Yorgun Savaşçı'yı 12 Eylül Devlet Ana'yı 'kurtlar' yaktı

İstanbul
00:0025/02/2007, Pazar
G: 25/02/2007, Pazar
Yeni Şafak
Yorgun Savaşçı'yı 12 Eylül Devlet Ana'yı 'kurtlar'
Yorgun Savaşçı'yı 12 Eylül Devlet Ana'yı 'kurtlar'

12 Eylül'de Yorgun Savaşçı'nın dizisini yakan devlet, Kemal Tahir'e iade-i itibar niyetine 'Devlet Ana'nın filmini çektirmek istedi, o da 'devlet malı deniz' diye saldıran kurtlara takıldı. Osmanlı'nın kuruluşunun 700. yılına yetiştirilmeye çalışılan film, para kavgası yüzünden rafa kalktı

12 Eylül'de Yorgun Savaşçı'nın dizisini yakan devlet, Kemal Tahir'e iade-i itibar niyetine 'Devlet Ana'nın filmini çektirmek istedi, o da 'devlet malı deniz' diye saldıran kurtlara takıldı. Halit Refiğ'in Kemal Tahir'in romanından TRT için çektiği 'Yorgun Savaşçı' dizisi 1983'te 12 Eylül döneminin Başbakanı Bülend Ulusu'nun emriyle yakılmıştı. 1999'da Başbakan Ecevit'in, Kemal Tahir'in Osmanlı'nın doğuşunu anlattığı ünlü romanı Devlet Ana'nın filme çekilmesi için Halit Refiğ'e öneride bulunması, "Kemal Tahir'e iade-i itibar" diye nitelendirildi. Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan, Mimar Sinan Üniversitesi Rektörü Tamer Başoğlu ile anlaşma yaptı ve 1 milyon dolar bütçe tahsis etti. Ancak, aradan 2,5 yıl geçtikten sonra yönetmen Halit Refiğ Başbakanlık'a mektup yazarak, filmi Mimar Sinan Üniversitesi ile birlikte çekemeyeceğini belirtti ve projeden affını istedi. Başbakanlık da, MSÜ'ye gönderdiği 1 milyon dolar avansı geri istedi. Para, 168 bin dolar faiziyle birlikte iade edildi.

HERKES PARA DERDiNDE

Yönetmen Halit Refiğ, bu durumu, "Meslek hayatımdaki en büyük utançlardan biri olarak görevi iade ettim" diye anlatıyor bugün. Büyük yapımların "kurtlar sofrası" olduğunu belirten Refiğ, şöyle konuşuyor: "Meslek hayatımda bana en sıkıntılı zamanlar yaşatan olaylardan birisi 'Devlet Ana' meselesiydi. Zamanın Başbakanı Bülent Ecevit, Ankara'ya davet ederek bana bizzat bu görevi verdi. Fakat iki yıllık bir teşebbüs içinde her temas ettiğim kişi ve kuruluş öylesine işin parası üstünde durdu ki, ben boşa giden çabalar sürecinden sonra Başbakanlığa gidip, herkesin sadece 'bundan ne kadar para götürürüm' hesabında olduğunu, bu şartlarda bu işin altından kalkamayacağımı ifade ederek, meslek hayatımdaki en büyük utançlardan biri olarak görevi iade ettim. Bu gibi büyük kapsamlı projelerin kurtları çok. Çünkü orada büyük para var. Büyük para olduğu için dişi daha keskin olan kurt kimse, parçayı o götürüyor."

'TÜRK SİNEMASI' HÂLÂ YOK

Türk filmlerinin gişe rekorları kırmasını da değerlendiren Halit Refiğ, yeni Türk filmlerinin 'Türk sineması' denilebilecek genel özellikleri taşımadığını belirterek, "Bugün Türkiye'de var olan sinema olaylarını, gösterilen filmleri bütün bir Türk sineması başlığı altına toplamıyorum. Ortak özelliği yok, ortak bir sistem içinde meydana getirilen filmler değil. Her birisi bireysel bir teşebbüs. 15-25 yaş grubuna hoşça vakit geçirtme amacı taşıyan Amerikanvari bir sistem yerleşti. Kurtlar Vadisi, Amerikan filmlerinin aksiyonuna sahip ama bu kadar tiksindirici Amerikan tiplerine de hiçbir filmde rastlayamazsınız" dedi.