
Fransa’da yayınlanan Charlie Hebdo haftalık mizah gazesine saldırı düzenlendi. Müslümanlara maledilen bu terörist saldırı dünyanın gündemine oturdu. Fransa halkı sokaklara döküldü. Neredeyse bütün devlet başkanları kınama mesajları yayınladı. Hatta Suriye resmi haber kanalı Sana’da, binlerce vatandaşını katletmekten zanlı, eli kanlı, terörist Beşşar Esed bile olayı kınadı. 12 Eylülde ABD de olduğu gibi Avrupa’da da Müslüman aleyhtarlığı rüzgarları estiriliyor. Dergiye yapılan saldırı Avrupa’nın mevcut gündemine tam isabet oturan bir zamanlamaya da sahip.
Terörü kınamamak hem de bir Müslüman olarak tabiki mümkün değil. İslam dininde suçsuz yere adam öldürmek, bütün insanları öldürmekle bir tutulur. Bu saldırıyı kınıyorum. Faillerinin bir an evvel yakalanıp adaletin tecelli etmesini diliyorum. Müslümanın başka türlü düşünmesi de beklenilemez.
Saldırının ardından birkaç gün geçmesine rağmen aynı 12 Eylülde olduğu gibi komplo olabileceği hususunda fikirler serdedilmeye başlandı. Güvenlik zafiyetlerinden, kurgu olabileceğine kadar varan bir dizi ihtimal medyada yer almakta. Zamanlama müthiş. Tam da Avrupa, Müslüman aleyhtarlığı husunda kazan gibi kaynıyorken, mizah dergisi saldırısında 11 kişi öldürülüyor. Almanya’da Müslümanları istemiyoruz söylemi, ırkçıların yapageldikleri kundaklamalara eşlik ettiği bir zamanda. Hassas nokta kızarıp iltihaplaşmışken Fransa’da bu olayla birlikte patlayıp etrafa irinlerini saçtı.
Bundan sonraki süreçte Fransa alt yapısı hazır kamuoyu desteğiyle Ortadoğu’ya aktif bir oyuncu olarak girerse hiç şaşırmayacağım. Ya da Afrika’da yeni bir Müslüman kıyımına başlarsa. Belki de ülkesinde rahatsızlık duyduğu Müslüman kitleden kurtulmak için düğmeye basar. Ne de olsa 11 masum canın intikamını almak için on binlerce Müslüman kanı akıtılabilir. I. ve II. Dünya Savaşlarının düzmece bahanelerle başlatıldığını unutmayalım. Maksat savaş olunca Avusturya Macaristan veliaht prensini öldürecek bir Sırplı her zaman bulunabilir.
Kuzey Afrikalı Müslümanların yoğunlukla yaşadığı Fransa’da Müslümanların tepkisini çekeceğinden hiç şüphe yok iken söz konusu mizah dergisi Hz. Muhammed’in karikatürlerini yayınlıyor. Bilgisizlikle yapılmış bir hareket olduğuna inanmak çok güç. Bu yayınların Müslümanları incilteceği, öfkelendireceği, ajite edeceği biliniyor. Ama yine de yapılıyor. Maksat ne olabilir? Fransa’da sömürge haline getirilmiş, dillerinden, dini değerlerinden yasaklamalarla uzaklaştırılmış öfkeli binlerce Müslüman barınırken hangi akla hizmet bir de onların kutsallarına sataşılır? Normal bir izahı yok bunun. Olsa olsa şiddete davetiye çıkarmak denilebilir. Avrupa’daki Müslüman aleyhtarlığı zaten yeterince inciltici iken bir de yarayı kaşımak iyi niyetli bir davranış olmasa gerekir. Ama olayın bu boyutu hiç kimsenin gündemine girmedi. Saldırıda ölenlerin aziz ilan edilmesi an meselesi.
Hergün onlarca masum Müslüman, terörün, çoğu zaman devletler eliyle yapılan terörün kurbanı oluyor. Dünyanın hukuk tanımaz devleti İsrail keyfine göre Filistinlileri katledebiliyor. Suriye’de Esed halkının başına varil bombaları yağıyor, Irak hakeza. Çin, Müslüman avına çıkmış. Afrika’da estirilen terör terörden bile sayılmıyor. Çünkü onların canları Fransızlar kadar değerli değiller. Öldürülenler Müslüman olunca, devlet başkanları taziye yayınlamıyorlar. Dünya ayağa kalkmıyor. Vicdanlar rahatsızlık duymuyor. Durumun önemine binaen sayfa sayfa yazılar yayınlanmıyor.
Bütün yaslarımızı bir yana bırakıp öldürülen 11 kişinin yasını tutmak da bize düşüyor. Ölümlerinden biz sorumlu oluyoruz. İşlemediğimiz suçların utancını yaşıyoruz. Bütün Müslümanlar hedef gösteriliyor. İslam aleyhtarlığı tavan yapıyor. Avrupa’da yaşayan Müslümanlar tedirginlik içinde. Peki Müslümanlara yapılan binlerce katliamdan dolayı tedirginlik duyan bir batılı var mı? Bir Yahudi var mı? Yapılanlardan Hırıstiyanlığı ya da Yahudiliği suçluyor muyuz? Hayır! Allah’ın yeryüzüne peygamberler eşliğinde göndermiş olduğu dinler suçlu olamaz. Hz. İsa da Hz. Musa da bizim peygamberimizdir. Onlara iman dinimizin şartlarındandır. Suç failine nisbet edilir. Suçluluğu ispat edilene kadar zanlı bile masumdur. Fransa’daki, Almanya’daki sokağa dökülüp Müslümanlara nefret kusan medeni, demokratik batı suçluyu nasıl tanımlıyor acaba? Onların litaretüründe farklı bir suçlu kavramı mı var? Yoksa sömürdükleri, adeta köle gibi çalıştırdıkları Müslümanların varlıklarını artık tehdit olarak mı görüyorlar.
Her dine mensup iyi ve kötü insanlar bulunabilir. Hırıstiyan yapınca bireysel suçlu, Müslüman yapınca kollektif suçlu olamaz. Avrupa’da yükselen Müslüman nefretini kınıyorum. Irkçılık ve din fanatikliği altında yatan gerçek sebebi iyi okumalıyız.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.