Türkiye ekonomisi KOBİ'lerle büyüyor

00:0030/04/2007, Pazartesi
G: 30/04/2007, Pazartesi
Yeni Şafak
Türkiye ekonomisi KOBİ'lerle büyüyor
Türkiye ekonomisi KOBİ'lerle büyüyor

KOSGEB Başkan Vekili Bayram Mecit, ”2007 yılında KOBİ'leri her alanda desteklemeye devam edeceğiz. Ancak KOBİ'lerin en büyük sıkıntısı finansman. Bu sıkıntıyı aşmak için 0 faizli krediyle onların önünü açacağız”dedi

Bu haftaki Ekonomi Buluşmaları konuğumuz Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) Başkan Vekili Bayram Mecit. 2007'de KOBİ'lere verilecek destekler ve kredilerden bahsediyoruz kendisiyle. Ar-Ge'den, yeni girişiciliğe, ihracattan istihdama kadar her konuda destek ve krediler söz konusu. Örneğin başlangıç sermayesi olarak 10 bin YTL, iş geliştirme sermayesi olarak da 15 bin YTL olmak üzere yeni KOBİ'lere toplam 25 bin YTL destek veriliyor. Ya da Ziraat Bankası, Halkbank ve Vakıfbank aracılığı ile toplamları 25 milyon YTL ile 260 milyon doları kapsayan ve istihdamdan, makine teçhizatta, ihracattan işyeri taşımaya kadar pek çok alanı ilgilendiren sıfır faizli krediler veriliyor.



“KOBİ'leri nasıl görüyorsunuz?” sorusuyla başlayalım isterseniz... Türkiye'de işletmelerin kaçı KOBİ ve istihdama katkıları ne boyutta?

İşletmelerin yüzde 99.83 ü küçük ve orta büyüklükte işletme. Bunların yarattığı istihdam; yüzde 76,7. Yatırımlardan aldığı pay yüzde 56,5 Yarattığı katma değer yüzde 38. KOBİ'lerin ihracat miktarı yüzde 10. Burada dikkat edilmesi gereken bir şey var; KOBİ'ler büyük şirketler aracılığıyla ihracata daha fazla katılabiliyorlar ama bu rakam direkt olarak yaptıkları ihracat oranı. Krediden aldıklara pay yüzde 24,5. Eskiden bu rakamlar yüzde 4'lerdeydi. Bu rakamlar KOBİ'lerin ekonomide ne kadar büyük bir öneme sahip olduklarının göstergesidir. Bunların gelişmesi ve kalkınması için bir model oluşturulması bizim için bir görev haline gelmiştir. Dolayısıyla ortada bir KOBİ gerçeği var ve bu gerçek artık anlaşılmaya başlandı. Ekonomideki düzgün gidiş, tabii onun paralelinde üretimde rekabetin ve teknolojinin kullanımının artması, uluslararası pazarlardaki KOBİ'lerimizin daha etkili rol oynaması bu gerçeği perçinliyor.

AMAÇ HEDEF BÜYÜTMEK

Peki KOSGEB olarak KOBİ'lere ulaşabiliyor musunuz?

Şimdi bu konuda bazı sıkıntılar var. Mesela KOBİ'lerin yerleşme biçimi düzenli değil, dağınık. Türkiyenin sanayi bölgelerindeki işletme sayısı yüzde 14.3 geriye kalan sağda solda imalat yapan bir kesim, tabii bunlara ulaşmada güçlük çekiyoruz. Bizim KOSGEB olarak zaten amacımız 1 milyon 800 bin işletme değil, bunun içerisindeki imalatçı kesim. Bunlara baktığımız zaman zaten 346 bin 899 adet işletme çıkıyor. Bu kesimin içerisinde bizim değiştirdiklerimiz var ama şu an baktığımızda 60 bin tane işletme envanterimiz mevcut. Bu altmış bin işletmeyle, bu yeni süreçte dedik ki, önce bir müşteri grubumuzu, hedef kitlemizi anlamamız lazım.

Batılı ülkelerde durum nasıl?

