
Tunceli'de küçükbaş hayvan yetiştiriciliğiyle geçimini sağlayan besiciler, yeni doğan oğlak ve kuzulara özenle bakıyor, yeterince beslenemeyenleri biberonla besliyor. Besici Celal Yarar, "Bütün zamanımızı hayvanların içerisinde geçiriyoruz. Onlara yavrulama döneminde adeta bir veteriner gibi yardımcı oluyoruz. Kuzu ve oğlakları günde 2 defa anneleriyle buluşturarak süt içmelerini sağlıyoruz" dedi.
Tunceli'nin Ovacık ilçesinde yaşayan besiciler, köylerinde sesleri yankılanan yeni doğmuş oğlak ve kuzuları sağlıkla büyütme telaşına girdi. Sarp dağların arasında kurulu 1500 rakımlı Ovacık'ta, yaylaların ve ormanlık alanların geniş yer kaplaması hayvancılık faaliyetlerine büyük katkı sağlıyor. İlçenin Konaklar, Kızık, Paşadüzü, Havuzlu, Köseler, Koyungölü, Çakmaklı ve Burnak köylerinde yaşayan besiciler de yıllardır sürdürdükleri küçükbaş hayvan yetiştiriciliğiyle geçimini sağlıyor.
OĞLAK VE KUZULAR ANNELERİYLE BULUŞUYOR
Her mevsim hayvanlarıyla ilgilenen besiciler, yaklaşık bir ay önce dünyaya gelen baharın müjdecisi oğlak ve kuzuların bakımı nedeniyle meşakkatli günler geçiriyor. Günün belirli saatlerinde ahırlara giden besiciler, yüzlerce keçi ve koyunu samanlıklarda istifledikleri yem bitkileriyle besledikten sonra oğlak ve kuzuları anneleriyle buluşturuyor. Ahırlardaki kapıların açılmasıyla sürünün içine karışan oğlak ve kuzular, kısa sürede annelerini koku ve seslerinden bulup emdikleri sütle besleniyor.
ADETA BİR VETERİNER GİBİ YARDIMCI OLUYORUZ
Besicilerden Celal Yarar, uzun yıllardır küçükbaş hayvancılıkla ilgilenerek geçimini sağladığını söyledi. Koyun ve keçilerin genellikle şubat-nisan arasında yavruladığını ifade eden Yarar, "Bütün zamanımızı hayvanların içerisinde geçiriyoruz. Onlara yavrulama döneminde adeta bir veteriner gibi yardımcı oluyoruz. Kuzu ve oğlakları günde 2 defa anneleriyle buluşturarak süt içmelerini sağlıyoruz. Belirli bir süreden sonra da oğlak ve kuzuları annelerinin yanından alıp farklı bölmelerde tutuyoruz" dedi.
ZAMANIMIZIN ÇOĞU AHIRDA GEÇİYOR
Babasından öğrendiği hayvancılığı yıllardır sürdürdüğünü ve bu yıl kış mevsiminin çetin geçtiğine işaret eden Kazım Zedef, "Her sene eylül ayının 15'inde keçi ve koyunlarımızın arasına koç ile tekelerimizi katıyoruz. Beş buçuk aylık sürenin sonunda oğlak ve kuzu doğumları başlıyor. Kuzuları yaklaşık 1 ay anneleriyle kalıyor, oğlakları ise tek tek annelerine emdiriyoruz. Zamanımızın çoğu ahırda geçiyor. Hayvanların altını temizliyoruz, yemin ve suyunu veriyoruz. Kuzu ve oğlakları da arpa, yonca ve meşe yaprağıyla besliyoruz" ifadelerini kullandı.







