Kimi muhalif kimi itirafçı oldu

04:0015/07/2025, Salı
G: 12/07/2025, Cumartesi
Yeni Şafak
Latif Erdoğan, Kemalettin Özdemir, Hüseyin Gülerce, Nurettin Veren.
Latif Erdoğan, Kemalettin Özdemir, Hüseyin Gülerce, Nurettin Veren.

FETÖ’nün kurucu kadrosunda yer alan isimler, zamanla güç savaşları ve liderlik hırsı nedeniyle dışlandı. Latif Erdoğan, Nurettin Veren, Kemalettin Özdemir ve Hüseyin Gülerce, bir dönem örgütün en mahrem bilgilerine sahipti. Sonrasında örgüte karşı kamuoyunda en sert açıklamaları yapan isimler haline geldiler. Kimi kitap yazdı, kimi itirafçı oldu, kimiyse mahkemelerde ifade verdi.

FETÖ’nün kurucu kadrosunda yer alan, örgütü ideolojik ve kurumsal olarak büyüten, yıllarca en mahrem bilgilere vakıf olan isimler zamanla güç hırsı, liderlik arzusu ve örgüt içi rekabet yüzünden sistem dışına itildi.

Latif Erdoğan, Nurettin Veren ve Kemalettin Özdemir, bir dönem örgütün elebaşı Fethullah Gülen’in en yakınındaydı. Sonrasında ise muhalifleri oldular. FETÖ’nün iç yüzünü ifşa eden ilk sesler arasında yer alan Latif Erdoğan, Nurettin Veren ve Kemalettin Özdemir aslında bir dönem örgütün temellerini atan ve büyümesinde kilit rol oynayan isimlerdi.  Gülen’in en yakınındaki kadroda görev alan bu figürler, yıllarca örgütün ideolojik ve ekonomik yapılanmasının mimarları arasında sayıldı. Ancak zamanla koltuk hırsı, güç savaşı ve liderlik ihtirası nedeniyle örgütten tasfiye edildiler. 

SAPKINLĞIN KATİBİ 

FETÖ’nün kurucu kadrosunda yer alan ve uzun yıllar örgüt elebaşı Fethullah Gülen’in en yakınındaki isimlerden biri olarak tanınan Latif Erdoğan, yalnızca örgütün karanlık yapısına değil, dini söylemlerine de yön veren figürlerden biriydi. Bugün FETÖ’ye karşı sert açıklamalarda bulunan Erdoğan, geçmişte Gülen’in kitaplarını kaleme alan, vaaz metinlerini düzenleyen ve onu “manevi lider” olarak meşrulaştıran en etkili propagandacılarından biri olarak hafızalarda yer ediyor. Latif Erdoğan, Gülen’in biyografik kitaplarını yazan ve onu “hocaefendi” kisvesiyle kutsayan ilk kişilerdendi. Örgütten tasfiye edildikten sonra kamuoyuna açıklamalarda bulunan Latif Erdoğan, Gülen’in perde arkasında mehdiyet iddialarına zemin hazırladığını, örgüt içindeki “manevi liderlik” anlatısının bilinçli bir manipülasyon olduğunu söyledi. FETÖ’nün dinî duyguları nasıl istismar ettiğini ve “cemaat” görüntüsü altında nasıl bir vesayet ağı kurduğunu açıkça anlattı. Gülen’le yollarını ayırdıktan sonra “Şeytanın Gülen Yüzü” isimli bir kitap kaleme alan Latif Erdoğan, geçmişte yaptığı tüm propagandaları inkâr etmese de bunların arka planını açıklamakla yetindi.