Mesela biz 250 bin imalatçı içerisinden 60 binine ulaşabilmişiz. ABD'ye baktığımız zaman 23 milyon işletme var. Onların ulaşma oranları yüzde 14. Biz onlara göre işletmelere ulaşmada daha iyi noktalardayız ama bu yeterli değil tabii ki. Bizim tamamına erişmek gibi bir idealimiz var, ama dediğim gibi tamamına erişmek de hemen olacak kolay bir iş değil. Bizim hedefimiz en geniş alana yayılabilmek. İlk aşamada 28 ile 55 adet adet merkez kurduk. İleride bu sayıyı arttırmak önceliklerimiz arasında.

KOBİLER BİZDEN ÇEKİNMESİN

KOBİ'ler size nasıl ulaşabilir?

Bize başvursunlar. Biz onlara hizmet için varız. Biz onlara destek olmak istiyoruz. Elimizde kaynağımız mevcut. KOBİ başvurmaz deniyor ama desteği alacak da kaynağı alacak da onlar. Bu nedenle daha girişimci davranmalılar. Diğer yandan devlet olarak biz onlara imkanlar sağlıyoruz ama elimizde yeterli personel yok. Bu nedenle her yere uulaşamıyoruz. Şu anda rakamlar iyi değil ama bu bir dert yanma olmamalı. Biz yine elimizdekiler ile hizmet etmek istiyoruz. Yurt genelinde 600-700 personelimiz var. Biz tüm gücümüzle hizmet vermeye hazırız. 392 tanesi uzman ve uzman yardımcısı, bunlarla yurt çapında model geliştiriyor. KOBİ'lere uğruyor, onları denetliyor ve performansı ölçüyor. Böylelikle de müşteri memnuniyetini üst seviyelere getiriyoruz. 250 bin kişiye bu kadroyla ulaşmak hiçte kolay değil.

Yani KOBİ'lerin size ulaşması lazım. Peki onlar size ulaşmakta zorlanıyor mu?

Açıkçası bu sorunun yanıtı ne yazık ki evet. Özellikle toplu alanlarda... Bulunduğumuz Bayrampaşa'da herhangi bir binanın altına resim yapıyoruz. Tabelayla bile bulamıyorlar insanlar. Bu sefer de diyorlar ki: haberimiz yok. Bu bağlamda medya KOSGEB'in neler yaptığını göz önüne getirirse o zaman her şey çok daha kolay olabilir. Mesela köşe yazarlarımız, gazetecilerimiz, görsel medyamız; bunlar sizi duyuran, sizi bir bakıma bir yerlere taşıyan araçlardır. Öbür türlü ne yapıyoruz? Münferit toplantılar, seminerler, kongreler, zirveler herşeyi yapıyorsunuz. İnteraktif ortamda bilgi vermeye çalışıyorsunuz. Ziyaretler yapıyorsunuz. Bu aşamada bile ulaşamdığınız işletmeler oluyor. İşletmeler o zaman : devlet gelmedi, hiçbir şey vermedi, diyorlar. Eleştiri burada tabi çok kolay ama başka hangi enstrümanla kendilerine erişebiliriz.

BEŞ YENİ 0 FAİZLİ KREDİ

Bu yıl ki hedefleriniz neler?

2007'de KOBİ'lere verecekleri finansman desteklerini 5 ana başlık altında toplayabiliriz. KOSGEB, önceki yıllarda verdiği bilişim, istihdam ve ihracat desteğinin yanısıra 2007'de ilk kez yatırım ve makine-teçhizat desteği de verecek. Toplam 100 milyon YTL ayrılan makine-teçhizat desteğinin pilot uygulaması gıda sektörü ile başlayacaktır. 2007'de Ar-Ge ve yenilikçilik de ilk kez desteklenecek. Buna göre elinde projesi olmasına rağmen sermaye sıkıntısı yaşayan girişimciler, KOSGEB'den başlangıç sermayesi olarak 10 bin YTL, iş geliştirme sermayesi olarak da 15 bin YTL olmak üzere toplam 25 bin YTL destek alabilecek. KOSGEB aracılığı ile Ziraat Bankası, Halkbank ve Vakıfbank'ın sağlayacağı kredi toplamları ise 2007 için bilişimde 25 milyon YTL, istihdamda 200 milyon YTL, makine teçhizatta 100 milyon YTL, ihracatta 260 milyon dolar olacak.


İşletmelere markalaşma konusunda da destek oluyor musunuz?

