Mahallesini kaybeden her şeyini kaybediyor...

Fatma Barbarosoğlu
Fatma BarbarosoğluYeni Şafak Gazete Yazarı
00:00, 02/09/2013, Pazartesi • Yeni Şafak Haber Merkezi
Mahallesini kaybeden her şeyini kaybediyor...

Çocukluğumda; bayram tebriki ya da iftara gittiğimiz zengin akrabalarımızın büyük güzel evlerinden dönüşte, rahmetli büyükannem ve büyükbabam kapıyı açar açmaz "İnsanın yuvası gibisi yok" derdi. Sanki birkaç saat ayrı kalınmış olan evin gönlünü alırmış gibi.

Hayatın inceliklerini keder ve elemini öğrendiğim; bana okuma zevki aşılayan babacığım, her vardiya dönüşü padişahın bile sahip olmadığı ama kendisinin sahip olduğu "konfor" için şükrederdi.

Şimdi tam da burada vardiya usulü çalışmayı gençlere anlatmam gerekiyor. Babam bazı zamanlar haftada üç vardiya çalışmak zorunda kalırdı: 08–16; 16–01; 01–08. Onun en çok 16–01 saatleri arasında çalışmasını severdim. Hem geceye hem gündüze ait olurdu çünkü. Gece 01 sabah 08 arasında çalıştığı zamanlarda korkardım. O zaman dilimi babam için de çok zor geçiyor olmalıydı ki eve her gelişini şükre dönüştürürdü. Onun şükrüne değişik vesilelerle tanık idik. Mesela sobanın üstünde kaynayan bir çaydanlık, kızarmış ekmek kokusu. Cama vuran yağmur damlaları. Babam şöyle derinden bir oh çeker "Bu konfora padişahlar bile sahip olmadı" derdi. Anlayamazdık. Padişahlar hiçbir zaman bizim kadar rahat ısınamadılar diyerek sobanın icadının çok yeni bir şey olduğundan bahis açar, böylece tarihin sayfalarına masal tadında girmiş olurduk. Ve elbette padişahın bile sahip olmadığı "konfora" sahip olmanın hazzını derinden yaşamayı öğrenirdik.

Derinden yaşamak dediğim şey; eldeki nimetin kıymetini bilmekten gelen ağız tadı, gönül huzuru; dışarıda yağmur yağarken evin sıcaklığından buğulanmış camlara resim çizmek ve büyüklerin hep anlatacak bir şeylerinin olması.

Öğrenilmiş çaresizlik diye bir kavram var. Aslında sadece çaresizlik değil, duygularımızı ifade etme biçimini de aile içinde öğreniyoruz. Ama öğrendiğimizi dile getirme biçimimiz; yaşadığımız muhitin, aldığımız eğitimin ve elbette meşrebimizin ortak izleğinde değişip dönüşüyor.

Günümüzün gençleri ve çocukları ailelerinden, büyüklerinden hiç layık olmadığı halde, olmadık mevkilere makamlara gelenlerin hikâyesini dinliyor en fazla.

Hayatı şikâyet üzere yaşayıp sonra çocuklara gençlere şükür bahsini öğretmeye kalkıyoruz. Hatta kızıyoruz onlara. Günümüzün çocuklarını tembel, gayretsiz, disiplinsiz buluyoruz. Bizim zamanımızda diye başlayıp, senin yaşındayken diye devam ediyoruz.

Oysa gençler didaktik bir tonda anlattığımız özel tarihimizin değil, her gün hayat sloganı olarak tekrarladığımız cümlelerimizin etkisinde kalıyor en ziyade.

Mesela bizim kuşak için Polyanna önemli bir kitaptı. İlkokul üçüncü sınıftan itibaren Türkçe kitabımızda okuma parçası olarak seçilmiş metinler bulunurdu. Sınıf kütüphanesinde de kitabı vardı. Okudum. Etkilendim mi? Etkilendiğimi hatırlamıyorum. Benim zihnimde sobamız olduğu için şükreden babamın huzurlu imajı vardı. Ki o zamanlar elbette zengin akrabalarımızın evi kalorifer ile ısınıyordu.

Bizim olan çok kıymetli idi, başkalarının hayatın özenmeyi bilmezdik.

Çünkü hayatımızda başkalarının imkânlarına haset etmeyi örgütleyen reklamlar yoktu. Bitmeyen "ihtiyaç"ların kölesi değildik. (Tam da burada Yeşilçam filmlerindeki zengin evlerini gözünüzün önüne getiriniz.)

Mahalle bizim evimizdi. Nohut oda bakla sofalara değil, mahallenin genişliğine kanat çırpan özgürlüğümüz vardı.

Toplu konutlar, rezidanslar, yalılar, köşkler, villalar, lüks daireler... Durmadan yenileri yapılıyor.

Galiba hiç kimsenin "yuva"sı yok.

Sahillerden, tabiattan vazgeçtim. Yakında İstanbul"da gökyüzünü göremeyeceğiz.

Mahallesini kaybeden her şeyini kaybediyor çünkü. İlk başta hafızasını.

"Hafıza" gidince... Kaybettiklerimizi fark etmemiz, idrak etmemiz mümkün olmuyor elbette.

Başlıklar :
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiye[email protected]+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026