Nesneler dünyasında pedagoji ve ebeveynler

00:008/02/2013, Cuma
G: 6/09/2019, Cuma
Fatma Barbarosoğlu

Çarşamba gününden bu yana anneler neden yılgın sorusuna samimiyetle cevap aradığınız için çok teşekkür ederim. Gerek gazetenin internet sitesinde yapmış olduğunuz yorumlar gerek sosyal medyada paylaşmış olduğunuz görüşler bendenizi ümitvar kıldı. Meseleyi anlamak meselenin çözümü için en önemli başlangıçtır.Soruyu ciddiyetle takip eden alan araştırması formatında cevap arayan mektuplar bendenize hazine bulma sevinci verdi. Biraz sonra bu tür bir çalışmayı dikkatinize sunacağım. Çalışmayı yapan arkadaşım

Çarşamba gününden bu yana anneler neden yılgın sorusuna samimiyetle cevap aradığınız için çok teşekkür ederim. Gerek gazetenin internet sitesinde yapmış olduğunuz yorumlar gerek sosyal medyada paylaşmış olduğunuz görüşler bendenizi ümitvar kıldı. Meseleyi anlamak meselenin çözümü için en önemli başlangıçtır.

Soruyu ciddiyetle takip eden alan araştırması formatında cevap arayan mektuplar bendenize hazine bulma sevinci verdi. Biraz sonra bu tür bir çalışmayı dikkatinize sunacağım. Çalışmayı yapan arkadaşım çeşitli vesilelerle vermiş olduğum dersleri takip eden önce tabii ilimler okuyup arkasından kadın araştırmaları yapan bir bilim insanı. Bu yazı için adı Melike olsun.

Hocam merhaba,

Bugünkü yazınızı okuduktan sonra, laboratuarda arkadaşlara yazınızı özetleyip sorunuzu sordum. Söylediklerini not aldım, evli ve çocuklu olanlar uzun uzun konuştular, bana sorarsanız içlerini döktüler.

Cevapların ortak noktası: Değişen hayat şartlarının beklentilerimizi yükseltmesi, bir çocuğun tüm ihtiyaçlarını karşılama isteği idi.

* Ç/ Kadın/ Yaş:25 / Evli/ 2,5 yaşında bir kızı var / Lise Mezunu Açık öğretim İşletme Öğrencisi:

"Var olanla mutlu olmak yerine olmayanla mutsuz oluyoruz. Çocuğumun her şeyi olsun istiyorum. Fakat burada en büyük sorun , her şeyi sunan anne olma durumu. Çalışmak kızımla evde olmaktan çok daha kolay. Bunun yanında çalışan annenin vicdanı yükü, kalan bütün vaktimi onunla geçirmek zorundaymışım hissi veriyor, neredeyse tüm anneler gibi benim de tüm hayatım kızıma göre şekilleniyor ve bu durumda ikinci çocuğu düşünemiyorum, düşünsem de tek çocuk olarak yalnız olmasın diye istiyoruz, yani 2. çocuğu 1. çocuk için isteyen anneleriz. Eşim kızımıza tablet almak istiyor, oyun oynaması için, bu çocuk biraz daha büyüyünce bizden ne talep edecek diye hiç düşünmüyor. Yeğenim 7 yaşında karne hediyesi olarak babası tablet alacağını söylediğinde çocuk, Baba bana araba kullanmayı öğret ödül olarak dedi."

(Melike"nin notu: Çocuk merkezli hayat ve tüketim kodları. Annem bizim çocukluğumuzda karne günleri bize çok özenilmiş yemekler hazırlar, sobanın yanında sofralar kurardı. İlkokuldan sonra da babam hiçbirimize hediye almadı. Hediye dediysem, kitap, kıyafet gibi şeyler.)

* S/ Kadın/ yaş: 21/ Bekar/ Tıbbi Laborant MYO mezunu :

" Şimdi artık tüm çocukların odası, kendilerine ait eşyaları var ve eksiksiz bir biçimde isteklerinin yerine getirilmesine çalışılıyor bu nedenle evler büyümek zorunda. Ekonomi rahatlıyor, ama istekler, ihtiyaçlar (?) artıyor. Çocuğuna her şeyi 4*4 lük yapmak isteyen anne ve babalar ekonomik hesap yapıyorlar."

*B/ Kadın/ Yaş: 22/ Bekar/ Biyolog:

"Yaşam şartları farklılaştı, kadının sosyal hayattaki yeri olumlu anlamda değişti. Önceden zorunluluklar vardı fakat günümüzde internet ve teknoloji her şeye ulaşımı kolaylaştırıyor. Her şeye ulaşabileceğini bilmek doyumsuzluğu arttırıyor. 5 çocuğa sağlayacağı ekonomik imkânı 2 çocuğa hatta tek çocuğa paylaştırmak çocuğunu iyi yetiştirmek niyetiyle yapılan bir eylem.

(Melike"nin notu: Burada derslerde anlatmış olduğunuz kapitalizmin yeni evresi olarak dijital kapitalizm analizlerinizi hatırladım.)

* O / Erkek/ Yaş:30/ Evli/ İki yaşında bir kız bir erkek ikiz babası. / Tıbbi Laborant:

"Ezberler bozuldu. Var olmayanı istiyoruz. Kendi çocukluğumda yapamadıklarımı onlar yapsın istiyorum ama bu çok tehlikeli bir şey.Çocuklarda mücadele yok, paylaşım yok. Bırakın aynı tabaktakini paylaşmayı aynı bardaktan su içmiyor çocuklar. Ebeveynlerin tembelliği ise cabası. Ben çok çocuğum olsun istiyorum ama düşünüyorum baş edebilir miyiz diye."

*H/ Kadın/ Yaş: 41/ Evli/ 3 çocuk annesi/ Temizlik personeli:

"Hayattan zevk alma diye bir şey yok artık. Manevi boşluğumuz var. Çocuklarımıza maneviyata dair hiçbir şey veremiyoruz. Özenti var hepimizde.Herkes herşeye özeniyor." (Melike"nin notu:Tüketim toplumu ve haset kültürü analizlerinizi hatırladım.)

* Melike : Sizin için özetlemeye çalıştığım konuşmaların bir taraftan notunu tutarken diğer taraftan kontrol üzerine düşündüm. Kontrolün maddi olarak yapıldığı hayatların içinde çocukların varlığı yine muhasebeci titizliği ile değerlendiriliyor. Muhasebeci anne baba gerçeği ile karşı karşıyayız. Bu durum tam da sizin rızk ve risk arasındaki geçişgenlik noktasına temas ediyor. Bugün arkadaşlara sordum "Rızkı veren Allah" değil mi diye. Can-ı gönülden evet dediler. Ama rızk deyince akıllarına bugünkü yaşamlarını sürdürecek min. maddi olanaklar geldi. Bence burası da oldukça çarpıcı! İhtiyaçlarımız dışındakiler rızk kavramına dahil edilmedi. Rızkı veren Allah çocuğu da emanet verdiğine göre neden rızka güvenip risk hesaplarından vazgeçemiyoruz, tevekkülümüz mü eksik imanımız mı?

Meselenin bir de babalar kısmı var ki daha da feci. Kavvam olma, baba olma şuurunu kaybeden erkekler kadınların nerede, nasıl davranacağına nerede ne giyeceğine kafa yoruyor. Erkekler nasıl bir ailenin reisiyim sorusunu sormaktan korkuyor.

Saygı ve selam ile.

Melike