Sen misin Gül'e danışman olan?

00:0028/03/2008, Cuma
G: 28/03/2008, Cuma
Yeni Şafak
Sen misin Gül'e danışman olan?
Sen misin Gül'e danışman olan?

CHP Genel Merkezi'nden yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanlığı AB Danışmanlığı görevine atanan eski milletvekili Zeynep Damla Gürel'e “CHP üyesi olarak bu görevi sürdürmesinin etik olmayacağı hatırlatılarak istifasının alındığı” belirtildi.

Gürel ise yaptığı açıklamada, istifa mektubunun “kararname imzalanmadan önce, CHP'den herhangi bir hatırlatma olmaksızın iletildiğini” kaydederek, “Tamamen teknik ve yasaya uygunluk sebebiyle verilmiş bir istifa mektubu...” dedi.

CHP Genel Merkezi, Zeynep Damla Gürel'in Cumhurbaşkanlığı Danışmanlığına atanmasıyla ilgili yazılı bir açıklama yaptı.

“Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e danışman olan CHP üyesi Zeynep Damla Gürel'in istifası alındı” denilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e danışman olduktan sonra, Zeynep Damla Gürel'e, CHP üyesi olarak bu görevi sürdürmesinin etik olmayacağı hatırlatıldı. Cumhurbaşkanı Gül'ün danışmanı Zeynep Damla Gürel, bunun üzerine Genel Başkan Baykal'a bir mektup yazarak özel kaleme iletti. CHP Özel Kalem Müdiresi Nilgün Şahin'e verilen mektup Genel Başkan Baykal'ın bilgisine sunuldu. Böylece Zeynep Damla Gürel'in istifası alınmış oldu.”

GÜREL: YASAYA UYGUNLUK SEBEBİYLE

Gürel ise konuya ilişkin sorularını yanıtlarken, Cumhurbaşkanlığı Danışmanlığı görevine atanmasına ilişkin kararnamenin çarşamba günü imzalandığını belirterek, bu görevin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanlığının tarafsız bir kurum olduğunu ifade eden Gürel, “Kararname imzalanmadan önce, CHP'den herhangi bir hatırlatma olmaksızın istifa mektubu iletildi, Genel Başkan Baykal'a sunuldu. Tamamen teknik ve yasaya uygunluk sebebiyle verilmiş bir istifa mektubu...” dedi.

Gürel, Çankaya Köşkü'ndeki görevinin “AB ile ilgili konularda danışmanlık” boyutunda olduğunu da kaydetti.



İSTİFA MEKTUBUNDA BAYKAL'A AB DERSİ VERDİ

Gürel 26 Mart tarihli, "Sayın Genel Başkanım" diye başlayan mektubunda, şöyle dedi:


“Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam üyelik sürecinin ülkemizin demokratikleşme, çağdaşlaşma, özgürlükler, sosyal haklar ve ekonomik refah alanlarında benimsediği hedefler doğrultusunda gelişmesine büyük katkılar sağlamış olduğuna inanıyorum. Bu sürecin aynı zamanda olağanüstü öngörüsüyle Atatürk'ün bizlere göstermiş olduğu ülkemizi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarma hedefi ile de son derece uyumlu olduğunu düşünüyorum. Sayın Cumhurbaşkanının beni Avrupa Birliği danışmanı sıfatıyla göreve çağırmış olmasından ve bu önemli davaya katkıda bulunabilme fırsatını tanımış olmasından dolayı mutluluk duydum. AB, insan hakları, özgürlükler, demokrasinin gelişmesi ve yaygınlaşması, sosyal devlet anlayışı, verimli ekonomik gelişme ile uluslararası hukukun ve barışın korunması temel değerlerine sahip toplumsal bir proje olarak başlamıştır ve öyle olmaya devam etmelidir. Sosyal demokrat bir kişi olarak Avrupa Birliği projesinin, kuruluş değerleri ve ilkeleri itibariyle sosyal demokrasiyle önemli paralelliklere sahip olduğunu düşünüyor ve ülkemiz için yararlı bir proje olduğuna yürekten inanıyorum. Sizin de desteğinizle geçmiş beş yıl içerisinde Avrupa solunun çeşitli çalışmalarında, ülkemizi bu tam üyelik sürecinde en fazla destekleyen ve cesaretlendiren kesimin her zaman Avrupa'daki sosyal demokrat aile olduğuna tanıklık etmiş oldum. Onurlu ve diğer ülkelerle eşit koşullarda devam etmesini arzuladığım AB üyelik süreci ülkemizin geleceği açısından çok önemsediğim, emek verdiğim, heyecanımı yitirmeden ve ülke çıkarlarını ön planda tutarak emek vermeğe devam etmek istediğim bir süreçtir. Bu süreç bir süredir belirli yeni güçlüklerle ve Türkiye'nin önüne yeni engeller çıkarılması girişimleriyle karşı karşıya bulunmaktadır. Bu durum, esasen uzun soluklu bir süreç olan AB'ne tam üyelik sürecinde ülke olarak ne kadar yoğun çabalar göstermeye devam etmemiz gerektiğini bir kez daha ortaya koymaktadır. AB'ne tam ve eşit haklarla üyeliğin iktidarın, ana muhalefetin ve geniş kesimleriyle ülkemizin güçlü biçimde benimsediği ortak bir ulusal hedef olması gereğine inanmaya devam ediyorum. Bu süreçte ülkeme elimden geldiğince katkıda bulunmaya çalışacağım. Ancak yeni görevimin yasal gerekleri uyarınca partimizin üyeliğinden ayrılmak zorundayım. İstifamın kabulünü rica eder, çalışmalarınızda başarılar dilerim.”


ZEYNEP DAMLA GÜREL KİMDİR?

1964 doğumlu olan Zeynep Damla Gürel, Saint George Avusturya Kız Lisesi'ni ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi İngilizce Öğretmenliği Bölümü'nü bitirdi. Bütün eğitim hayatı süresince ayrıca bale eğitimine de devam etti. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Turizm Meslek Okulu Turizm Kurslarının ardından turizm sektöründe iş hayatına başladı. Visitur Seyahat Acentası'nda Grup Koordinatörü ve ardından İstanbul Sheraton Otel 'de Satış Müdürü olarak görev yaptı. Gürel halen Cantaş İç ve Dış Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi olarak çalışmalarını sürdürmektedir. İş hayatındaki başarılarının yanı sıra gençlik ve sivil toplum alanlarında da faaliyetlerde bulunan Damla Gürel, ARI Hareketi'nin gençlik çalışmalarından sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi ve Genç ARI Direktörü olarak katılımcı gençlik modelinin tüm Türkiye'ye yayılmasına öncülük etmiştir. Başarıyla tamamlanmış bir eğitim, aktif bir iş hayatı ve sivil toplum ve gençlik çalışmalarının yanında Gürel evli ve biri 12 diğeri 14 yaşında iki çocuk annesidir. İngilizce ve Almanca bilmektedir. CHP'den 3. Bölge İstanbul milletvekili olarak Meclis'e girdi.