İstemem yan cebime koy

İSTİHBARAT SERVİSİ / İSTANBUL (A.A)
00:008/03/2011, Salı
G: 8/03/2011, Salı
Yeni Şafak
İstemem yan cebime koy
İstemem yan cebime koy

CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun, Baykal'ı koltuğundan eden skandalın benzerine yeşil ışık yakması gündeme bomba gibi düştü. Ergenekon kapsamında gözaltına alınan muhabir İklim Bayraktar'ın, “Baykal'ın tacizini kaydetmek için Kılıçdaroğlu'ndan cihaz istedim. 'Kendin çek getir' dedi” şeklindeki ifadesi CHP'deki ikinci komployu deşifre etti. Bu gelişme üzerine muhalif isimler de 'tuzak' endişesine kapıldı

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun, Deniz Baykal'ı koltuğundan eden kaset olayına benzer bir şantaj çekimine yeşil ışık yakması gündeme bomba gibi düştü. Ergenekon kapsamında gözaltına alınan muhabir İklim Bayraktar'ın, savcılıkta “Deniz Baykal'ın tacizini kayda almak için Kılıçdaroğlu'ndan yardım istedim. 'Kendin çek getir' dedi” şeklindeki ifadesi partinin ikinci kaset skandalını ucuz atlattığını ortaya koydu.

Odatv'ye yapılan baskının ardından ikinci dalgada gözaltına alınan sitenin muhabirlerinden İklim Bayraktar'ın savcılık ifadesi, CHP'deki komplocu anlayışı gözler önüne serdi. Ergenekon kapsamında yapılan soruşturmada elde edilen bilgi ve belgeler, Deniz Baykal'ı koltuğundan eden kaset skandalında 'örgüt şüphesi'ni kuvvetlendirirken, parti içi mücadelede komplonun hala geçerli olduğunu kanıtladı. Savcılık sorgusunun ardından serbest bırakılan İklim Bayraktar'ın ifadeleri ve teknik takibe takılan görüşmeleri, Baykal'ı hedef alan şok bir pazarlığı gün yüzüne çıkardı. Bayraktar'ın, 'Kale' dediği CHP Genel Merkezi'nde Kılıçdaroğlu ile 'Baykal'a şantaj pazarlığı' yaptığı anlaşıldı. Kaleli, ocak ve şubat aylarında dinlemeye takılan telefon görüşmelerine göre, kendisine tacizde bulunduğunu iddia ettiği Baykal'ı kayda almak için Kılıçdaroğlu'ndan cihaz istedi. Kaset komplosuyla liderlik koltuğuna oturan CHP lideri ise teklifi reddetmek yerine “Kendi imkânlarınla yap getir” cevabını verdi.

BAYKAL: ÇİRKİN TEZGAH, ASILSIZ İDDİA

Kılıçdaroğlu, bütün gün iddiayla ilgili sessizliğe bürünürken, kendisini liderlik koltuğundan eden kaset komplosunun benzerini kılpayı atlatan Baykal olayı kirli bir tuzak olarak yorumladı. Baykal, “Yalan, iftira, kirli bir tezgah. İddialar ucuz karalama kampanyasının bir parçası” dedi. Baykal'ın yakın çevresine de “Gelişmeleri dikkatli bir şekilde takip ediyorum. Partinin zarar görmemesi için susmayı tercih ediyorum” dediği Odatv'de aleyhine çıkan haber ve yazıları yeniden incelemeye aldığı öğrenildi.

VARAN 2 NOTU DA ODA'DAN ÇIKTI

Odatv.com adlı sitede ele geçirilen belgeler Baykal'a yönelik komplonun bununla da sınırlı olmadığını gösterdi. Baykal'ın kontrolündeki Halk TV'nin Odatv'ye devredilmesine ilişkin bir not, parti içindeki muhalefetin şantajla yola getirileceğini gözler önüne sererken, kaset skandalının üzerindeki sis perdesini araladı. Belgede “Halk TV'yi satın alırsak, parasal sıkıntımız kalmaz, Kılıçdaroğlu da istekli. Her türlü desteği alırız. Ama Baykal direniyor. Baykal engelini aşmalıyız. İkna için Varan 2 kaseti...” ifadeleri yer aldı. Bayraktar'ın, CHP liderine teklif ettiği gizli çekimin de Kılıçdaroğlu'nun Soner Yalçın'la devrine ilişkin görüşmelerde bulunduğu Halk TV'yle ilgili olabileceği belirtildi. Soner Yalçın'ın evinden çıkan notlar ve Bayraktar'ın Kılıçdaroğlu'na şantaj için gizli teklif yaptığının ortaya çıkması CHP'de lider değiştiren kaset skandalında Ergenekon'un parmağı olduğu şüphesini de kuvvetlendirdi.

KÖŞESİNE ÇEKİLSİN

Baykal'ı deviren kaset olayının arka planında hangi parmağın olduğu sorusunun cevabını ise 2. Ergenekon iddianamesinde “CHP'ye Yönelik Yürütülen Faaliyetler” başlığı altındaki tespitler verdi. İddianameye giren teknik takip kaydına göre ismi belirtilmeyen bir şahıs Tuncay Özkan'la yaptığı görüşmede Baykal'ın işinin bitirileceğini söylüyor.


