AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan, Hakan Uzan'a, "Kusura bakma. Borcunuzu ödeyin, ondan sonra gereği yapılır' dediğini açıkladı.
Geçtiğimiz günlerde katıldığı bir televizyon programında açıklamalarda bulunan Cem Uzan, "Başbakan Hakan Uzan ile ne görüşmüştür açıklamalı" demişti. Uzan'a cevabı Başbakan Erdoğan, Uşak mitinginden verdi.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Hakan Uzan'a, "Kusura bakma. Borcunuzu ödeyin, ondan sonra gereği yapılır' dediğini açıkladı.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Anayasa Mahkemesi'nin cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili kararı hakkında, "Sayın Baykal diyor ki, 'Eğer bizim itirazımız istikametinde karar vermezseniz Türkiye'de çatışma çıkar' diyor. Kime diyor bunu? Anayasa Mahkemesine... Bu yargıya müdahale değil mi?" dedi.
Partisinin Uşak Cumhuriyet Meydanı'ndaki mitinginde konuşan Erdoğan, vatandaşlara cumhurbaşkanlığı seçimi sürecini anlattı. Erdoğan, Anayasa'yı değiştirmediklerini, bundan önceki 3 cumhurbaşkanının Abdullah Gül'ün aldığı 357 oyun daha altında oy almalarına rağmen seçildiklerini ifade etti.
Erdoğan, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'den bahsederken bazı vatandaşların "yuh" diye bağırması üzerine, "Lütfen arkadaşlar... AK Partili'ye yakışan, sandıkta gereğini yapmaktır. Siz bunu yapacaksınız. Yuhlar onlara kalsın. Bize yakışan neyse, biz onu yapacağız" dedi.
Turgut Özal'ın 263, Süleyman Demirel'in 244, Ahmet Necdet Sezer'in ise 330 oy ile cumhurbaşkanı seçildiğini anlatan Erdoğan, şöyle konuştu:
"Sayın Gül 357 aldı. Şimdi Allah aşkına 357 mi büyük, 330 mu büyük?Ekonomistim, az çok hesaptan, kitaptan anlarım. Fakat düşündüm,düşündüm, yoksa yanlış mı hesap ediyorum dedim. Çevreme sorayım dedim.
Çevremdekiler tabii ki, 357 büyük dediler. Peki kardeşim, o zaman neoldu, niye böyle yaptılar dedim. Anayasa'yı değiştirmedik, aynı anayasa... 3 tane cumhurbaşkanı seçtik. Aynı şekilde bunu da seçiyoruz,niye böyle oldu? Sayın Baykal diyor ki, 'Eğer bizim itirazımızistikametinde karar vermezseniz, Türkiye'de çatışma çıkar' diyor. Kimediyor bunu? Anayasa Mahkemesi'ne diyor. Buyurun, hani yargı sürecindeyargıya müdahale olmazdı? Nedir bu? Bu yargıya müdahale değil mi? Bunlaryasalarda yer aldığı halde bunu söylüyor, ama ses yok. Ama ses yok. Ozaman bize düşen ne? Bize düşen, tashihi karara gitmek. Anayasa Mahkemesi'nin üstünde başka mahkeme yok. Var, var, millet var, millet...
Onun için biz tashihi karar için millete gidiyoruz. Onun için dedik ki,buyurun gelin millete gidelim, Cumhurbaşkanını millet seçsin. Ama onada 'Hayır' dediler. Hani CHP, sen '(Egemenlik Kayıtsız ŞartsızMilletindir) diyen Atatürk'ün partisiyim' diyordun. Ya niye gereğiniyapmıyorsun? Bunlar Atatürk üzerinden geçinenlerden."
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın Enerji, Maliye ve Dışişleri Bakanlıkları yaptığını, Enerji Bakanlığı döneminde Ankara'da bakanların, kaloriferleri sönmüş binada paltolarla oturduğunu ifade eden Erdoğan, Baykal'ın bakanlığı döneminde dağıtılan mazot karnesini göstererek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Şimdi Türkiye'de mazotçular türedi. '1 YTL'ye indireceğim' diyenler... Baykal da hesaba başladı. '1 YTL'nin altına mı indirsem, 1 YTL mi yapsam?' Çiftçiyi aldatmanın yoluna gidiyor. Biz seni Enerji Bakanlığından tanırız. Seni, çiftçilere dağıttığın karnelerden tanırız. Sen benim çiftçime, traktörüne mazotu karneyle veren bakanlardansın.
