
Son zamanlarda bebeklerin, doğumlarından itibaren belli aralıklarla beslenmesi yaygınlaşmaya başladı. Öncelikle Amerika ve sonrasında bazı Avrupa ülkelerinde başlatılan bu uygulamada amaç, çocuklara bebekliklerinden başlayarak düzenli beslenme alışkanlığı kazandırmak... İlk bakışta kulağa hoş geliyor, ancak bu uygulamanın bebekler için son derece zararlı ve yanlış olduğu kanaatindeyim. Bu uygulamaya göre yeni doğan bebeklerin 3 saat arayla emzirilmesi gerekiyor. Bebek büyüdükçe bu saat aralığı biraz daha açılıyor. Güya böylece, bebek belirli saatlerde beslenme alışkanlığı kazanıyor. O saatlerin dışında emmek istemiyor. Anne için de bu düzen kolaylık sağlıyor. Bebeğini ne zaman emzirmesi gerektiğini bildiği için işlerini ve günlük hayatını buna göre ayarlayabiliyor.
Bu; saatle bebek emzirme olayını son yıllarda ülkemizde de duymaya başladım. Bir gün yeni doğum yapmış bir arkadaşı ziyarete gittim. Bebek ağlıyor, arkadaşım; "İki saat önce emzirmiştim, bir saat daha beklemesi gerek." diyor, susturmak için kucağında pış pışlıyordu. "Bebeği saatle emzirmek gibi saçma bir şey olamaz. Bebeğin istediği sıklıkla emzirilmesi gerekiyor." dediğimde; "Okuduğum çocuk eğitimi kitabında, bebeklerin sürekli ağlayarak anneyi kullanmaması ve düzenli beslenme alışkanlığı kazanması için böyle yapılması gerektiği yazıyor. Ben de buna alıştırmaya çalışıyorum." dedi. Bilinçli, okuyan ve soran anne örneği... Okumak ve bilgi sahibi olmak elbette ki en güzeli ancak kişilerin iradelerini de kullanabilmesi gerek. Her okuduğunu doğru kabul etmek ne kadar sağlıklı? Kaldı ki her bilgi ve fikir sahibinin görüşleri farklılıklar gösterebiliyor. Şimdi hangisini esas alacağız?
Yeni doğmuş bir bebeğin annesini kullanması fikrine kesinlikle katılmıyorum. Bebek her anlamda anneye muhtaç... Bilhassa acıkması hususunda her bebek ve her anne aynı olmaz. Mama ile beslenen çocuklar için saatle mamasını verme uygulaması uygun olabilir, çünkü bebeğin midesine ne kadar mama gittiğini anlamak mümkün, ancak emziren anneler için bu, yapılabilecek en büyük yanlışlardan biri olur. Bunu şöyle açıklayabiliriz. Her kadının vücudunun üretebildiği süt oranı aynı değildir. Kimi annenin az, kiminin çok sütü olur. Sütün besleyiciliği de farklılık taşır. Bazı annelerin sütleri besleyici olur, bebek azıcık da emse karnı doyar. Bazı annelerin sütleri ise su ağırlıklı olur, bebek emse de tam doyamaz, çok çabuk acıkır. Sıklıkla emmek ister. Bundan ayrı süt kanallarından bazısı tıkalı olan anneler de vardır. Bebek uzun süre emmesine rağmen midesine çok az miktarda süt gider. Ayrıca yeni doğmuş bir bebeğin damakları güçlü değildir. Çok çabuk yorulur. Bazen doyduğu için değil yorulduğu için emmeyi bırakır. Anne de, bebeği emmeyi bıraktı diye karnının iyice doyduğunu zanneder ve bebeği bir saat sonra yeniden ağlarsa acıktığı için ağlamadığını düşünür. "Karnı tok, altı kuru, öyleyse neden ağlıyor bu bebek?" der. Hâlbuki bebek iyice doymamıştır ve acıktığı için ağlıyordur.
Anne sütü bebeğin gelişimi için çok büyük önem taşıyor ve gerek annenin sütünün çoğalması, gerekse bebeğin anne sütünden yeterince faydalanabilmesi için belli aralıklarla değil, her ağladığında emzirilmesi gerekmekte... Bebeğin sıklıkla emzirilmesinin anne sütünün çoğalmasını sağladığı bilimsel araştırmalarla kanıtlanmış durumda.
