
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Saddam Hüseyin'in asılmasının Irak'ın istikrarına, birlik ve bütünlüğüne katkıda bulunmak yerine, Irak'ta ve Arap dünyasında tehlikeli kutuplaşmaların daha da derinleşmesine yol açmasından endişe ettiklerini söyledi.
Erdoğan, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, Irak'ta yaşanan son gelişmelere değindi.
Irak'ta şu ana kadar, sadece etnik ve mezhepler arası çatışmada 650 bin kişinin öldüğünü belirten Erdoğan, koalisyon güçlerinin ölü sayısının ise 5 bini bile geçmeyeceğini kaydetti. Erdoğan, işin maddi boyutunun kimse tarafından açıklanmadığını ifade ederek, “Oradaki belirsizlik çok ciddi bir noktada” dedi.
Irak'ın petrol kaynakları ile ilgili tasarrufun hangi istikamette geliştiğini ve yönlendirildiğini gördüklerini anlatan Erdoğan, şöyle konuştu:
“Açık ve net olarak söylüyorum: Irak geçmişte kötü yönetildiği için bugünlere gelmiştir. Bugünün de dünden daha iyi olduğunu hiç kimse iddia edemez.
Her gün katliam haberleri alıyoruz, sokakların kan gölüne döndüğünü görüyoruz. O halde, yarın nasıl bir Irak görmek istiyoruz? İçerideki ve dışarıdaki bütün aktörler bu soruya doğru cevap veremezse, korkarım ki yarın bugünleri de ararız.
'Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın. . . ' Biz, böyle bir tespiti, yanlış bir sözle kendimize görev biçemeyiz. Biz tam aksine olayı. . . Yanı başımızda bir komşumuz var ama bu komşuyla bizim bağlarımız çok çok farklı. Bizim her türlü bağımız var. Kültür, tarih, kardeşlik, akrabalık bağlarımız var. Öyle bir yangın var ki bu yangın bizi her an rahatsız ediyor, bundan sonra çok daha farklı boyutta rahatsız edebilir. “
Başbakan Erdoğan, Saddam Hüseyin'in idam görüntüleri ve buna tepkilerin bu yöndeki kaygılarını doğruladığını belirtti. “Bu olayın Irak'ın istikrarına, birlik ve bütünlüğüne katkıda bulunmak yerine, hem Irak'ta hem Arap dünyasında tehlikeli kutuplaşmaların daha da derinleşmesine yol açmasından endişe ediyoruz” diyen Erdoğan, Irak'ta etnik veya mezhep grupları arasında bir kan davası meydana getirilmemesi gerektiğini söyledi.
Erdoğan, şöyle konuştu:
“İçerdeki ve dışarıdaki herkesi, kin ve nefreti tahrik edecek her türlü söz ve davranıştan uzak durmaya çağırıyorum. Bu kritik günlerde hangi mezhebe ve etnik birliğe mensup olurlarsa olsunlar; bütün Irak'lı kardeşlerimizi sükunete, komşu ülkeleri yapıcı katkıya, başta ABD olmak üzere bütün küresel aktörleri birlikte çalışmaya davet ediyorum. Bu olayın Arap dünyasındaki travmatik izlerini silmek için çok çaba göstermek gerekecektir. İçerdeki aktörler kadar, çevre ülkeler de ABD başta olmak üzere küresel aktörler de bu sorumluluk içinde hareket etmek zorundadır.
Buradan bir dost olarak çok açık konuşacağım: Türkiye başta olmak üzere komşu ülkeleri hesaba katmayan oldu bittiler Irak'ı istikrara kavuşturmayacaktır.
Bunu herkesin, bütün tarafların görmesi, bilmesi ve ona göre hareket etmesi lazım. Özellikle Irak'taki mezhep grupları ve etnik unsurlar bu uyarımızın üzerinde ciddiyetle düşünmelidir.
Bana göre bugün önlerindeki en önemli soru şudur. Kendi içinde ve komşu ülkelerle ihtilaflı bir Irak, huzur ve sükun bulabilir mi? Bu soruya doğru ve isabetli bir cevap üretmek Irak'ın geleceği bakımından büyük bir öneme sahiptir.
Özellikle Irak'ın bölünmesi ve Kerkük'te oldu bitti peşinde koşanların niyetlerine yönelik olarak bu uyarıyı bugünden yapmak zorundayım. “
Başbakan Erdoğan, “Irak meselesinin Türkiye için AB meselesinden daha öncelikli bir hal aldığını” durup dururken söylemediğini ifade etti.
“Gelişmeler bizi bunu söylemeye zorlamıştır” diyen Erdoğan, bundan kastının, Irak'taki gelişmelerin çok tehlikeli şekilde ivme kazanmış olmasına iç ve dış kamuoyunun dikkatini çekmek olduğunu söyledi.
Recep Tayyip Erdoğan, Irak'taki gelişmeler, Saddam Hüseyin'in idamı ve Kerkük'te bir referandum oldu bittisine tevessül edilmesinin Irak, komşu ülkeleri ve bütün bölgede çok tehlikeli gelişmeleri tetikleyebileceğini kaydetti.
Medyanın gündem belirlerken, Irak ile ilgili öncelikleri gözden kaçırmamaları uyarısında bulunan Erdoğan, Hamilton ve uluslararası kriz grubu raporlarının, Türkiye'nin yıllardır söylediği bu haklı kaygıları doğrular mahiyette olduğunu söyledi.






