
Beklenen İstanbul depremi senaryoları üzerindeki tartışmalar sürerken, Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş'tan dikkat çeken yeni bir uyarı geldi. Deprem ihtimallerinde genellikle ana fay hattına odaklanıldığını ancak kritik bir noktanın göz ardı edildiğini belirten Bektaş, çift yönlü gerilme kıskacında kalan Çınarcık Çukuru'na işaret etti. Bölgenin sismik hareketliliğe karşı son derece duyarlı olduğunu vurgulayan uzman isim, bu fay kompleksinin geçmişteki 1963 Adalar depremine benzer şekilde 6'dan büyük sarsıntılar üretebileceğini açıkladı.

Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, beklenen İstanbul depremi senaryolarına ilişkin ezber bozan bir açıklamaya imza attı. Deprem tartışmalarında genellikle gözden kaçan kritik bir noktaya dikkat çeken Bektaş, Çınarcık Çukuru'nun gerilme değişimlerine son derece duyarlı olduğunu ve 6'dan büyük şiddette depremler üretebileceği uyarısında bulundu.

Depremin eksik halkası nerede?
Daha önce yaptığı değerlendirmelerde "İstanbul depreminin eksik halkası nerede?" sorusunu gündeme getiren Prof. Dr. Bektaş, levha hareketlerinin yalnızca Ana Marmara Fayı boyunca ilerlemediğini vurgulamıştı. Bektaş'a göre bu sismik hareketlilik, Çınarcık, Orta Marmara ve Tekirdağ çukurları çevresindeki fay sistemleri arasında da paylaşılıyor olabilir. Uzman isim, yaptığı son değerlendirmede doğrudan Çınarcık Çukuru'nu işaret ederek bölgenin göz ardı edilen potansiyeline dikkat çekti.

Çift yönlü gerilme kıskacındaki bölge
Bölgedeki sismik tarihçeye ve fay mekaniklerine değinen Bektaş, Kuzey Marmara'da 1912, 2011, 2012, 2019 ve 2025 yıllarında meydana gelen deprem dizisinin gerilmeyi batıdan doğuya taşıdığını belirtti.

Prof. Dr. Osman Bektaş'ın X hesabı üzerinden yaptığı kritik paylaşımın detayları ise şöyle:
"İstanbul depremi tartışmalarında gözden kaçan kritik nokta: Çınarcık Çukuru (çek-ayır havza).
Kuzey Marmara'da 1912, 2011, 2012, 2019 ve 2025 deprem dizisinin gerilmeyi batıdan doğuya; 1935 Marmara Adası ve 1999 İzmit depremlerinin ise doğudan batıya aktarmış olabileceği düşünülmektedir. Fay mekaniğine göre, bu iki gerilme aktarımının arasında kalan Çınarcık Çukuru (doğrultu atımli ve normal fay kompleksi)) gerilme değişimlerine duyarlı bir yapıdır.
1999 ve 2025 depremleri sonrasında artçıların Çınarcık Havzası'nın kenarlarında yoğunlaşması, bu gerilme modelini destekleyen gözlemsel bir bulgu olarak değerlendirilebilir. Eğer bu hipotez doğruysa, Çınarcık Çukuru'nu sınırlayan zayıf faylar geçmişteki 1963 Adalar (M6+) depremine benzer orta büyüklükte depremler üretebilir. Bu nedenle İstanbul'un güneyindeki Çınarcık yalnızca ana fay açısından değil, havzayı oluşturan fay sistemi açısından da öncelikli araştırma alanlarından biri olmalıdır.
Bilimsel tartışmanfın odağı; varsayımlar değil, deniz tabanı jeodezisi, GPS, sismisite ve Coulomb gerilme modelleriyle elde edilecek ölçülebilir veriler olmalıdır."







