
Kültür Bakanlığı Büyük Ödülü''nün bu yıl üstad Sezai Karakoç''a verileceği açıklandı. İsabet. Zayıf da olsa, cılız bir sesle de olsa kimseden itiraz gelmedi.
"Senin kalbinden sürgün oldum ilkin / Bütün sürgünlüklerim bir bakıma bu sürgünün bir süreği / Bütün törenlerin şölenlerin ayinlerin yortuların dışında / Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim / Af dilemeye geldim affa layık olmasam da / Uzatma dünya sürgünümü benim" diyen...
Aynı çağda, aynı şehirde, aynı semtte yaşamaktan bahtiyarlık duyduğum Sezai Karakoç''un birkaç şiirini okuyacaksınız bugün. Daha fazlası kitaplarında.
Anne öldü mü çocuk / Bahçenin en yalnız köşesinde / Elinde siyah bir çubuk / Ağzında küçük bir leke
Çocuk öldü mü güneş / Simsiyah görünür gözüne / Elinde bir ip nereye / Bilmez bağlayacağını anne
Kaçar herkesten / Durmaz bir yerde / Anne ölünce çocuk / Çocuk ölünce anne
Çocuk düşerse ölür çünkü balkon / Ölümün cesur körfezidir evlerde / Yüzünde son gülümseme kaybolurken çocukların / Anneler anneler elleri balkonların demirinde
İçimde ve evlerde balkon / Bir tabut kadar yer tutar / Çamaşırlarınızı asarsınız hazır kefen / Şezlongunuza uzanın ölü
Gelecek zamanlarda / Ölüleri balkonlara gömecekler / İnsan rahat etmeyecek / Öldükten sonra da
Bana sormayın böyle nereye / Koşa koşa gidiyorum / Alnından öpmeye gidiyorum / Evleri balkonsuz yapan mimarların
Benim yalnızlığımdan / Damıtılmış çeşmeler / Kurumuş unutulmuş / Çeşmelerin akışıyım / İnsanlık içinde
Ay görmez onları onlar ayı görür / Aydan haberlidirler / Söylediklerinin çoğu / Ay hakkındadır / Aya dair / Ayın tarihine ait
Fındıklılı Mehmet Ağa / Çeşmesi / Silahtar Tarihinin yazarı / Yenilmez karpuzlar / Acı salatalıklar yıkamıştım suyunda / İçilmez / Bozuk suyunda / Gece yarısı / Ayışığında / Yaz ay ve ben / Silinmeye yüz tutmuş yazı / Ölümü hecelemiştik / Ortalığı dolduran sesinde / Ta... aşağılarda olan yatıra / Bir türkü söylüyordu / Ölüm ötesinde açmış / Menekşeler kimliğinde
Ölüydü insanlar / Yalnız yaşıyordu o yatır / Ve o çeşme / Ben de / Sıratı andıran bir çizgide / Soluyordum devrildim devrileceğimi / Hayatı ve ölümü birlikte / Aynı geçmezlik ve değişmezlikte / Aynı yenilik ve tazelikte / Ürpererek geçiyordu yarasalar / Uzaklardan / Beyoğlu''nu bir telgraf gibi / İleterek birbirine
Annemin bana öğrettiği ilk kelime / Allah, şahdamarımdan yakın bana benim içimde
Annem bana gülü şöyle öğretti / Gül, Onun, o sonsuz iyilik güneşinin teriydi
Annem gizli gizli ağlardı dilinde Yunus / Ağaçlar ağlardı, gök koyulaşırdı, güneş ve ay mahpus
Babamın uzun kış geceleri hazırladığı cenklerde / Binmiş gelirdi Ali bir kırata
Ali ve at, gelip kurtarırdı bizi darağacından / Asyada, Afrikada, geçmişte gelecekte
Biz o atın tozuna kapanır ağlardık / Güneş kaçardı, ay düşerdi, yıldızlar büyürdü
Çocuklarla oynarken paylaşamazdık Ali rolünü / Ali güneşin doğduğu yerden battığı yere kadar kahraman
Ali olmaktan bir sedef her çocukta
Babam lambanın ışığında okurdu / Kaleler kuşatırdık, bir mümin ölse ağlardık / Fetihlerde bayram yapardık / İslam bir sevinçti kaplardı içimizi
Peygamberin günümüzde küçük sahabileri biz çocuklardık / Bediri, Hayberi, Mekkeyi özlerdik, sabaha kadar uyumazdık
Mekkenin derin kuyulardan iniltisi gelirdi
Kediler mangalın altında uyurdu / Biz küllenmiş ekmekler yerdik razı / İnanmış adamların övüncüyle / Sabırla beklerdik geceleri
Şimdi hiçbirinden eser yok / Gitti o geceler o cenk kitapları / Dağıldı kalelerin önündeki askerler / Çocukluk güzün dökülen yapraklar gibi
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.