca, kendi dolduramayacağı “yer”e oğul''u sürüyor.

Oğul, “olmak” ile “ölmek” arasındaki o dar geçitte; annesinin oğlu olmaya çalışacak beyhude. Oysa tarih babalar ve oğulların,babalar ve kızlarının hikayesine teşnedir .Prens Charles bile annesinin oğlu olamamışken…Benazir''in oğlunun durumu ziyadesiyle zor!

Alınganlık ve düzelteme:

Salı günü yayınlamış olduğum yazıya bir “Mut”ludan itiraz geldi. Mut Mersin''in bir ilçesi ve oldukça gelişmiş bir yer diyerek. Bu durumda biz 2008''de “Mut”lu filan olamıyoruz. “Mutki”yiz en fazla. Bitlis- Mutki yani.