ANAP lideri Yılmaz'ı Yüce Divan'dan seçimler kurtardı. Yılmaz hakkındaki Yüce Divan kararları ile 12 soruşturma komisyonunun çalışması DSP'nin yardımıyla seçimlerden sonraya bırakıldı
Ankara- TBMM'nin erken seçim nedeniyle çalışmaması, TBMM Kurtköy Soruşturma Komisyonu'nun Yüce Divan'a sevkini uygun gördüğü ANAP lideri Mesut Yılmaz'ı sevindirdi. Yılmaz, komisyonun bu kararını DSP'li üyelerin desteğiyle seçim sonuna erteletmeyi başarırken, hakkında kurulması kabul edilen birçok komisyonu da beklemeye almış oldu.
TBMM'de Yılmaz hakkındaki bazı yolsuzluk iddialarını araştırmak üzere kurulan komisyonların çalışmaları, ANAP'la hükümet ortaklığı yapan DSP'li milletvekillerinin, örneğin komisyon raporlarını teslim etmeme gibi bir tavır almaları yüzünden tıkanırken, birtakım komisyonlar da üyelerin toplantılara katılmamasıyla çalışmalarına ara vermek zorunda kaldı. Mesut Yılmaz'ın Anasol-D hükümeti, Türkbank'ın satışındaki şaibeler ve Yılmaz ile bakanlarının çeteleri koruduğu yönündeki iddialarla ilgili olarak verilen soruşturma önergelerinin kabul edilmesiyle düşerken, bu olayların üstünden aylar geçmesine rağmen iddiaları araştıracak TBMM komisyonları oluşturulamadı.
ANAP'lı birçok milletvekili ve bakan hakkında soruşturma önergesi verilirken, özellikle ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz'la ilgili olan soruşturma önergelerinin konuları dikkat çekici oldu. Anasol-D hükümetinin bakanları hakkında 13 soruşturma komisyonu kurulurken, bunların 8'inde Mesut Yılmaz'ın da adı yer aldı. Yılmaz hakkında verilen soruşturma önergelerinden POAŞ'ın özelleştirilmesi, İzmit Körfez Geçiş Projesi ihalesi, GSM ihalesi, Türkbank'ın satışı ve Yılmaz'ın çeteleri koruduğuna ilişkin iddiaları içeren 5 önerge TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilmesine rağmen, bazı partilerin komisyonlar için üye önermemesi yüzünden komisyonlar kurulamadı.
ANAP lideri Mesut Yılmaz hakkında kanuna ve genel ahlaka aykırı şekilde mal edinmek suretiyle görevini kötüye kullandığı iddiasıyla DYP İstanbul Milletvekili Meral Akşener ve 71 arkadaşı bir soruşturma önergesi verdi. Önerge, TBMM Genel Kurulu'nda 22 Nisan'da kabul edildi. Oluşturulan soruşturma komisyonu çalışmalarını tamamladı ve Yılmaz'ın Yüce Divan'a sevkini uygun buldu. Ancak TBMM'nin 9 Ocak'taki oturumunda Yılmaz, Yüce Divan'a gitmekten DYP'li vekillerin oylarıyla kurtuldu. Karşılığında ANAP'lı milletvekilleri de Çiller hakkındaki malvarlığı önergesinin reddedilmesini sağladılar. Bazı çevreler tarafından "aklama oyunu" olarak adlandırılan bu süreç "soruşturma" müessesesinin yıpratıldığı yorumlarının yapılmasına da neden oldu. Çiller'in ANAP'a yaptığı bu "jest"in altında, Yılmaz'ın Yüce Divan'a giderek mazlum durumuna düşmesini engelleme amacının yattığı savunuldu. Daha önce de, o sırada Başbakan olan Mesut Yılmaz hakkındaki bir başka soruşturma önergesi, dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Cumhur Ersümer ile DYP'li Devlet eski Bakanı Ufuk Söylemez hakkındaki Meclis soruşturma önergeleri, bazı milletvekillerinin önergeden imzalarını çekmeleri nedeniyle gündemden düşmüştü.
