Omuz omuza Vatan savunması

04:0015/07/2025, Salı
G: 10/07/2025, Perşembe
Yeni Şafak
Arşiv.
Arşiv.

FETÖ’cü hainler darbe gecesi Vatan Caddesi’nde bulunan İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nü işgal ederek polisten gelecek olası bir direnişin önüne geçmek istedi. Ancak vatansever polisler halkla omuz omuza vererek bu planı bozdu. Hainler kuşatmaya çalıştıkları Vatan Caddesi’nde derdest edilip gözaltına alındı.

15 Temmuz gecesi darbecilerin işgal girişiminde bulunduğu kritik noktalardan birisi de Vatan Caddesi’ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü oldu. Emniyet Müdürlüğü önüne ulaşan 67 darbeci asker, polisin ve halkın direnişi karşısında başarılı olamadı. İstanbul Emniyet Müdürlüğünü 4 tank ve bir sikorsky ile kuşatan darbeciler, zırhlı araçları çevreleyen vatandaşların da sayesinde polis tarafından gözaltına alındı. Tanklardan birinin içinden vatandaşlarca çıkarılan ve darbeci askerlerle birlikte hareket ettiği anlaşılan 4. Sınıf Emniyet Müdürü Mithat Aynacı da yakalandı.

FETÖ’nün darbe girişimini yönettiği sözde ‘Yurtta Sulh Konseyi’nin’ WhatsApp yazışmaları da Aynacı’nın yakalanmasıyla deşifre edildi. Konseyin mesajlarının çözüşmesiyle darbe girişiminin seyrini değişti. Dönemin polis amirlerinden olan ve darbecilere karşı verilen gözaltı kararını telsizden anons geçen bir başkomiser, yaşadıklarını Yeni Şafak’a anlattı.

SIRA DIŞI BİR HAREKETLİLİK VAR

Terörle Mücadele Şubesi’nde görevli olan Başkomiser, FETÖ’cü askerlerin o dönem ki adıyla Boğaz Köprüsü olan 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nü kapatmadan önce saat 20.20 civarında Beylerbeyi Polisevi’nin karşısındaki trafik polislerini derdest etmeye çalışmalarıyla darbe girişimi olduğunu sezdiğini anlattı. Başkomiser, “Polisevinde yemek yiyen arkadaşlarımız beni arayarak durumu haber verdi. Ben de ‘Muhtemelen darbe girişimi var’ diyerek tepki verdim. Ben de büromuzdan bir amirimizi aradım ve bilgi istedim. Bir yandan da sosyal paylaşım ağlarından ‘darbe’ diye arattırdım ve bir şey bulamadım. Kısa bir süre sonra amirlerimiz ‘Sıra dışı bir hareketlilik var’ diyerek bizi uyardı” dedi. Başkomiser şunları kaydetti:

ZIRH DELİCİ MERMİ DURDURDU

“Daha sonra durumu dönemin emniyet müdürlerine bildirdik. Güvendiğimiz, kendisinden emin olduğumuz arkadaşlarımızı emniyete çağırdık. Bu girişime hangi askerler katılabilir diye bir ön çalışma yaptık. Zaten o dönem FETÖ’nün soru çalma soruşturmaları vardı. Biz de o konulara çalışıyorduk ve elimizde kısıtlı da olsa veri vardı. Hepsini değerlendirdik ve önlem alınması gereken yerler konusunda çalışma yaptık. İlerleyen saatlerde darbe girişimi açığa çıktı, emniyete helikopterle inmeye çalışan FETÖ’cüler vardı. TEM Şubede operasyon timinde görevli arkadaşlar emniyetin çatısına çıktı ve zırh delici silahla ateş açtı. O helikopter kurşun alınca 66. Mekanize Piyade Tugayı’na indi. İçinde yaralı FETÖ’cüler vardı. İşte onları bizim ekipler vurarak püskürttü.”

