İrtica ile Mücadele Eylem Planı belgesine ilişkin davanın dünkü duruşmasına ıslak imza makinası damgasını vurdu. Sanık avukatlarının mahkeme salonuna getirdiği makina espri konusu oldu. Duruşma sırasında çarpraz sorgusuna devam edilen Albay Dursun Çiçek, kara propaganda eylemlerini itiraf etti.
AK Parti ve Fethullah Gülen'i bitirme planı' olarak bilinen İrtica ile Mücadele Eylem Planı belgesine ilişkin İstanbul 13. Ağır Ceza Mankemesi tarafından Silivri'de görülen davanın dünkü duruşmasında sanık Albay Dursun Çiçek'in çarpraz sorgusuna devam edildi. Aralarında Yeditepe Üniversitesi kurucusu Bedrettin Dalan'ın da bulunduğu 7 sanıklı davanın 4. duruşmasında sanık avukatlarının mahkemeyle getirdiği ıslak imza makinası herkesi güldürdü. Çiçek'in avukatları, duruşma salonuna getirdikleri bilgisayar destekli CNC cihazıyla, ıslak imza atılabileceğini savundu. Islak imzayı uygulayarak göstereceklerini belirten avukat Celal Ülgen, herhangi bir kişinin imzasını talep ettiklerini söyledi. Mübaşir Aydın Arslan bir kağıda imzasını atarken mahkeme başkanı Köksal Şengün, “Zor bir imza olsun” diye espri yaptı.
Avukat Ülgen, uygulamada Mübaşir Arslan'ın imzasının taranacağını daha sonra bilgisayar ortamına aktarıldıktan sonra imzanın ıslak olarak elde edilebileceğini anlattı. Avukat Hüseyin Ersöz, ise CNC'nin bilgisayar destekli işlem yapılan bir makine olduğunu açıkladı. Daha sonra kürsüye yakın bir avukat masasının üzerine konulan CNC cihazı bir teknisyenin yardımıyla çalıştırıldı. Ersöz, Mübaşir Arslan'ın imzasının önce tarandığını sonra bilgisayarda netleştirildiğini anlattıktan sonra ıslak olarak taklit edilen imza, heyete gösterildi. Sahte imzalı belge daha sonra Savcı Pekgüzel'e sunuldu. Başkan Şengün'ün 'Bu makine bu işler için mi?' diye sorması üzerine Avukat Ersöz, bilgisayar ile çalışan makinelerin çeşitli amaçlarla kullanılabileceğini söyledi. Başkan Şengün “Elin baskısı ne olacak? Bu makine ile ancak aslı bulunabilen imza taklit edilebilir, fotokopi üzerinden olmaz” dedi. Hakim Haşıloğlu da, “Diyelim Rahmi Koç'un ya da sizin imzanız bu makineyle atılsa, Adli Tıp'a gittiğinde orijinal imza ile aynı mı çıkıyor? Yüzde yüz şeklinde rapor alınır mı?” diye sordu. Avukat, 'evet' dedi. Bunun üzerine hakim Haşıloğlu da, “O zaman Amerikan Başkanı Obama imzalı belgeyle bir ülkeyle savaş da çıkabilir” diye espri yaptı. Avukat da, “Berlusconi'nin imzasını göstereceğiz” diye cevap verdi. Avukat Ülgen de, Adli Tıp Kurumu'ndan “eli ürünü” diye rapor çıkacağını söyledi. Ülgen daha pahalı makinelerle elin baskısının da tam olarak yansıtan ıslak imzalar atılabileceğini belirtti.
Üye hakim Sedat Sami Haşıloğlu da, tanık ifadelerinde yer alan bilgilere göre normalde evrak imha tarihinin Ocak ayı olmasına rağmen neden Haziran 2009'da haber gazetede yayınlandıktan sonra imhanın yapıldığını sordu. Çiçek, bu konuda bilgisi olmadığının ancak imha değil de yeniden yapılandırma kapsamında bazı evraklara işlem yapılmış olduğunu söyledi.
Mahkeme başkanı Köksal Şengün, Çiçek'in üç günlük sorgu ve savunmasında geliştirdiği savunma taktiği için “Bu kadar subay içinde niçin sizi seçsinler, sizin özelliğiniz ne? Niçin sizi yıpratmak istesinler?” diye sordu. Çiçek, Bilgi Destek Dairesi'nin Genelkurmay'ın önemli birimlerinden olduğu, son zamanlarda TSK ile halkın arasını açmak isteyenlerin çeşitli propagandalar yaptığını, kendi dairelerinin bunu tespit ettiği için de hedef seçildiğini savundu. Çiçek, TSK'nın kurumlarını yıpratmak isteyenlerin kendisini seçtiğini söyledi.
Bunun üzerine başkan Şengün, “Kocaman bir kara ordusu, hava ordusu var, niye siz?” diye tekrar sordu. Çiçek, düşmanı olmadığını, 28 Şubat'ta olanların, Onbaşı Kadir Sarmusak olayının intikamını almak isteyenler ve dış güçlerin Deniz Kuvvetleri'ni hedef seçtiğini ileri sürdü. Başkan Şengün, “Deniz Kuvvetleri'nin yıpratılması neden Kara ve Hava Kuvvetleri'ni de yıpratsın?” diye sordu. Çiçek, yine kendisi üzerinden TSK'nın yıpratılmak istendiği savunmasına devam edince Başkan, “Bu mu yani?” diye konuyu bitirdi.
Üye hakim Hüsnü Çalmuk, tutuklu sanık Çiçek'e özellikle iddia olunan Ergenekon örgütünün propagandasını yaptığı ileri sürülen internet siteleri ile ilgili sorular yöneltti. Çalmuk, iddianamede iddia edilen Ergenekon terör örgütün propagandasını yaptığını iddia edilen internet siteleriyle ilgili olarak Çiçek'ten bilgisini paylaşmasını istedi. Bu sitelerin Genelkurmay Başkanlığı'nca kurdurulduğunu belirten Çiçek, “Bu sitelerin alt yapısını Milli Savunma bakanlığının ihalesiyle alır. Amaç yüzde yüz beyaz propaganda yapmaktır.” dedi. Çiçek, Propaganda ile bilgilendirmenin aynı şeyler olup almadığı sorusuna da “Propaganda üç şekilde yapılır. Beyaz, gri ve siyah. Beyaz propaganda, bilgilendirme anlamına gelir. Kara propaganda ise kötüleme amacı taşır. Gri propanganda da her ikisinin karışımıdır” şeklinde yanıtladı.