Üyeleri Başbakan, Milli Savunma Bakanı ve Genelkurmay Başkanı olan Savunma Sanayi İcra Komitesi, Erbakan'ın Başbakan olduğu dönemde Kurtköy'de bir havaalanının, Devlet Demiryolları, Limanları ve Hava Meydanları Genel Müdürlüğü (DLH) denetiminde inşa edilmesine karar verdi. İnşaat maliyetinde Bayındırlık Bakanlığı'nın birim fiyatları esas alınacaktı. Bu sırada hükümet değişti ve Mesut Yılmaz Başbakan oldu. Havaalanının geciktiği gerekçesiyle inşaatı yapma görevi NATO ENF Dairesi'ne verildi. Bayındırlık fiyatlarının esas alınmasından da vazgeçildi. Yurt dışında NATO inşaatları için geçerli olan yüksek fiyatlar benimsendi. Bu inşaatı sadece NATO müteahhitleri denilen ayrıcalıklı bir grup üstlenebilirdi. Belli kişiler davet edildi ve havaalanı inşaatı DLH'nin 13 trilyon olarak verdiği fiyattan 20 trilyon daha fazlaya o müteahhitlere verildi. DLH daha önce keşif özetini hazırlamış olmasına rağmen 1.5 trilyon ödenerek bir müşavir firma tutuldu, keşif fiyatları yeniden belirlendi. NATO müteahhiti firmaya da yüzde 25 avans ödendi. Sözkonusu kararda sadece Başbakan Necmettin Erbakan'ın değil, Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı'nın da imzası vardı.
Olayla ilgili, DYP Zonguldak Milletvekili Ömer Barutçu ve 59 arkadaşı "İstanbul-Kurtköy Havaalanı ihalesi için hazırlanmış olan protokol hükümlerini dikkate almadan ihalenin NATO ENF Dairesi tarafından gerçekleştirilmesini sağlamak suretiyle görevini kötüye kullandığı" iddiasıyla Başbakan Mesut Yılmaz hakkında bir soruşturma önergesi verdiler. Önergenin verilmesi bazı kesimler tarafından, ihalenin verildiği NATO ENF Dairesi'nin Genelkurmay Başkanlığı'na bağlı olduğu ve soruşturma yapılması halinde askerlerin bundan rahatsız olacağı şeklinde yorumlandı. Ancak önergenin verilmesinden yana olanlar bu yoruma, NATO ENF'in Genelkurmay'a değil, Milli Savunma Bakanlığı'na bağlı olduğunu, yolsuzluğu yapanların kılıf olarak askerleri kullanmak istediğini ifade ederek karşılık verdiler. Yılmaz'ı DSP kurtardı Kurtköy'le ilgili olarak Başbakan hakkında verilen soruşturma önergesi 12 Mayıs'ta TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi. Konuyu inceleyen komisyon 18 Aralık'ta çalışmalarını tamamladı. 6'ya karşı 9 oyla Yılmaz'ın Yüce Divan'a gönderilmesi kararlaştırıldı. Oylama sırasında ANAP'lı üyelere DSP'li üyeler de destek oldu. Yılmaz aleyhinde bir karar alınmasını sağlayamayan komisyon üyeleri Yılmaz'ı Yüce Divan'a sevkeden komisyon raporunu muhalefet şerhlerini vermeyerek geciktirdiler. TBMM Başkanlığı verilmeyen komisyon raporları için üyeleri uyardı. TBMM'nin seçim tatiline girmesi Yılmaz için önemli bir avantaj oldu.
Bu arada 55. hükümet İstanbul'da 3 milyon 600 bin dönüm araziyi orman statüsü dışına çıkararak sattı. Sözkonusu araziyi Koç Grubu aldı. Arazinin sınırları içinde olduğu Sarıyer Belediyesi'nin, arazinin tahsisinde usulsüzlük olduğu gerekçesiyle itiraz etmesi üzerine sözkonusu bölge Sarıyer Belediyesi'nin bölgesinden çıkarılarak ANAP'lı Bahçeköy Belediyesi'ne bağlandı. Yargı Sarıyer Belediyesi'nin itirazını haklı buldu. Ama iktidar mücavir alanları Sarıyer'e iade etmek yerine İstanbul Valiliği'ne bağladı. Kurtköy Havaalanı'nın yanında 10 bin dönümlük devlet ormanı bir medya patronuna verildi. 28 bin 800 dönümlük arazi de ANAP'lı eski bakanlardan İbrahim Özdemir'e golf sahası yapılmak üzere tahsis edildi. Yine aynı bölgeden 600 dönümlük bir arazi de Mustafa Koç'a verildi.