YAPILANMA TEK TEK DEŞİFRE EDİLDİ

“FETÖ’nün emniyeti teslim almaya gelen imamı eski emniyet müdürü Mithat Aynacı ve darbeci eski yarbay Osman Akkaya’yı da arkadaşlarımızla birlikte derdest ettik. Aynacı ve Akkaya kardeş gibi birbirlerine benziyorlar. Tankın içinden askeri kamuflajla çıkan Osman Akkaya. Mithat Aynacı o da tankta ama o sivil olarak bulunuyor. Organize Şube Müdürlüğü’nde görevli emniyet amirlerimiz Aynacı ve Akkaya’yı gözaltına aldı. Biz de o andan sonra TEM Şube olarak gözaltılara başladık. Biz hemen darbeci yapıyı çözmek ve deşifre etmek için sorgulamalara başladık. Mithat Aynacı’ya ‘Sen kendi meslektaşlarına nasıl silah çekiyorsun?’ diye sordum. Mithat Aynacı bana ‘Ben görevimi yapıyorum’ dedi. Osman Akkaya’nın üzerinden çıkan cep telefonunun şifresi yoktu. Oradan biz bütün darbeci yapıyı öğrendik ve tek tek deşifre ettik. Böylece FETÖ’nün Yurtta Sulh Konseyi yapılanması da deşifre oldu.”

TELSİZDEN GÖZALTINA ALIN ANONSU

İlk yakalamalardan sonra olayın acil bir şekilde adli bir ağa dökülmesi için dönemin İstanbul Adliyesi Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılarından Can Tuncay’ı aradım. Can Bey, Savcı Hikmet Pak’la birlikte adliyeye gelmişler. Kendilerine durumu anlattım ve gözaltı kararı verilmesini istedim. Ben talep yazısı bile göndermedim. Bize hemen darbeciler hakkında gözaltı kararı gönderildi. Akabinde ben üst amirlerime ve müdürlerime hiç sormadan o gelen gözaltı yazısını ‘TEM Şube Müdürü adına’ imzaladım ve bütün şubeler ile ilçe emniyet müdürlüklerine gönderdim. Çünkü o an hızlı karar alınması gerekiyordu. Hemen ardından telsizden de tüm İstanbul polisine gözaltı kararını okudum. Polis arkadaşlarımızın özgüveni arttı ve devletin bu girişimi sonlandıracağı mesajını verdik.”

HAİNLERİN AJANI DEŞİFRE OLDU

  • Darbe girişimi gecesinde yaşadığı enteresan bir olayı da paylaşan Başkomiser, FETÖ’cülere takviye gelebilecek darbeci kuvvetleri engellemek için emniyetin dışarısına çıktığını söyledi ve sözlerini şöyle sürdürdü: “Emniyetin önünde toplanan duyarlı kalabalık arasında elimde megafonla anons yaparken kendimi birdenbire omuzlarda buldum. Vatandaşları bilinçlendirmeye çalışırken, hatta aranızda bu darbeci hainlerden olabilir dikkatli olun derken, dikkatimi çeken biri oldu. Gayet sakin bir şekilde etrafı izliyordu. Yanımda bulunan polis arkadaşlara etrafı izleyen kişiyi gözaltına aldırdım. O kişi jandarma istihbarattan çıktı. Oraya gözlem yapmaya gelmiş ve durumu FETÖ’cülere bildiriyordu”.

FETÖ’CÜLER BÖYLE TUZAK KURDU

  • Darbe girişiminden önce FETÖ’nün soru çaldığı konulara ilişkin soruşturmalara baktıklarını ve uzun süren çalışmalar yürüttüklerini de anlatan Başkomiser, FETÖ’nün kendilerine kurduğu tuzağı anlattı: “13 Temmuz çarşamba günü dosyaya bakan savcımız beni aradı ve ayladır istediğimiz evrakları Genelkurmay’ın vereceğini söyledi. Ben ve dosyaya bakan polis arkadaşları 15 Temmuz Cuma günü için Genelkurmay Başkanlığına davet ettiler. Genelkurmay Başkanlığı Hukuk Müşavirliği’nden aradılar. Ben de yeğenimle beraber 14 Temmuz akşamı Fatih Çarşamba’da bir arkadaşımızın restoranına yemeğe gittik. Orada da geç saatlare kadar oturduk. Oradan kalktık yeğenimle beraber Aziz Mahmud Hüdai camine gittik. Orada sabah namazı kıldık. Sonra orada ballı su, simit falan dağıtıyorlardı onları da yedik. Sonra sabah 7’de eve gittik ve uyuduk. Aklımdan çıkmış Ankara olayı. Telefonu da kapatmışım. O gün Ankara’ya gidemedik. Bizi darbe günü derdest etmeye çağırdıklarını düşünüyoruz.”
#15 Temmuz
#darbe girişimi
#FETÖ