Makedon Müslümanların ortak adı TORBEŞLER

.
00:0024/06/2000, السبت
G: 15/05/2014, الخميس
Yeni Şafak
Makedon Müslümanların ortak adı TORBEŞLER
Makedon Müslümanların ortak adı TORBEŞLER

TORBEŞLER Makedonya'daki çeşitlilik sadece siyasi hayatta değil. Dinsel ve etnik yapıda görüldüğünde daha karışık. Bu bağlamda, benim bu seyahat esnasında tanıştığım bir kelimeden ve o kelimenin temsil ettiği bir gruptan söz etmek istiyorum TORBEŞLER.Torbeş'i ilk elde, Makedon asıllı müslümanların ortak adı olarak anlayabiliriz. Ama bu yetmiyor durumu açıklamak için. Torbeş'lerde aralarında bölünmüşler. Biz üç grup Torbeş'liyle tanıştık. Birinci grup: Kendilerini Makedon asıllı müslümanlar olarak tanımlıyor ve Makedonca konuşuyor. Bunların topluca yaşadığı yerlerden birisi Restoşe. Restoşe 12 bin nufusla, daha çok tarım, ormancılık ve hayvancılıkla geçinen bir belde. Üç yıl önce belediye olmuş ve şu anda adının Fuat olduğunu not aldığım bir başkan tarafından yönetiliyor. Hükümetle araları iyi, özel ilgi görüyorlar. İkinci grup Torbeşler: Makedon asıllı, Arnavutca konuşan müslümanlar. Kendilerini Müslüman Arnavut olarak tanımlıyorlar. Onları da Labuniste'de gördük. Burası da şirin görünümlü, özellikle evleriyle (iki ya da üç katlı villa tipi bahçeli evler) dikkati çeken bir belde. Üçüncü grup Torbeşler'in durumu çok daha karışık ve acıklı. Onları da Jupa'da tanıdık. Makedonya'da Türk başkan tarafından yönetilen iki belediyeden birisi bu. Başkan Mevaib İsmail heyetimizi havaalanında karşılayanlar arasındaydı.

'Jupa'da Türk olmak zordur'

Bir kahvehane düşünün; duvarında Türkiye haritası, Türkiye'deki siyasi partilere ait amblemler vs. Hem yeni oturmuşuz daha çaylar gelmemiş ve şaşkınlığımızı üzerimizden atmamışken, 11-12 yaşlarında bir erkek çocuk önce kendi yaşındaki arkadaşlarından oluşan koroya İstiklal Marşı ve Türküm andını sonra bu kez tek başına bir şiir okumaya başlıyor. "Biz Jupa'lıyız, Jupa'da Türk olmak zordur." Duygusal hava dağıldıktan sonra o çocuğu dışarda arkadaşlarıyla oyun oynarken buldum. Ezberindeki şiiri yazması için boş bir kağıt ve kalem uzattım ona. Önce kendisi başladı, bir iki dizesini yazdı, demek ki Türkçe yazması konuşması kadar işlek değildi daha büyük bir ağabeyinden yardım istedi öyle bitirebildi şiirini yazmayı. Cesur İsmail'de böylece benim unutulmazlarım arasındaki yerini aldı.