
"GÜNEŞ KREMİ SÜRMEM: Yaşlanmaya karşı güneş koruyucuyu yalnızca yüzüme ve ellerime sürüyorum. Güneş koruyucular nedeniyle D vitamini alamıyoruz. Denize uzun kollu ince bir gömlekle giriyorum. Güneş altında 15 dakika kalıyorum. Yaşlanmaya neden olan yerlerime güneş koruyucusu sürüyorum."
Yukarıda okuduğunuz satırlar dünyaca ünlü doktor/şovmen Mehmet Öz''ün 6 Temmuz''da Sabah gazetesinde yayınlanmış söyleşisinden.
Bu satırları okur okumaz köyde yaşayan kadınlarla ilgili bir saptamamı paylaşmam gerektiğini, dahası Sağlık Bakanlığı''nı göreve çağırmam gerektiğini düşündüm.
Türkiye''nin dört bir tarafında özellikle kadınlarda kemik erimesi çok sık rastlanan bir vaka. Yaşı altmışı geçmiş kadınlar, kemik erimesi yüzünden yatağa bağımlı hale geliyor.
Kemik erimesini engellemek için aktivite ve "D" vitamini salık veriliyor. Fakat yoğun ve yorgun beden performansı ile yaşayan; şehirli kadınlara göre süt, peynir, yoğurt, yeşil yapraklı bitkilerin daha hakikisini ve tazesini yeme imkanına sahip köylü kadınlarda rastlanan kemik erimesi vakalarına bakınca, tekstil ve kemik erimesi arasında bir bağlantı olduğunu düşünmeye başladım.
Bu bağlantıyı kendi köyüm üzerine yaptığım gözlemlere dayandırdığımı baştan belirteyim.
Efendim çocukluğumda yaz tatilinde köye gittiğimde köylülerin kıyafetlerinin çok ağır ve kalın oluşuna şaşkınlıkla bakardım. Güneşin altında kat kat kıyafetler içinde, kadınların nasıl çalıştığına hayret eder benim hayretimi rahmetli dedem esas ince kıyafetle çalışılamayacağını bu kıyafetlerle insanların güneşten korunduğunu söyleyerek gidermeye çalışırdı.
Çocukluğumda yaşı elliyi geçen erkekler sakal bırakır yetmiş yaşını bulmuş olanlar bir tutam beyaz sakalı, bastonu ve ile tipik bir dede olarak dolaşırdı.
Günümüzde artık köylerde de tıpkı şehirlerde olduğu gibi erkekler pek sakal bırakmıyor. 80 yaşını aşmış olanlar bile gayet sağlıklı kemik yapısı ile emekliliğin ve yeşil kartın "sefa"sını sürüyor.
Fakat kadınlar bahsi böyle değil. Her sülalede kemik erimesinden yatalak duruma düşmüş bir kadın hikâyesine rastlanmak üzere. Aynı hayat şartlarına ve tarzına sahip kadınlar ile erkeklerin kemik tablosundaki farklılıklar üzerine düşünürken 1980''li yıllarda başlayan bir "moda"nın kemik erimesinde etkin olabileceğini düşündüm.
Köylerde telli pullu kumaşlardan şalvar kullanılması 1980''lerde başladı. Bu şalvarların kumaşı başlangıçta Uzakdoğu''dan geliyordu. Yüzde yüz sentetik olan bu kumaşlar yazın yakan, kışın donduran bir etkiye sahip olduğu halde, Sümerbank basmalarının ortadan çekilmesi ile birlikte Anadolu piyasasını ele geçirdi. Ucuz ve şık olan bu kumaşlar kir tutmaması ve çabuk kuruması yüzünden daha çok tercih edilir oldu.
Ama tıpkı geleneksel mimarinin insan bünyesiyle uyumlu yapısının her yöreye dikilen betonarme binalarla imha edilmesi gibi, geleneksel giyim de tarihe karıştı. Çocukluğumun kalın ve kat kat olan giysileri yüzde yüz pamuklu ve yüzde yüz yün olduğu için güneş ışınlarının süzülerek bedene temas etmesi mümkün oluyordu. Sentetik kumaşlarla birlikte artık beden terleyerek nemli kalıyor ama D vitamininden istifade etmek hiç mümkün olmuyor.
Sağlık Bakanlığı''nın sentetik kumaşlar üzerine halkı bilinçlendirici çalışmalar yapması gerekiyor diye düşünüyorum.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.