Konuyu doğru anlatacak bir örnek verelim. Birbirine bir köprü ile bağlı iki ülke... Danimarka ve İsveç... Her ikisi de oldukça gelişmiş Avrupa ülkelerinden... Ancak bu kadar yakın iki ülke olmalarına rağmen yaşam, yönetim ve eğitim modellerinde farklılıklar görünüyor. Konumuz anne ve bebek olduğu için konuyla ilgili iki ülkedeki farklılıktan kısaca söz etmek istiyorum. Danimarka; nüfusu az, gelir düzeyi yüksek, aile başına çocuk sayısı bir veya ikiyi geçmeyen, yaşlı nüfusu çok olan bir ülke... Çocuk eğitimi konusunda ise çok farklı politikaları var. Öncelikle çocukların kendine güveni çok olan, bağımsız bireyler olarak yetişmesi gerektiğine inanıyorlar. Bunun için uygulanacak eğitimi ise doğumla birlikte başlatıyorlar. Doğumun ardından en kısa zamanda bebeğin odası ayrılıyor, bazıları doğumla birlikte odayı ayırıyor. Bebek beslenmesinde saatlere azami dikkat gösteriliyor. Bebek belirlenen saatlerin dışında ağlasa da emzirilmiyor. Bebeğin ağlamasına da hemen müdahale edilmiyor. Bazen uzun süre ağlamasına seyirci kalınıyor.
Anne ve bebek sağlığı konusunda ciddi çalışmaları olan ülkelerden İsveç, nüfusu kalabalık ve karma... Her dilden, her ırktan insanı görmek mümkün. Ekonomi düzeyi oldukça yüksek olan bu ülkede yeni doğan ölümleri de en alt sınırda... Bilhassa beslenme konusunda doktorların ve ebelerin şiddetle tavsiyesi, bebeği her ağladığında emzirmek yönünde... Anne sütünün bebeğe sağladığı faydalar kadar emzirme sırasında anne ile bebek arasındaki bağın güçlenmesi, bebeğin yabancısı olduğu bir dünyaya karşı sevgi ve güven dolu kollarda olması, bunun rahatlığı içinde korkmadan dünyaya alışması gibi sebeplerle emzirmenin süreye bağlanmasına karşı çıkıyorlar. Bununla da kalmayarak anneleri bebeklerini emzirmeye teşvik etmek için devlet, emziren annelere her ay belli bir ödeme yapıyor. Bilinçli ve bebeğinin sağlığını her şeyden fazla önemseyen bir anne elbette kimsenin uyarısı, desteği olmaksızın bebeğini emzirecektir. Ancak İsveç Hükümeti, annelerin çalışıyor olmaları, bazı annelerin fiziksel olarak güzelliklerinin bozulması kaygısını taşımaları gibi sebeplerle bebeklerini emzirmek istememelerini engellemek amacıyla böyle bir uygulama yapıyor. Emzirme devam ettiği sürece bu ödeme de devam ediyor. Ülkemizde de büyük faydalar sağlayacağına inandığım bir uygulama bu...
Annelik şefkat ve fedakârlık demektir. Bebeğin anne sütü kadar, hatta bundan çok daha fazla annesine her an yakın olmaya ihtiyacı var. Yüce kitabımız Kuran-ı Kerim"de Lokman Sûresi 14. Ayet ve Bakara Sûresi 233. ayette annelere, çocuklarını iki yaşına kadar emzirmeleri tavsiye edilmiştir. Altıncı ayından sonra anne sütünün faydasının azaldığı veya kalmadığı yönündeki söylemlerin gerçeklik payını ortadan kaldıran bu ayeti kerimeler ışığında anneler, bebeklerini çok özel durumlar hariç, iki yaşına kadar emzirmeli... Özel durumu olan, bebeğini hiç emziremeyen veya kısa süreli emzirebilen, çalıştığı için tüm günü bebekleriyle geçirmeyen anneler ise üzülmesin. Onların üzüntüsü bebeklerini de etkileyecektir. Birlikte oldukları, olabildikleri her anı sevgi ve ilgi dolu bir ortama çevirmeleri bebeklerini mutlu ve sağlıklı yetiştirmelerine büyük katkı sağlayacaktır.
Ülkemizde anne ile bebek sağlığının korunması, bebeğin tüm ihtiyaçlarının annesi tarafından karşılanabilmesi amacıyla ciddi çalışmalar yapılıyor. Bu çalışmaları yakından takip etmeli ve olumlu uygulamalara görüşlerimizi belirterek katkı sağlamalıyız. Dilek ve önerilerimizle bakanlığımızın çalışmalarına yön verebiliriz. Lütfen, bunu ihmal etmeyelim...
Kendinizi ve bebeğinizi ilgilendiren konularda yapılan çalışmaları takip ediyor ve fikirlerinizi paylaşıyor musunuz?
Anne sütü ve bebeğin emzirilme süresi hakkındaki görüşleriniz ile kendi deneyimlerinizi bizimle paylaşır mısınız?
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.