Prof. Levent Köker: İdari uygulamayla türbanı serbest bırakabilirler ve türban serbestisi gerçekleşmiş olur. Başbakan'ın eğer “bir cümleyle bunu çözeriz”den kastı buysa, bu bir idari işlemdir. Rektörler türban yasağının laiklik ilkesinin bir gereği olarak mevcut olduğunu kabul ediyorlar ve böyle bir yasağı uyguluyorlar. Ben hukuku doğru anlıyorsam, mahkeme kararlarının gerekçelerinden, yasaların üzerinde bir norm üretmek mümkün değil. Yürürlükteki 2547 sayılı kanun, “Yükseköğretim kurumlarında yürürlükteki kanunlara aykırı olmamak kaydıyla kılık kıyafet serbesttir” diyor. Türban yasağını, kanundaki bu serbestlik hükmüne rağmen Anayasa Mahkemesi'nin bir kararının gerekçesinden türetiyoruz. Benim anlayışıma göre bir kararın gerekçesi, kanunların üzerinde olamaz. Mahkeme eğer, kanun hükmünü anayasaya aykırı bulup iptal etmiş olsaydı, o zaman durum başka olurdu. Ama Anayasa Mahkemesi kanun hükmünü iptal etmedi. Hatta iptal davasını reddetti. Anayasa Mahkemesi “Yüksek öğretimde kılık kıyafet serbesttir” diyen kanunu Anayasa'ya uygun buldu. Fakat bu serbestliğin sınırlarını yorum yoluyla çizerken “türban yasağı” diye bir yasak koymuşlar.