'Taciz doğru şantaj yok'

'Ergenekon' soruşturması kapsamında gözaltına alınan ve savcılıkça serbest bırakılan İklim Ayfer Kaleli Bayraktar'ın avukatı Öncü Özbay, müvekkilinin talihsiz birtakım olaylar yaşadığını, bu olayların sadece ve sadece gazetecilik mesleğini ifa etmek amacıyla görüşmeye gittiği sırada meydana geldiğini belirtti. Özbay, yazılı ve görsel basında yer aldığı gibi 'şantaj' ve 'komplo' kelimelerinin Bayraktar'ın emniyet ve savcılık ifadesinde yer almadığını kaydetti. Özbay, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: 'Böyle bir durumun içerisinde olması asla söz konusu değildir. Yaşanan talihsiz olay bireysel bir gazetecilik faaliyeti neticesinde gerçekleşmiştir. Bahsi geçen olayı müvekkilim, olayın hemen ertesi günü CHP'nin o anda ulaşabildiği en üst düzey yetkilisi olan sayın Gürsel Tekin'e ve daha sonraki gün de sayın Kemal Kılıçdaroğlu'na bizzat aktarmıştır. Bu konuda başkaca herhangi bir açıklama yapmak istemeyen müvekkilim bu durumun ve gerekli bilgilerin kendilerine bizzat ilettiği en yetkili kişilerden öğrenilmesi gerektiğini düşünmektedir.'


Partiyi karıştırma senaryosu

Halk TV'nin kendisine satışı için Baykal vetosunu aşmaya çalışan Soner Yalçın'ın muhabirinin karıştığı iddialar için CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen “Baykal'a çirkin bir tuzak” değerlendirmesinde bulundu. Sevigen, “Gerçeğin eninde sonunda ortaya çıkma gibi bir huyu var. Adalet incelemesini yaptıktan sonra gerçekler ortaya çıkacaktır. Tek arzumuz bu” dedi. Sevigen, Kılıçdaroğlu'nun isminin olaya karışması ile ilgili ise “Kemal beyi de komplonun içine katmaya çalışıyorlar” yorumunu yaptı.

CHP MYK eski Üyesi Savcı Sayan, yaşananları “Senaryonun gerçeğe dönüştürülmesi için çaba sarfetme” olarak değerlendirdi. Baykal'ın öyle tuzaklara gelmeyeceğini söyleyen Sayan, “Nefretle, şiddetle kınıyoruz. Bunlar gereken cezayı çekmelidir. Bizim orada bir atasözü 'Köpeklerin ava çıkması ile deniz kirlenmez' der. Ben böyle algılıyorum. CHP'yi karıştırmak için birilerinin kurmuş olduğu senaryodur” dedi.


Ben ona büyük balık sunuyorum

İklim Bayraktar savcılık sorgusunda, CHP eski lideri Deniz Baykal'ın yaptığı tacizi Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin'e anlattığını söyledi. Bayraktar, Soner Yalçın'la yaptığı telefon konuşmasında ise Baykal'ın kendisini taciz ettiğini, gerekirse Baykal'ı arayarak bunu kayda alabileceğini söyledi:

YALÇIN: Nedir bu olay anlat bana...

BAYRAKTAR: Yani neyini anlatayım utanç verici bi durum...

YALÇIN: Ne yapıyor peki eliyle meliyle mi birşey yapıyor... Yani adi kafayı mı yemiş bu ya...

BAYRAKTAR: Evet elle ağızla zor attım... Bu görüşme başka bi yerde olsaydı kıyameti koparırdım. (...) Aleni yaptı ki ben dondum kaldım, 'kafanız güzel mi' dedim. Yani ben şu an onu arayıp kayda bile alabilirim bana bu yaptıklarını...

'ÜLKEYİ YÖNETECEK KAPASİTE YOK'

İklim Bayraktar'ın, Ömer Eminağaoğlu ile görüşmesi Baykal'la görüşüp kayıt yapmak istediğini gösterdi. Bayraktar görüşmede Kılıçdaroğlu'nun şantaj çekimine 'kendin yap' diyerek onay verdiğini anlatıyor:

Bayraktar: Sana biriyle görüşmeye gidiyorum dedim ya.

Eminağaoğlu: Evet

Bayraktar: Düşünebiliyor musun? İnancımı yitirdim. O kadar açık konuştumki, şaşırdım buna. Ama yok ya bir cacık olmaz böyle... Başbakanlık koltuğunda oturup bu ülkeyi yönetecek kapasite yok.

Eminağaoğlu: Zaten bugün buraya gelinmesinin sebebi bu tablo değil mi?

Bayraktar: İnanılır gibi değil... Diyorumki 'ben sana bu kadar büyük bir balık getirebilirim', o diyorki 'sen git kendi şartlarınla yap getir'. Anlıyor musun?

Eminağaoğlu: Anlıyorum anlıyorum.

Bayraktar: En azından bunun için ufacık da olsa bir alet lazım değil mi... Onu sağla...Kendin yap getir de, e ananın a..., ben yaptıktan sonra youtube'da koyarım ya...

Eminağaoğlu: Anen öyle.