
Bir MHP-DSP koalisyonun ülkeyi yönetmekte olduğunu biliyoruz. ANAP ne olacak demeyin. Bu koalisyonun varlığı zaten ona bağlı.
Demek ki köprülerin altından çok sular akmış, aradan geçen zaman içinde pek çok duvar yıkılmış. İsteyenler bu "duvarlar"ın sanal olduğunu da düşünebilir. (Ne kadınlar sevdim zaten yoktular - A.İlhan).
Lakin şurası bir gerçek: Bundan bir şu kadar yıl önce falan kitabevinde satılan kitaplar filan kitabevine giremezdi. Cemaat, grup, parti, fraksiyon, topluluk kendi yandaşlarına "okunacak kitaplar listesi" verir, bunu denetlerdi.
Böylece "kitap" baştan bir kesim okura kapalı kalırdı. O bir kesim okur, kendi çevresine çektiği çeper, duvar, tabya gerisinde kendini güvenlikte hissederdi. Bu duvarları kim yıktı?
Berlin Duvarı''nı yıkan süreç yıktı, diye cevap verenler olabilir. Daha başka cevaplar da çıkabilir.
Bu sürecin içinden geçmiş olsa da, ben yayıncıların, kitapçıların, yazarların, gazetelerin, gazetecilerin, dağıtıcıların yüz elli yıllık mekânı olan Bâbıâli de vukubulan değişikliğe dikkat çekmek istiyorum.
Matbaalar izbe hanların karanlık bodrumlarında idi. Erimiş kurşun kokusu genizleri yakar, bazı merhamet sahibi patronlar zehirlenmeyi önlesin diye çıraklara yoğurt dağıtırdı. Prova tashihleri elden ele dolaşır, üçüncü hamur kâğıt tozları havada uçuşurdu.
Her şeyin boyutu küçüktü. Yayıncılığa (ders kitapları dışında) doğru dürüst sermaye girmemişti. Binalar kağşamış, sandalyeler ahşap, odalar tıkış tıkıştı. Gazetecilik havalı lakin paralı olmayan bir meslekti. Yazarlığın meslek hanesine yazılmasına daha çok vardı.
Sonra bildiğiniz gibi Bâbıâli göçtü.
Hem bulunduğu yerden ayrıldı, hem yıkıldı, mânasına. Eski patronlar, eski ustalar, eski yazarlar dünyasını değişti. Yeni dünyaya intibak etmek için plazalara alışmak gerekiyordu. İkitelli böylece vücut buldu. Ona kan, ona can verenler "Berlin duvarının yıkılma süreci"ne hakim olanlardı.
Yayıncıların önemli bir kısmı Beyoğlu''na taşındı. Şehrin lüks semtlerinde lüks kitabevleri açıldı.
Artık bir buzdolabı için yürütülen "kampanya" misali, bir yazarın bir kitabı için "kampanya" düzenlenebiliyor.
Duvarlar yıkıldığı için kitabın her çeşidi, her kapıyı açıyor, her eve giriyor. Kitap türleri ideolojilerin ağırlığından kurtuldu. Dayanılmaz bir hafiflik kapladı zihinleri. Artık bütün tüketim unsurları gibi kitap da "keyifle alınıyor, keyifle okunuyor".
Bu kadar "keyif" ancak "canbaz seyri"nde duyulabilir.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.