
"Postmodern darbe" 28 Şubat'ın üzerinden 21 yıl geçmesine rağmen darbe sürecinin mağdur ettiği insanlar, yaşadıkları baskı ve uğradıkları mağduriyetleri unutamıyor. 28 Şubat'ta TSK'den ihraç edilen emekli Hava Kıdemli Albay Hacımustafaoğulları, eşinin başörtülü olmasından dolayı baskı gördüğünü ve kağıt üzerinde boşandıklarını açıkladı. Hava Harp Okulu'nu ilk 10'a girerek bitiren fakat dindar olduğu için dışlanan Hacımustafaoğulları kendisine 'Bir cumhuriyet subayının eşi başörtülü olamaz' diye emir geldiğini ve onuruyla onyandığını açıkladı.
28 Şubat sürecinde binbaşı rütbesindeyken Türk Silahlı Kuvvetleri'nden (TSK) ihraç edilen ve yapılan son düzenlemeyle hakları iade edilip albay rütbesiyle emekli edilen Hava Kıdemli Albay Mustafa Hacımustafaoğulları, yaşadıklarını anlattı.
Hacımustafaoğulları, irticai faaliyetlerde bulunduğu iddiasıyla ordudan atıldığını anlatarak, mağdur edildiğini söyledi.
"Biz silahlı kuvvetler içerisinde ister istemez bu sıkıntıyı en çok hisseden insanlardık. Biz bu yaşadıklarımızı evimizde babamıza anlatamıyorduk, anlattığımız zaman sanki hayal mahsulü bir şeyi söylüyormuşuz gibi geliyordu. Yapılan şeyleri sokakta insanlara anlatamıyorduk. Tehlikeyi görüyorduk, 'Böyle bir tehlike var' dediğimizde de insanlar bize itibar etmiyordu çünkü o başka bir dünyaydı."
Başarılı bir subay olduğunu dile getiren Hacımustafaoğulları, Hava Harp Okulu'nu ilk 10'a girerek bitirdiğini söyledi. Aynı zamanda devre 8'incisi olduğunu aktaran Hacımustafaoğulları, şunları kaydetti:
Mustafa Hacımustafaoğulları, milletin, yapılanlara şahit olduğunu belirterek, "Bütün millet şahittir. Bunlar bu alçaklığı, bu haysiyetsizliği, bu millete reva gördüler ve işin garip tarafı o dönemde Batı Çalışma Grubu cuntası... FETÖ nasıl bir terör örgütüyse nasıl hain bir şebekeyse Batı Çalışma Grubu da aynı onlar gibi hain, alçak bir şebekedir." değerlendirmesinde bulundu.
Hacımustafaoğulları, 1992 yılında yüzbaşıyken irticai faaliyetlerde bulunduğu gerekçesiyle 28 gün apar topar cezaevine konularak hücre hapsinde kaldığını vurgulayarak, "PKK eşkiyalarının, teröristlerin sorgulandığı gibi sorgulandık hem de bir yüzbaşıyken." dedi.
YAŞ kararı ile 1997 yılında kendisi gibi binlerce subayın ordudan atıldığını aktaran Hacımustafaoğulları, birçok subayın da zorla emekliye ayrıldığını söyledi.
Mustafa Hacımustafaoğulları, ordudan atılan subaylara iş bulma konusunda da zorluklar çıkarıldığını ifade ederek, şunları kaydetti:
"İnsanlar yüzünüze bakmıyor, özel sektör bile bizden korkuyordu. İş bulamıyorlardı. Çoğu arkadaşım çöpçülük, tuvalet temizliği yaptı. İşe giremeyenler çöplerden topladıklarını satarak onları paraya dönüştürmeye çalıştı, bir kısmı hayatını böyle idame ettirdi."
Hacımustafaoğulları, 10 bine yakın insanın apar topar ordudan atıldığını dile getirerek, "O dönemde Türkiye'de DEAŞ'ı üreteceklerdi ama biz bu oyunu bozduk. Bizden bir silahlı örgüt çıkartacaklardı, hedefleri buydu bu zulmü yapıp, DEAŞ, Irak'ta değil Türkiye'de kurulacaktı." dedi.
Yapılanlar karşısında müspet bir hikmet aradıklarını anlatan Hacımustafaoğulları, "Öyle bir şey yoksa bile Rabbimin bir takdiri vardır. Rabbim ne eylerse güzel eyler, öyle gördük mutlak bu insanlar kötü niyetle bunu yapsalar da Rabbim'in geleceğe dönük mutlaka farklı hikmetleri vardır ve bu da bizim imtihanımızdır dedik, sabrettik mücadeleyi sürdürdük." diye konuştu.
Hacımustafaoğulları tüm yaşadıklarına rağmen devletin kendisini göreve çağırması durumunda buna "hayır" diyemeyeceğini sözlerine ekledi.






