Dünyayı bir yolcu gibi görmek

00:004/07/2010, Pazar
G: 3/09/2019, Salı
Nazif Gürdoğan

Dünyadaki ekonomik, siyasal ve kültürel gelişmeler 27 Avrupa ülkesinde olduğu gibi, bütün ülkeler arasındaki sınırları ortadan kaldırmaya zorluyor. Dünyanın her ülkesinde insanlar, bir yolcu gibi yaşıyorlar. İnsanlar doğduğu ülkelerle birlikte, doyduğu ülkelerin de ekonomilerine yeni açılımlar kazandırıyorlar. Bu yüzden, başta Amerika olmak üzere, güçlü ülkeler kapılarını geçici ve kalıcı yolculara açmakta, hiçbir sakınca görmemektedirler. Onlar yolculuğun güç kaynağı olduğunu biliyorlar.***Yolculuk

Dünyadaki ekonomik, siyasal ve kültürel gelişmeler 27 Avrupa ülkesinde olduğu gibi, bütün ülkeler arasındaki sınırları ortadan kaldırmaya zorluyor. Dünyanın her ülkesinde insanlar, bir yolcu gibi yaşıyorlar. İnsanlar doğduğu ülkelerle birlikte, doyduğu ülkelerin de ekonomilerine yeni açılımlar kazandırıyorlar. Bu yüzden, başta Amerika olmak üzere, güçlü ülkeler kapılarını geçici ve kalıcı yolculara açmakta, hiçbir sakınca görmemektedirler. Onlar yolculuğun güç kaynağı olduğunu biliyorlar.

***

Yolculuk yapmasını bilenler yolda kalmazlar. Onların dünyasında sınırlara yer yoktur. Onlar dünyayı, sınırsız, duvarsız ve kapısız bir düşünce ve eylem alanı olarak görürler. Hareket halinde olan toplumlar, her alanda yardımlaşma ve dayanışmanın en başarılı örneklerini verirler. Bu bağlamda, Osmanlılar Onaltıncı, Amerikalılar Yirminci yüzyılın, harekette güç olduğunu göstermişlerdir. Birincisi Doğu''dan, ikincisi Batı''dan iki önemli örnektir.

***

Anadolu insanı, yolculuk yapmasını bilenlerin, hayatın her alanına hem derinlik, hem de zenginlik kazandırdıklarını bildiği için, bin yıllık tarihinde, bir yolcu gibi yaşamıştır. Onun için hayat, beşikten mezara kadar devam eden, sürekli bir yolculuktur. İnsanlar bilgi ve bilgeliklerini yolculukta gösterirler. Bunun için, yolcular arasında yardımlaşma ve dayanışma doruk noktasındadır. Beraber yolculuk yapmak, insanlar arasında kırk yıl unutulmayan izler bırakır.

***

Yolcular anavatanlarının yeryüzünde değil, gökyüzünde olduğunu bilirler. Onlar Tokyo''dan Toronto''ya, Canberra''dan Caracas''a bütün şehirleri, kendi şehirleri olarak görürler. Dünyada hiçbir şehir onlara yabancı gelmez. Yolculuk yapmasını bilenler, yollarını dağlardan aşırırlar. Yolculuğa yabancı olanlar, ovalarda yollarını şaşırırlar. Yolcular yol bulmakta olduğu gibi, yol açmakta da güçlük çekmezler.

*

Mevlana''dan İbn Haldun''a kadar büyük bir bilgi ve bilgelik denizine ulaşarak, “yollar yolunu buldum, yolum yağma olsun” diyenler, dünyada bir yolcu gibi yaşayanlar olmuştur. Onların zengin düşünce ve eylem dünyasında, yolların yolu, hiçbir zaman kalabalıkların yolu olmamıştır. Tarihin her döneminde yol, dünyada bir yolcu gibi yaşayanların yolu olmuştur. Onlar bütün yolların, yolların anası olan yola çıktığını bilirler.

***

Yirmibirinci yüzyılın bir savaş yüzyılı değil de, bir barış yüzyılı olabilmesi için, dünyada herkesin bir yolcu gibi, yalın yaşamasını ve derin düşünmesini öğrenmesini gerekir. Yolcular hiçbir zaman, gelip geçilen köprüler üstüne, içinde yaşamayacakları evler yapmaya kalkışmazlar. Onların hayatında ihtiyaçlarından daha fazla hiçbir şeye yer yoktur. Yolcuların gücü, yalın yaşamasını bilmelerinden kaynaklanır.

***

Yolcular ellerinin emeklerinden, alınlarının terlerinden ve gözlerinin nurlarından daha fazlasının peşine düşmezler.

***

Bir yolcu gibi yaşayanların dünyasında, gösteriş tüketimine yer yoktur.