Seni iyi biliriz. Buyurun, bana bunu çiftçi verdi. Karne. Belgeyle konuşuyorum. Biz şu anda zaten vermiş olduğumuz mazotu gübre desteğiyle,normal piyasa şartlarının çok altında çiftçiye veriyoruz. Biz bunlarınsöylediği gibi yalana tevessül etmiyoruz. Biz mazeret üretmedik, üretimyaptık. "
DSP, MHP, ANAP döneminde gecelik faizlerin yüzde 8 bine ulaştığını dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:
"Peki şimdi bu MHP hangi yüzle çıktı da konuşuyor? MHP'ye gönül veren sevgili vatandaşlarıma sesleniyorum. Ah benim kardeşlerim, şu MHP'nin 3.5 yıllık koalisyon ortaklığını gördün. O dönemde bu millet bir gecede 2.5 katrilyon faiz ödedi. Ah değerli kardeşim, bu faizler senin cebinden çıktı. Allah aşkına, şu 1 rakamının yanına 6 sıfırlar o dönemde konmadı mı? Şu 1 rakamı, illallah dedi bunlardan. Akşam yattı, sabah kalktı bir sıfır. Hep zannettik ki, milyoner olduk, ama tuvalete gidiş 2 milyondu.
Bunları yaşadık. Ama şimdi hangi yüzle gelip de milletin karşısınaçıkıyorlar, anlamak mümkün değil. Hani bunlar milliyetçiydi. Türklirasının değerini koruma kanunu yok mu? Milli paramızı yabancıparaların karşısında delikli pula çevirdiler. Biz geldik 6 sıfırı attık.
Atarken bazıları bize akıl vermeye başladı. '6 sıfırı atarsanızenflasyon patlar' dediler. Bunu attık enflasyon patladı mı, tam aksineçatladı. Biz DSP, MHP, ANAP hükümetinden yüzde 30 enflasyonu devraldık.
Şimdi tek haneli rakamlarda 8,6. İş bilenin, kılıç kuşananın anlayışıyla olmuştur bu. "DSP, MHP, ANAP döneminde 22 bankanın "hortumlandığını", bu bankalarınHazineye devredildiğini, bankaların borçlarını halkın ödediğini belirten Erdoğan, MHP'ye gönül verenlere seslenerek, "Allah aşkına bizimiktidarımızda bir tane batan banka var mı?
Ben özellikle MHP'ye gönülveren kardeşlerime sesleniyorum, futbol takımı tutar gibi partitutmayalım. O başka, bu başka. Burada milletin geleceği var. Gençleringeleceği var, mutlu bir yaşam, huzur dolu bir yaşam için emaneti ehilellere teslim etmek var. Bunun vebalinden kurtulmak mümkün değil."
Genç Parti Genel Başkanı Cem Uzan'ın kardeşiyle görüştüğü yönündeki açıklamalarıyla ilgili olarak ise Erdoğan, iki kardeşin kendisinden çokkez randevu istediğini, bir kez kardeş Uzan'a randevu verdiğini söyledi.
Görüşmede kardeş Uzan'ın kendisinden ÇEAŞ ve KEPEZ'i talep ettiğini anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:"Dedik ki, kusura bakma. Borcunuzu ödeyin, ondan sonra gereği yapılır.
Borçlar ödenmeden bunun gereği yapılmaz. Kendisi defaatle randevu talepetmiştir. Kabul etmedim. Ancak ilgili bakan arkadaşlarımla görüşsünler, randevu verirlerse onlarla muhatap olurlar dedim. Bu ülkeyi çokseviyormuş.
Güney Kıbrıs'ta sanal bir şirket kurmak suretiyle, burada battıktan sonra uluslararası mahkemelerde çeşitli alavere, dalavereyleTürkiye Cumhuriyeti'ni mahkeme yollarına götürmeyi kimler size öğretti, ne kadar zekisiniz. Hani sizin bu ülkenin değerlerine saygınız?
Eğer baban dürüstse, kardeşin dürüstse, sen dürüstsen, önce gelin bu paralarıödeyin de, burada yargılanın da, görelim samimiyetinizi. Bu nasıldürüstlük? Türkiye yargısını tamamıyla bir kenara koyup, gidip deçe şitli yerlerde çeşitli ajanlar vasıtasıyla alavere dalaverelere bizgelemeyiz. Gereği neyse bunu yaparız. Yasama olarak, yürütme olarak negerekiyorsa bunu yaparız. "






