Faili meçhul cinayetlerin aydınlatılmasına yönelik bir adım daha atıldı. 1995'te Mardin'de teröristler tarafından alnından vurulduğu açıklanan Albay Rıdvan Özden'in mezarı açıldı. Eşi Tomris Özden'in ölümünü şüpheli bulması ve dosyadaki çelişkiler otopsiyle birlikte açığa çıkacak. Tomris Özden'in avukatı, Özden'in alın bölgesinde herhangi bir iz olmadığının görüldüğünü söyledi
Uçağının henüz aydınlanamayan bir nedenle düşmesi sonucu 1993'te ölen Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis'in yakın çalışma ekibinde yer alan Albay Rıdvan Özden'le ilgili sır perdesi 17 yıl sonra aralanacak. Faili meçhul cinayetlerle ilgili Diyarbakır'da yürütülen soruşturma kapsamında otopsi yapılmasına karar verilen eski Mardin Jandarma Alay Komutanı Albay Rıdvan Özden'in mezarı açıldı.
Eşi Tomris Özden, Edirnekapı Şehitliği'ndeki Albay Özden'in kabrine dün sabah erken saatlerde gitti ve mezarına “30 yıldır aynı sözler. Kanlar yerde kalmasın! Hain pusu! Alçak saldırı! Döktükleri kanda boğulacaklar! Bize bu acıyı çektirenler misliyle ödeyecek! Saldırı sonrası geniş çaplı operasyon başlatıldı! Teröre asla taviz vermeyeceğiz!” yazılı çelenk bıraktı. Burada ilginç bir iddiada bulunan Özden, “Ben hislerime güveniyorum. Bu mezarın açıldığını düşünüyorum” diyerek, eşinin mezarını çevreleyen mermer taşların diğer mezarlardaki gibi yerinde sabit durmadığını göstererek, ayak ucundaki mermer plakaları yerinden söktü.
Daha sonra, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yazılan talimat uyarınca, özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Savcısı Hikmet Usta ve beraberindeki heyet şehitliğe geldi. Özden'in otopsi yapılması amacıyla mezarı 1,5 saatlik bir çalışmayla açıldı. Olay Yeri İnceleme ekipleri ile Adli Tıp Kurumu uzmanlarının, Özden'in iskeletinin parçalarını delil torbalarına koymasının ardından, detektörle mezarda herhangi bir metal parça kalıp kalmadığı kontrol edildi. Daha sonra Özden'in iskelet parçalarının bulunduğu delil torbaları, Adli Tıp Kurumu'na götürüldü. Savcı Hikmet Usta, Özden'in eşi ve avukatının, mezarının daha önce açıldığı iddiasıyla ilgili sorular üzerine, “Yok öyle bir şey. Beş kamera ile herşeyi kaydettik. Mezarın üzerindeki güllerin kökleri olduğu gibi duruyordu” şeklinde cevapladı.Bütün işlem boyunca eşinin mezarının başında bulunan Tomris Özden'in iskelete ulaşıldığında göz yaşlarına hakim olamadığı görüldü. Özden, işlemin tamamlanmasının ardından Edirnekapı Şehitliği'nden ayrıldı.
Basın mensuplarına bir açıklama yapan Tomris Özden'in avukatı Bülent Demir, “Rıdvan Özden'in alnından vurularak şehit edildiği söyleniyordu. Bu işlem sırasında ben ve benimle birlikte 15 kişi açıkça gördü ki, Özden'in kafatasında, alın bölgesinde herhangi bir iz yoktu. Kafatasının arka bölümünde avuçiçi büyüklüğünde, yaklaşık 5-6 santimetre büyüklüğünde kırık vardı. Bu da bizim iddiamız olan başının arkasından vurularak öldürüldüğünü destekleyen bir durum. Mezarın önceden açılması konusunda net bir şey söylemek mümkün değil ancak Özden'in iskelet tamdı ve bütün kemikler toplandı.”
Resmî bilgilere göre Özden, 14 Ağustos 1995 tarihinde Mardin'in Savur İlçesi Ormancık Köyü kırsal kesiminde teröristler tarafından açılan ateş sonucu iki korumasıyla birlikte şehit oldu. Ancak eşi Tomris Özden, Rıdvan Özden'in ölümünü şüpheli bulduğunu, detaylı otopsi yapılmadığını belirtti. Ölüm raporuna göre Özden'in sol kaşının 6 santim üstünde bir kurşun deliği bulunmaktaydı. Tomris Özden ise cenaze töreninden önce eşinin cansız bedenine baktığında alnında hiçbir kurşun yarasının olmadığını ve ensesinden vurulmuş olabileceğini iddia etti. Bir PKK itirafçısının Özden'in çatışmada ölmediğini söylemesi ve askerlerinden birinin “Komutanımızı yanındaki asker öldürdü” iddiası üzerine Rıdvan Özden suikastı dosyası 2009 yılında savcılık tarafından yeniden açıldı. Albay Rıdvan Özden, henüz aydınlanamayan nedenlerle düşmesi sonucu hayatını kaybeden Orgeneral Eşref Bitlis'in ekibindendi. Özden 1994 yılında resmî aracına kurulan pusudan sağ kurtulmuştu.






