Hep Siyonizm'in safında

Uğur Duyan
Uğur Duyan
04:0015/07/2025, Salı
G: 15/07/2025, Salı
Yeni Şafak
Fotoğraf: Arşiv
Fotoğraf: Arşiv

Hain yüzünü 15 Temmuz’da tüm dünyaya gösteren FETÖ, Müslümanlığı kullanarak geniş kitlelere eriştiği ilk günlerden beri Siyonizm ve iş birlikçileriyle aynı saftaydı. Gülen, Mavi Marmara’da şehit edilen 10 Türk’ün hakkı yerine İsrail’in çıkarlarını savundu. 1991’de de Irak’ta öldürülen Müslümanlar için değil, İsrail’de öldürülenler için gözyaşı döktü.

FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in 1960’lardan 20 Ekim 2024’teki ölümüne değin İsrail ve Siyonistlerle olan iş birliği her zaman dikkat çekti. Gülen, 31 Mayıs 2010’da Mavi Marmara’da şehit edilen 10 Türk vatandaşının hakkı yerine İsrail’in çıkarlarını savundu. FETÖ elebaşı, 1991›de de Irak›ta öldürülen Müslümanlar için değil, İsrail›de öldürülenler için gözyaşı döktüğünü açıklamıştı. Örgütünü büyük ölçüde Yahudiliğin kadim anlatılarında yer alan ve İslam’la çelişen fikirler üzerine inşa eden Fetullah Gülen, FETÖ, dinlerarası diyalog söylemiyle aslında İslam ile özellikle Yahudilik ve Hristiyanlığı birbirine yaklaştırma ve dönüştürme, birbirinin içinde eritme bunu da İslam’a ait bazı temel inanç ilkelerini aşındırma çabası içine girdi. Gülen’in buradaki maksadı İsrail’in Orta Doğu’da sıkıştığı alanda boşluklar açarak, politik yayılmacılığının önündeki engelleri kaldırmaktı. Bu yüzden Gülen, İsrail’i eleştirmektense İsrail karşıtlığını hedef tahtasına oturtmayı tercih etti.


15 TEMMUZ SİYONİST DARBE

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 2024’teki bir konuşmasında 15 Temmuz darbe girişimini ‘Siyonist darbe girişimi’ olarak niteledi. Erdoğan’ın bu konuyu vurgulamasının arka planında FETÖ’nün son 60 yılı aşkın süren İsrail-Filistin gerginliğinde en başından bu yana Siyonizm taraftarı olması vardı. Erdoğan’ın işaret ettiği bu hatta 90’larda dönemin başbakanı olan Refah Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan da dikkat çekmişti. O yıllarda Erbakan’la siyaset yapan Şeref Malkoç, 2024 yılında Kriter dergisine verdiği bir mülakatta şunları aktarıyordu:


SİYONİSTLERE ASKER YETİŞTİRİYORLAR

“Hoca nazik ve kibar bir insandı. Siyasi rakiplerinin dışında hiç kimseye de bir şey söylemezdi. Yanlışı olanlara nasihat ederdi. Ama ben şunu biliyorum; baştan beri Gülen ve örgüt üyelerinin tavırlarından hiç hoşlanmazdı ve bunların yabancı bağlantıları olduğunu her seferinde söylerdi. Mesela 1990’ların sonunda ziyaretine gidenlerle ‘Çoluk çocuk nasıl? Hangi okula gidiyor? Kaçıncı sınıfa gidiyor?’ kabilinden konuşurken çocuğu FETÖ’nün okulunda olanlara ‘Onu oradan al’ derdi. 90’lardan bahsediyorum. ‘Efendim üniversiteye hazırlıyorlar, eğitimleri falan iyi’ dendiğinde tekrar ‘Onu oradan al. Onlar Siyonistlere asker yetiştiriyor’ derdi.”


AÇIKLAMALARI SAFINI GÖSTERDİ

Örgütün elebaşı Fetullah Gülen, 1991 ve 2010 yılındaki açıklamalarıyla İsrail’den yana konum almış, Siyonizm ve en büyük destekçisi olan ABD emperyalizminin savunucusu olduğunu göstermişti. Örgüt içinde son günlerde Gazze konusunda baş gösteren ve devletin resmi kaynaklarınca da gözlendiği teyit edilen rahatsızlığa rağmen Gülen ve örgütün tepe yöneticileri her zaman İsrail’i destekledi.


Mavi Marmara turnusolü

Fethullah Gülen, 31 Mayıs 2010›da Gazze›ye insani yardım taşıyan ve 10 kişinin İsrail askerleri tarafından katledildiği Mavi Marmara Gemisi›ne Tel-Aviv yönetiminden izinsiz hareket ettiğini söyleyerek, kanlı baskını yapan terör devletini değil, yardım götürmek isteyenleri suçlamıştı. Gülen katliamdan sonra 3 Haziran 2010›da Amerikan Wall Street Journal gazetesine verdiği demeçte, İnsani Yardım Vakfı gemisinin İsrail yetkililerinden izin almamasını sert ifadelerle eleştirdi.


İsrail’den izinsiz hareket etmeyin

Gülen, Mavi Marmara Gemisi’ndeki kanlı baskında öldürülen 10 kişiyi ve taşıdıkları amacı hiçe sayarak, organizatörlerin İsrail›den izin almamasını otoriteye başkaldırı olarak değerlendirerek, abluka altındaki Gazze’yi kuşatan İsrail ordusunu meşrulaştırmaya çalışmıştı. Gülen, demecinin devamında destekçileri tarafından kurulan derneklerin de 2010’daki ablukada Gazze’ye yardım götürmek istediklerini ancak onlara da “İsrail’den izin almadan yardımda bulunamazsınız” şartını koştuğunu ifade etmişti.


İsrail’e özel turlar

FETÖ ve İsrail arasındaki ilişkiler zaman zaman gündeme gelen bir konu. FETÖ tarafından genellikle kabul edilmeyen ya da sessiz kalınan bu yakınlık örgüt ve İsrailli kuruluşların organizasyonları ile kanıtlanır nitelikte. Örneğin, 2023 yılında Avrupa’da bulunan FETÖ kontrolündeki kuruluşlar tarafından birçok kez İsrail’e seyahat programları düzenlenmişti.

İsrail için gözyaşı döktü

Gülen’in İsrail’e yönelik ilgisini daha da gerilere götürmek mümkün. Gülen, Birinci Körfez Savaşı’nda da İsrail ve destekçisi ABD’den yana saf tutmuştu. ABD ordusunun Irak’ta 1990- 1991 arasında sadece bombardımanlarda öldürdüğü 4 bin Iraklı Müslüman için vicdani rahatsızlık çekmezken, Ocak-Şubat 1991 tarihleri arasında Irak ordusunun İsrail’e dönük roketli saldırılarında hayatını kaybeden siviller için üzüldüğünü ifade etmişti. ABD’yi ve Irak’ı Amerikan ordusu tarafından işgalini açıktan destekleyen İsrail’i savunmaktan geri durmayan Gülen, 28 Ocak 1991›de İzmir’de Şadırvan Camii’nde verdiği sözde vaazda “İsrail›e atılan füzelerle masum halka zulmedildiğini” söylemişti. Gülen, ABD ordusunun Irak’taki sivil halka yaptığı zulümleri yok sayarken, “Sabahlara kadar İsrailli çocuklar için gözyaşı döküyorum” diyerek, Gazze meselesinde safını İsrail’den yana koymuştu.

#15 Temmuz
#darbe girişimi
#Siyonizm