Yazarlar Endülüs notları-2

Endülüs notları-2

Müfit Yüksel
Müfit Yüksel Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Endülüs, tarihimizde yükselen İslâm medeniyetinin hemen hemen zirve noktalarını temsil etmiştir. Bugün Cordoba/Kurtuba’daki Ulu Cami başta olmak üzere günümüze ulaşabilen oradaki İslam Tarih-Medeniyet eserleri bile buna şehadet eder durumdadır. Bazı Kuzey bölgeleri (Barselona, Navarra ve Leon krallıkları) hariç Müslümanlar Miladi 1085’e kadar İber yarımadasını bütünüyle ellerinde tuttular.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Müfit Yüksel : Endülüs notları-2-Müfit Yüksel
Haber Merkezi 15 Haziran 2017, Perşembe Yeni Şafak
Endülüs notları-2-Müfit Yüksel yazısının sesli anlatımı ve tüm Müfit Yüksel yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!

711 baharında Tarık bin Ziyâd’ın ordusu Cadiz’in güneyinde Rio Barbate’de acele ile toplanmış olan Vizigot ordusunu ile karşılaşıp perişan eder. Vizigot kralı Roderic bu savaşta hayatını kaybeder. Ertesi yıl 712’de Vizigotların başşehri/payıtahtı olan Toledo Musa bin Nusayr idaresindeki Müslümanların eline geçer. 732’ye gelindiğinde Müslüman orduları Fransa içlerindeki Puvatya/Poitiers’e kadar ilerler. Abbasilerden kaçan Emevi prensi I. Abdurrahman’ın 756’da kurduğu Endülüs Emevi hanedanının 1031’de inkırazının ardından Endülüs, Tavâifu’l-Mulûk, emirlikler ülkesi haline gelir. Zamanla Ziriler, Abbadiler, Turtuşiler, Raziniler gibi 25 emirlik oluşur.Bu Müslüman Arap&Berberi emirlikleri hep birbirine düşer. Bundan sonra artık Endülüs’ün tedricen inkıraz dönemi başlar. 1085’te, Tarık bin Ziyad’tan I. Abdurrahman El-Emevi’ye kadar idare merkezi olan Toledo/tuleytula kaybedildi. Bu tarihte Castilyalı V. Alfonso Toledo’yu Müslümanların elinden aldı ve Castillya krallığının merkezi haline geldi. Bu aynı zamanda artık neredeyse 1492’ye kadar süregelen Reconquista’nın da başlangıcını teşkil etti. (Abdülhamid Ziyâ Paşa, Endülüs Tarihi, C. 1-2, İstanbul, 1280; Mahmud Şelebi, Hayatu Târık bin Ziyâd, Fâtihu’l-Endelus, Beyrut, Dâru’l-Cîl, 1992; İbnu’l-İzârî El-Merakeşî, El-Beyânu’l-Muğrib Fi Ahbâri’l-Endelus ve’l-Mağrib, 4 Cilt. Dâru’s-Sakâfe, Beyrut, 3. Baskı, 1983 ) Müslümanlar 712’den itibaren Toledo/Tuleytula’da Cami, saray, medrese, imaret vs. bir çok eser bıraktı. Bugün bile Toledo’da kiliseye çevrilmiş mağrip mimarisindeki cami binaları, sarayın bazı kalıntıları görülebilmektedir. Toledo’daki Ulu Camiin yerine inşası ve tevsii asırlarca süren büyük katedral yapılır. Toledo’daki bu kadetral bugün de İspanya Katolik kilisesinin merkezi, başpiskoposluğudur. Eski sarayın harabeleri üzerine 18. Yüzyılda yeni bir saray inşa edilir. Günümüzde eski Endülüs sarayından iki duvar kalıntısı kalmıştır. Toledo Castilyalıların eline geçtikten iki asır sonra Castilya kralı X. Alfonso Arapça İslam-İlim eserlerinin Latinceye çevrilmesi için bir tercüme okulu kurar. İbn Sina, İbn Bacce ve İbn Rüşd’ün eserleri başta olmak üzere Arapça eserlerin Latince’ye çevirisi bu dönemde başlar.