KURUCUYDU ŞİMDİ İTİRAFÇI

FETÖ’nün ilk dönem kadrolarından olan Nurettin Veren, yıllar boyunca Paralel Devlet Yapılanması’nın büyümesi ve devlet kadrolarına sızması için aktif rol üstlenen isimlerden biri olarak biliniyor. Özellikle örgütün askerî okullardaki kadrolaşması ve mahrem hizmetler yapılanmasında oynadığı rolle dikkat çeken Veren, daha sonra örgütten ayrılarak çok sayıda itirafta bulundu.  Veren’in örgüt içindeki en kritik rolleri ise mahrem hizmetler yapılanmasının temellerini atmak oldu. Asker, polis, yargı ve MİT gibi devletin stratejik kurumlarına yerleştirilecek örgüt mensuplarının gizlilik içinde yönlendirilmesi, denetlenmesi ve raporlanması amacıyla kurulan bu yapı, FETÖ’nün devleti içeriden ele geçirme planının merkezindeydi. Veren, bu sistemin ilk organizatörlerinden biri olarak, “ışık evlerinde” kalacak öğrencilere nasıl davranacaklarını öğreten ve onları hangi alanlara yönlendireceğini belirleyen hücre yapılanmalarını şekillendirdi.  FETÖ’den 2004 yılında ayrılan Nurettin Veren, ayrılışının ardından medya ve güvenlik birimleriyle yaptığı açıklamalarda örgütün iç yüzüne dair çok sayıda önemli bilgiyi kamuoyuyla paylaştı.

 EMNİYET YAPILANMASININ MİMARIYDI

Kemalettin Özdemir’in ismi, Türkiye’nin yakın dönem siyasi ve hukuki tarihinde FETÖ’ye dair en çok tartışılan figürlerden biri olmaya devam ediyor. Örgütün kuruluş yıllarında önemli görevler üstlenen ve yıllarca “emniyet yapılanmasının mimarı” olarak anılan Özdemir, örgütün 2007 sonrası dönüşüm sürecinde güç ve ihtiras beklentileri ile FETÖ ile yollarını ayırdı. Özdemir’in ifadeleri, çatı davalardan bireysel soruşturmalara kadar birçok dosyada belirleyici rol oynadı. Özdemir, 1990’lı yıllardan itibaren FETÖ’nün Türkiye’deki en kritik yapılanmalarından biri olan mahrem emniyet yapılanmasının kurucusu ve yöneticisi olarak biliniyor. Hatta Gülen ile yollarını ayırdığında emir ve etkisi altındaki yapılanmayı elinde tutmaya gayret etti. Bu grup daha sonra kamuoyunda ve hazırlanan iddianameler ile de KÖZ’cüler grubu olarak tescillendi.  Özdemir’in örgüt içinden koparak verdiği bilgiler, FETÖ’nün 17-25 Aralık kumpasları başta olmak üzere örgütün mahrem yapısına ilişkin çok sayıda davanın iddianamesinde yer aldı. Özdemir hakkında 2024 yılı sonuna kadar herhangi bir yakalama kararı ya da ceza soruşturması açılmadı. Ancak Özdemir hakkında 2025 yılında yapılan yargılama sonucunda karar çıktı. Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada “silahlı terör örgütü kurma veya yönetme” suçundan 22 yıl 6 aya kadar hapsi istenen tutuksuz sanık Özdemir, 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı.

17-25 ARALIK KOMPLOSUYLA KOPTU

Hüseyin Gülerce, 1980’li yıllardan itibaren Fethullah Gülen’in etrafında şekillenen örgüt yapılanmasının medya ayağında etkili bir isim olarak öne çıktı. Özellikle Zaman gazetesinde köşe yazarlığı yaparken kaleme aldığı metinlerle, Gülen’in düşüncelerini tabana yaymakla kalmadı, aynı zamanda örgütün söylemini Türkiye›nin merkez sağ seçmeni nezdinde meşrulaştıran ideolojik formu kurdu. Aynı zamanda Gülen’in konuşmalarını yorumlayan, onun siyasetle ilişkisinin “mütevazı ve demokratik” olduğunu savunan açıklamalarıyla örgütün gerçek yüzünü perdeleyen bir işlev gördü. 2013 yılında gerçekleştirilen 17-25 Aralık yargı darbesi girişimi, Gülerce ile FETÖ arasındaki ilişkiyi dönülmez biçimde koparan dönemeç oldu. Hüseyin Gülerce, bu süreçte FETÖ’nün devlete karşı bir vesayet operasyonu yürüttüğünü fark ettiğini belirterek kendi deyimiyle “cemaatten” ayrıldığını açıkladı. Daha sonra katıldığı programlarda örgütün yargı ve emniyet içindeki yapılanmasına dair itiraflarda bulundu. Gülerce, örgütten ayrıldıktan sonra özellikle televizyon programlarında yaptığı açıklamalarda, FETÖ’nün iç işleyişine, medyadaki manipülasyonlarına ve lider kadrosunun kibirli tutumlarına dair önemli bilgiler verdi.

#fetö
#darbe girişimi
#15 temmuz