Yılmaz hakkında bir başka soruşturma önergesi DYP Artvin Milletvekili Hasan Ekinci ve 54 arkadaşı tarafından verildi. Bu önergede, Yılmaz'ın, "turizme açılan orman alanlarının dağıtımında talimatlar vermek suretiyle partizanlık ve usulsüzlük yapılmasına yol açarak görevini kötüye kullandığı" iddiası yer aldı. Soruşturma önergesi 16 Haziran'da TBMM Genel Kurulu'nda reddedildi. Benzer konuda bir başka önerge ise, DYP Denizli Milletvekili Mehmet Gözlükaya ve 55 arkadaşı tarafından verildi. Önergede, Yılmaz'ın, "6.1.1998 tarih ve 98/10496 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi'yle mevzuata aykırı bir şekilde İstanbul'da yeni turizm merkezleri ilan ettiği ve bu suretle partizanlık yapılmasına yol açarak görevini kötüye kullandığı" iddiasına yer verildi. Soruşturma önergesi 30 Haziran'da kabul edilerek, komisyon kurulması kararı alındı. Komisyon ise raporunu tamamlamasına rağmen TBMM Başkanlığı'na sunmadı. Yılmaz hakkında bir başka soruşturma önergesi ise, DYP Konya Milletvekili Mehmet Ali Yavuz ve 55 arkadaşının TBMM'ye verdiği, "Talih Oyunları Yönetmeliği'ne aykırı bir şekilde bazı tesislere kumarhane işletme belgesi verilmesini sağlamak suretiyle kara para aklanmasına yol açarak görevini kötüye kullandığı iddiası"nı içerdi. Önerge TBMM Genel Kurulu'nda 7 Temmuz'da reddedildi.
Mesut Yılmaz'la birlikte Sanayi ve Ticaret Bakanı Yalım Erez'i de suçlayan bir soruşturma önergesi ise DYP Kocaeli Milletvekili İsmail Kalkandelen ve 55 arkadaşı tarafından "İzmit'te Seka'ya ait bir araziyi Ford Otomotiv Sanayi AŞ'ye bedelsiz vermek suretiyle görevlerini kötüye kullandıkları" iddiasıyla verildi. 6 Kasım'da TBMM Genel Kurulu'nda konuyla ilgili soruşturma komisyonunun oluşturulması kabul edildi. TBMM'nin seçim tatiline girmesine kadar geçen süre içerisinde komisyon üyeleri bir türlü toplantıya gelmedikleri için komisyon görüşmelere başlayamadı. Küskün milletvekillerinin TBMM'yi tekrar toplamasıyla birlikte Komisyon Başkanı Turhan Alçelik, komisyonu toplamak istedi. Ancak yine üyelerin gelmemesi yüzünden Alçelik, komisyonun çalışmalarına ara verdiğini söyledi.
Başbakan Mesut Yılmaz ile Bayındırlık ve İskan Bakanı Yaşar Topçu'yu içine alan bir başka soruşturma önergesi ise DYP Konya Milletvekili Necati Çetinkaya ve 55 arkadaşı tarafından verildi. Önergede, Yılmaz ve Topçu'nun "Bursa Karacabey yolunun ihalesinde usulsüzlük ve partizanlık yapmak suretiyle görevlerini kötüye kullandıkları" iddia edildi. Bu önergede DYP ile ANAP arasındaki aklama operasyonlarından biri yaşandı ve önerge yeterli imza kalmadığından işlemden kaldırıldı.
FP Konya Milletvekili Veysel Candan ve 57 arkadaşı Başbakan Mesut Yılmaz ile Devlet Bakanı Işın Çelebi hakkında, "Petrol Ofisi AŞ (POAŞ)'nin özelleştirilmesinde ihaleye fesat karıştırdıkları ve usulsüzlük yapmak suretiyle görevlerini kötüye kullandıkları" iddiasıyla bir soruşturma önergesi verdiler. Önerge TBMM Genel Kurulu'nda 13 Kasım'da kabul edildi. Önergenin kabulü CHP, DYP ve FP'nin Mesut Yılmaz'ın Başbakanlık'tan istifa etmesi gerektiğini söylemelerine yol açtı. Oluşturulması gereken soruşturma komisyonu ise partilerin üye vermemesi yüzünden bir türlü kurulamadı. DYP Çanakkale Milletvekili Nevfel Şahin ve 55 arkadaşı Mesut Yılmaz hakkında bir de "İzmit Körfez Geçiş Projesi ihalesinde devletin zarara uğratılmasına göz yumarak görevini kötüye kullandığı" iddiasıyla bir önerge sundular. Önerge, POAŞ'la ilgili önergenin kabul edilmesinden bir hafta sonra 20 Kasım'da kabul edildi. Ancak diğeri gibi komisyon kurulamadı.