1110’da Avila düşer. 1230 ile 1248 arasında ise önce Badajoz sonra ise Cordoba/Kurtuba düşer. Badajoz 1230’da Castilya kralı IX. Alfonso tarafından Müslümanlardan alınır.

Guadalquivir/Vâdiyu’l-Kebîr üzerindeki Cordoba/Kurtuba I. Abdurrahman tarafından payitaht haline getirilmişti. Şam’daki Beni Ümeyye Camiinin mimarisi esas alınarak Kurtuba Ulu Camii inşâ edilir. Bu Camiin Dünya’nın en büyük camii/mescidi olması öngörülür. Tarihi kaıtlara göre Cordoba/Kurtuba’da 500 Cami ve mescid 300 Hamam, 70 Medrese ve kütüphane bulunmaktaymış. Cordoba/Kurtuba kısa zamanda Şam ve Bağdatla birlikte önemli bir medeniyet ve İslam-ilim merkezi haline gelir.

Cordoba/Kurtuba Ulu Camii 600’ e 450 kadem ebadında olup, Harem-i Şerifin revakları ebadına yakındır. Camide mermer ve somaki 850 sütun bulunmaktadır. Camideki Mağribi (Moorish) mihrap, süslemeler ve Kufi yazılar ve müzeyyen kapılar eşsizdir.

Cordoba/Kurtuba Müslümanların elinden çıktıktan sonra, Ulu Cami Katedrale çevrilir.Roma-Cermen imparatoru, V. Charles/Şarlken zamanında, imparatora yaranmak için Camiin ortasında yıkım yapılarak, haç planlı, halen mevcut olan büyükçe bir kilise kondurulur. Sonraları bu kiliseyi gören V. Charles/Şarlken “ Eşsiz bir eseri bununla yok ettiniz” diyerek sitemde bulunur. (Thomas J. Abercrombie, When The Moors Ruled Spain, National Geographic Vol. 174, No. 1, July 1988)

Cordoba/Kurtuba’da halen, ortasına kondurulan haç planlı kilise ve içindeki diğer küçük kiliseler ve tadilatlara, Kufi hatlı kitabelerin çoğu yok edilmiş olmasına rağmen Kurtuba Ulu Camii binası büyük oranda ayakta durmaktadır. İspanyollar buna Arapça Mescid kelimesinden müdevver olarak Mezquita derler Batı, Hint -Avrupa dillerinin çoğunda Mescid adı bu şekle dönüşmüştür İngilizce’de Cami/Mescide Mosque, Kürtçe’de Mizgeft/Mizgevt denir). Cami Katedral olarak kullanıldığı için, Catedrale De Mezquita , Yani Mescid Katedrali adını vermişlerdir. Yanı sıra, şehrin eski mahallelerinde mağrip mimarisi halen ağırlığını sürdürmektedir. Şehirde Kuzey Afrika/Mağripli ve sonradan Müslüman olmuş bazı İspanyolların açtığı küçük bir mescid ve uluslar arası İbn Rüşd İslâm Üniversitesi (Mezquita De Los Andaluces Universidad Islamica Internacional Averroes De Al-Andalus) faaliyette olup, bundan birkaç yıl önce vefat eden Fransız mütefekkiri Roger Garoudy’nin müzeye çevrilmiş evi de yer almaktadır. Ayrıca Cordoba/Kurtuba’da Engizisyon müzesi de bulunmaktadır. Yeri geldiğnde Engizisyon konusuna değineceğiz.

Cordoba/Kurtuba, Sevilla/İşbiliye ve Granada/Gırnata başta olmak üzere, Endülüs’ün kaybı, İslam coğrafyası için psikolojik etkileri bugün de süren büyük bir travma/kayıp olmuştur. Endülüs bir yandan İslam medeniyetinin adeta zirvesini, buna karşın debdebe ve ihtişam içindeki yozlaşmayı/çürümeyi de temsil etmesinden dolayı trajik bir inkıraza uğramıştır.

Devam Edecek

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.