Erdoğan bu işi beceremedi

00:0014/09/2013, Cumartesi
G: 9/09/2019, Pazartesi
Yeni Şafak Haberlerini Daha Sık Gör: Tıkla ve Google'da Favorilere Ekle!
Salih Tuna

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine başlamadan evvel, yani şu bizim Mustafa Keser"in askerleri henüz "ultra prima" dönemindeyken bütün musluklardan "tısss" sesleri yükseliyordu.Ağlanacak halimize gülüyorduk.Levent Kırca"nın o kült programındaki bir parodi herkesin dilindeydi. Su kesilince banyoda köpüklü haliyle kalmış bir yurdum insanı İSKİ"yi arıyordu hani: "Aloo İSKİ...Bak İSKİciğim..."Nefes alamadığımız yıllardı.Hava kirliliği o dereceye varmıştı ki, pencereyi yanlışlıkla açtığınızda,

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine başlamadan evvel, yani şu bizim Mustafa Keser"in askerleri henüz "ultra prima" dönemindeyken bütün musluklardan "tısss" sesleri yükseliyordu.

Ağlanacak halimize gülüyorduk.

Levent Kırca"nın o kült programındaki bir parodi herkesin dilindeydi. Su kesilince banyoda köpüklü haliyle kalmış bir yurdum insanı İSKİ"yi arıyordu hani: "Aloo İSKİ...Bak İSKİciğim..."

Nefes alamadığımız yıllardı.

Hava kirliliği o dereceye varmıştı ki, pencereyi yanlışlıkla açtığınızda, "La kapat kapat, içeriye hava giriyor..." uyarısını yemeniz kuvvetle muhtemeldi.

Çöp dağlarından geçilmiyordu.

İstiklal Caddesi"nde bile herhangi bir sinema salonunun önüne gidene kadar çöp yığınlarını birer birer aşmanız gerekiyordu.

Elinizi burnunuzdan çektiğinizde kokudan ölecekmişsiniz duygusuna kapılıyordunuz.

Ve, bu şehirde gövdesinde gölgelenebileceğiniz bir ağaç bulmak marifet isterdi.

Geldi...

Akmayan musluklar akmaya başladı. Dağları delerek getirdi suyu.

Geldi...

Pencereler temiz hava girsin diye alabildiğine açıldı. "Gökyüzüyle arkadaş" sloganıyla İGDAŞ geceli gündüzlü çalışıp sokak sokak doğal gaz döşedi.

Geldi...

Çöp dağları kalktı. Binlerce fidan, binlerce ağaçla yeşil alanlar kapladı İstanbul"u.

Bu gelen Recep Tayyip Erdoğan"dı.

Koca koca profesörlerin domatesi bile tane işi satın alın şeklinde ekonomik krize çare ürettikleri yıllardı.

Bir şiir okudu diye "Muhtar bile olamaz" dediler ama o başbakan oldu.

Hiç uzatmayalım, Türkiye"ye bir Türkiye daha kattı. Dünyanın tebelleş olduğu o büyük ekonomik buhrana rağmen durmadı, "yola devam" etti.

Malumunuz, bu başarısını seven sevmeyen herkes kabul ediyor.

Hulasa, sağlıktan ulaşıma kadar Türkiye Cumhuriyeti"nin gelmiş geçmiş en büyük hizmetlerine imza attığını kimse inkâr etmiyor.

Lakin...

Kabul etmek gerekir ki Sayın Erdoğan bir şeyi beceremedi.

Neyi mi?

Şaşıracaksınız ama yekten söyleyeyim; muhalefet yapmayı.

Girdiği her seçimi kazanmasının, yani hiç muhalefette kalmamasının bunda etkisi var mıdır bilmiyorum, ama bu böyle.

Haksızlık yapmak istemem: Domuz gribi aşısında Sağlık Bakanına muhalefet yapmıştı. Geçen ramazanda da iftarları otellerde değil halkla, halkın içinde yapın şeklinde teşkilatlarını uyarmıştı.

Takdir edersiniz ki, bütün bunlar Sayın Başbakan"ın AK Parti hükümetine yeterince muhalefet yaptığını kanıtlamaya yetmez.

Pardon, saçmalıyor muyum?!

Muhalefetteyken iktidar gibi davranan Kılıçdaroğlu"na da "saçmalama" diyor musunuz peki?

Hatırlar mısınız; Sayın Başbakan Oslo"da "One minute" dedikten sonra, muhalefet partileri istenmeyen her gelişme karşısında, "Peki buna da one minute çekebilecek misin?" demişti.

Bir Allah"ın kulu da çıkıp, "Kardeşim ona da siz one minute çekin; üstelik muhalefettesiniz, sırtınızda da küfe yok.. Yoksa Şimon Peres"e verilen ayardan mı rahatsızsınız, derdiniz nedir?!.." demedi.

Sayın Kılıçdaroğlu şimdilerde her istenmeyen üzücü olaydan sonra, "Buna da ağlayacak mısın, ona da iki damla gözyaşı dökecek misin..." demeye başladı.

Biraz da sen ağla kardeşim, sende de kalp var, sende de göz, ve muhtemelen gözyaşı var; neden iktidardan bekliyorsun her şeyi?

Hayır yani, n"olur bir kez olsun ağlarken görelim seni; diyelim ki ağlamak insana mahsustur ve diyelim ki, ne güzel bir şeydir yumuşak kalpli olmak.

Söz veriyoruz; Reyhanlı"daki o katliama veya Suriye"de kimyasal silahla katledilen yüzlerce bebeğe ağlayacak mısın yollu gözyaşı siparişi vermeyeceğiz sana.

Bir kez ağla yeter ki.

Liderler ağlamaz diyen sen değil misin; yazık ki ağlayamazsın.

Uzun lafın kısası, muhalefette iktidar gibi durmak CHP"nin o kadar genlerine işlemiş ki, iktidardan muhalefet yapmasını bekliyorlar.

Kılıçdaroğlu böyle giderse Erdoğan"a, "Bizi eleştirdiğin kadar kendi hükümetini neden eleştirmiyorsun, niçin hiç muhalefet yapmıyorsun..." derse hiç şaşmam.