Yılmaz ve bakanları hakkında verilen soruşturma önergeleri TBMM'de peşpeşe kabul edilirken, Türkiye'de "kasetler dönemi" başladı. CHP'li Fikri Sağlar'ın açıkladığı kasetler kamuoyunda şok yarattı. Kasetlerde Türkbank'ın özelleştirme ihalesine yönelik olarak işadamı Korkmaz Yiğit ve halen Fransa'da cezaevinde olan Alaattin Çakıcı'nın konuşmaları yer alıyordu. Çakıcı, ihaleye girmesi beklenen ya da giren işadamları ile görüşeceği ve devre dışı bırakacağı garantisini veriyordu. Ayrıca Alaattin Çakıcı, kendisine yönelik olarak Türkiye tarafından düzenlenen operasyonları bir bakanın haber verdiğini ifade ediyordu. Sözkonusu bakanın Eyüp Aşık olduğu iddia edilirken, Aşık iddiaları kabul etti ve bakanlıktan istifa etti. Bu arada Emniyet yetkilileri Başbakan Yılmaz'a ihaleye katılan işadamlarının tehdit altında olduğunu bildiren "kozmik gizli" bir yazı gönderdiler. Ancak Yılmaz yazının kendisine ulaşmadığını iddia etti. Çakıcı'nın konuşmalarında Merkez Bankası Başkanı Gazi Erçel'in, Devlet Bakanı Güneş Taner'in adları geçiyordu. Yaşanan olaylar dizisi beraberinde TBMM'ye birçok soruşturma önergesinin verilmesine neden oldu.
Bunlardan ilki, Başbakan Mesut Yılmaz, Devlet eski Bakanı Eyüp Aşık ve Bayındırlık ve İskan Bakanı Yaşar Topçu hakkında, DYP Şırnak Milletvekili Bayar Ökten ve 57 arkadaşı tarafından "güvenlik güçlerince hakkında düzenlenen operasyonları Alaattin Çakıcı'ya haber vermek suretiyle kaçmasını sağladıkları ve hükümetin çeteler ve mafya ile mücadelede izlediği politikanın başarıya ulaşmasını engelleyerek görevlerini kötüye kullandıkları" iddiasıyla verildi. Bu önerge FP Karabük Milletvekili Hayrettin Dilekcan ve 71 arkadaşı tarafından verilen "yasadışı örgütlerle ve mensuplarıyla birlikte hareket ettikleri, örgüt mensuplarının işledikleri suçların ortaya çıkarılmasını engelledikleri ve suçluları himaye ettikleri, devlet ihalelerinde çetelerle işbirliği yaptıkları" iddiasını içeren önergeyle birleştirildi.
Kasetlerin ardından verilen üçüncü bir soruşturma önergesi ise yine Yılmaz ve Devlet Bakanı Güneş Taner'le ilgiliydi. DYP'li Ali Rıza Gönül ve 57 arkadaşının "Türk Ticaret Bankası'nın satışı ihalesiyle ilgili olarak ortaya atılan yolsuzluk iddiaları konusunda gerekli tedbirleri almayarak görevlerini kötüye kullandıkları" gerekçesiyle verdikleri soruşturma önergesi, diğer ikisiyle birlikte 26 Kasım günü TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi. Önergelerin kabul edilmesiyle birlikte hükümet düştü. Türkbank hisselerinin devri donduruldu. Prosedür gereği sözkonusu iddiaları incelemek için kurulması gereken komisyonlar kurulamadı. Mesut Yılmaz'ın hükümeti cumhuriyet tarihinde çete ve yolsuzluk iddiaları yüzünden düşürülen ilk hükümet olmasına karşın Yılmaz hakkında iddiaları araştıracak komisyona partiler üye vermediler. Yılmaz hakkında verilen önergelerin kabul edilmesiyle birlikte hükümetin düşürüldüğü sırada Yılmaz'la ilgili bir başka soruşturma önergesi daha TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi. Bu önerge de, Başbakan Mesut Yılmaz ve Ulaştırma eski Bakanı Necdet Menzir ile ilgili olarak FP Konya Milletvekili Veysel Candan ve 61 arkadaşı "Telsim ve Türkcell firmalarıyla imzalanan sözleşmelerine ve 4046 Numaralı Özelleştirme Kanunu hükümlerine aykırı davranmak suretiyle devleti gelir kaybına uğratarak görevlerini kötüye kullandıkları" gerekçesiyle verildi. Ancak bu soruşturmayı araştırmak üzere de bir komisyon oluşturulamadı.