Marka bugün hemen oluşacak bir boyut değil ama ileri döneme yönelik her türlü yardıma, hizmete başvuruyoruz. Birincisi, danışmanlık, tanıtım. İkincisi, tescilinde eğer varsa merkezlerinde onlara yardımcı olabileceğimiz destekler vermek. Maddi destek derken somut olarak para desteği yapıyoruz. Harcamış olduğu rakamlara belli bir katkı payı veriyoruz. 38 tane, bizim geri dönüşümsüz diye tabir ettiğimiz, desteğimiz var. 38 desteğimizin hepsinde katkı paylarını görebilmek mümkün. Marka için danışmanlık, biz orada yüzde 60 oranında parasal giderini karşılıyoruz. Danışmanlık, eğitim, bilgi-erişim; yazılım, elektronik ticaret, yurt dışında pazar açtırma, markaya yönlendirme, yurtiçi, yurtdışı fuarlar, iş gezileri, eşleştirme merkezi desteğimiz, tanıtım desteğimiz, eleman desteğimiz, yani o kadar geniş bir yelpazede hizmet veriyoruz. Tabii ki marka süreci çok uzun bir süreç, biz önce KOSGEB bilincini yayabilirsek o zaman daha ileriye nasıl gidebiliriz, diye düşünmemiz gerekir.



Peki bu kadar yardımı verdiğinizi biliyoruz. Neden hâlâ size gelen işletme sayısı yüzde 24?

Birincisi bir önyargıyla bizlere gelmeleri, zaten bize vermezler gibi. İkincisi kamu kuruluşu olduğumuz için belli alanlarda, belli prosedürlerimiz var. Çeşitli denetimlerden, istişarelerden geçiriyoruz. Ülkemizde yönetim mekanizması, cumhurbaşkanlığı denetimi, başbakanlık denetimi, bakanlığın denetimi, yani sürekli denetimlerden bahsediyoruz. İşte bunun gibi bizde de denetişmler var. Bunların arasındaki olumsuzluk ve sıkıntılardan dolayı bu denetimler geldi ve bunu koymazsanız, bu sefer sizi denetliyorlar; koyarsanız bu sefer KOBİ'miz diyor ki bana çok fazla bürokrasi getirdiniz, diyor. Yani bir bakıma, tabirimi hoş görünüz, cebime direkt olarak paramı koysun diyor. Tabii ki bir yardım yapılacak ama bu yardımı verdikten sonra yarattığı katma-değeri, performansı, etkiyi de ölçmeniz lazım. Eğer bunu ölçemeyip, parayı saçmış olmak demek, muhakkak ki bir katkı sağlayacaktır ama nihayi olarka bizim de kamu olarak bu paranın nereye gittiğini bilmemiz gerekiyor.

KOBİ'ler para almalarına rağmen kayıt altına girmeyi bir sıkıntı olarak gördükleri için size başvurmuyor olabilirler mi?

Tabii bu sorunlardan birisi amatamamı değil. Mesela bizim toplumumuzda genel bir şey vardır. Nedir? Okumuşsa memur olur, okumadıysa herhangi bir meslek edinir ve işleri yoluna koymaya çalışır. Bir işletme açarken de bir muhasebeci, bir mali müşavire gider ve ona işleri ayarlamasını söyler. Bu nedenle bizim toplumumuzda bir form doldurma sıkıntısı var. Yani onlara zor geliyor diyebiliriz. Ben eğer vergi ödüyorsam, devlet bana versin, diyor.

Bizim kredi desteklerimizden ne ölçekli olursa olsun bütün işletmeler faydalanabiliyor. Hatta artırımlı olarak da biz katkı yapabiliyoruz. Örneğin, broşür basacak ama parası yok ama tanıtım için gerekli, parasını biz veriyoruz.

YURTDIŞI AVANTAJLARI

İşletmelerin yurtdışına açılımı konusunda sadece fuar desteği mi var?

Kişiye yurt içinde destek veriliyor ama yurt dışına çıktığı zaman, bir tercümana ihtiyacı olduğu veya bir araba kiralayacağı zaman dil problemi yaşıyor. Avantajları var ama anlaşılmıyor ki. Bu problemleri de biz eşleştirme merkezleriyle halletmeye çalışıyoruz. Biz tercüman parasını ödüyoruz. Otomobil kirasını biz ödüyoruz. Bunun örnekleri Almanya'da, iki tane olmak üzere ve Rusya'da görebilirsiniz. Yani KOSGEB işletmenin karşısına çıkabilecek sıkıntıları en aza indirgemeye çalışıyoruz.