
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği, siyaset ve ekonomideki istikrarın devam ettirilebilmesi için hükümete istihdam, AB müzakereleri, teşvik sistemi, reel sektör ve KOBİ'ler konusunda uyarılarda bulundu.
Yılmaz YILDIZ / İSTANBUL
Raporu açıklayan MÜSİAD Genel Başkanı Dr. Ömer Bolat, bölgeler arası dengesizliklerin ortaya çıkardığı ekonomik ve sosyal farklılıkların Türkiye'nin karşı karşıya bulunduğu en ciddi sorunlardan biri olduğunu belirtti. Bolat, Türkiye'nin bölgesel kalkınmadaki dengesizlikleri aşmak için Gaziantep, Denizli, Kayseri gibi yeni sanayi merkezleri geliştirmesi gerektiğini dile getirdi. Bolat raporu, hükümete, DPT, KOSGEB ve ilgili bakanlıklara ilettikleri ifade ederek, reel sektörün bakış açısıyla, pratik bilgilerden oluşan bu eserle hükümete, bürokrasiye, yetkililere yön vermek istediklerini belirtti.
KOBİ'lerin istihdamın yüzde 66'sını oluşturduğuna işaret eden Bolat, Türkiye'deki 2.5 milyon işsiz sayısını azaltmak için KOBİ'lere özgü teşvik uygulamak gerektiğini kaydetti. Bolat, "KOSGEB'in kaynaklarının artırılması gerekiyor. KOSGEB'in 1 yıllık bütçesi, bir günlük faiz bütçesini ancak karşılayabiliyor" dedi. Bolat, bununla birlikte herkese verilen teşviğin teşvik olmaktan çıktığını, en kalıcı teşviğin ise, siyasi istikrarın ve makro ekonomik iyileşmelerin sürdürülmesi olduğunu söyledi.
Bolat, cari açık ve döviz gereksiniminin, Türkiye ekonomisini temel kırılganlık alanını oluşturduğunu da belirterek, cari açığın yol açtığı sorunların reel sektörü sıkıntıya soktuğunu vurguladı. KOBİ statüsündeki şirketlerin işçi çıkarma noktasına geldiğini ifade eden Bolat, bu konuda farklılaştırılmış araçlarla donatılmış bir teşvik paketinin gerekli görüldüğünü söyledi.
MÜSİAD Başkanı Ömer Bolat, IMF'nin, finans sektörünün bekasını düşündüğü kadar reel sektörün de bekasını düşünmesinde fayda olduğunu belirterek, hükümetin teşvik konusunda geri adım atmaması gerektiğini söyledi. Toplantı sonrasında soruları cevaplandıran Bolat, teşvikler ve IMF'nin tutumuna ilişkin bir soruya şu yanıtı verdi: "Hükümet reel sektörün beklentilerini karşılamalı. Eğer IMF borçların düzenli ödenmesini istiyorsa, reel sektör çalışacak, üretecek, para kazanacak, vergi ödeyecek, borçlar da ancak o zaman düzenli ödenebilecek... Bu anlamda IMF'nin bakış açısı oldukça dar. Sadece (vergi toplayın ve borçları düzenli ödeyin) mantığı yanlış. Hükümet, bu noktada geri adım atmamalı." 36 ili kapsayan 5084 sayılı Teşvik Yasası geçen yıl çıktığı zaman, IMF'nin bütçede ciddi kaynak sıkıntısına yol açacağına yönelik açıklamalar yaptığını kaydeden Bolat, şöyle konuştu: "Sonuçta rakamlara bakmak lazım. 36 ile teşvik yasası çerçevesinde yapılan teşviklerin toplam bedeli, devlete maliyeti sadece 118 trilyon lira olmuş. 668 yatırım yapılmış, 2.3 katrilyon lira teşvik belgesi alınmış. Fena mı? Yani, akmasa damlar kabilinden bu önemli. 36 ilden 49 ile çıkarma konusundaki kanun noktasında da IMF'nin kaygıları gereksiz bize göre. IMF'nin, finans sektörünün bekasını düşündüğü kadar reel sektörün de bekasını düşünmesinde fayda var."
Tarımda stratejik ürünler ve organik tarım şansı iyi değerlendirilmeli
----------------- imza------------------







