Kokusu ve tadı kimimize hoş, kimimize nahoş gelir. Hep önyargıyla yaklaşılır bu sağlık dolu sebzeye. Halbu ki, kerevizin değeri Antik Yunan'da bile bilinirdi. Bugün bir çok ünlü hekimin çeşitli hastalıklara ilaç diye önerdiği kerevizin kıymetini kış bitmeden bilin.
Çok yararlı bir besin olmasına rağmen, pek çok kişiden sevmiyorum sözünü duyabilirsiniz. Kokusu kimimize hoş, kimimize nahoş gelir, tadına alışan bir daha bırakamaz ama kereviz yeme alışkanlığı olmayan da kolay kolay sevemez. Maydanozgillerden olan, 18 ve 19. yüzyıllarda son derece popülerleşen, fakat bugün hakkı verilmeyen kerevize, kanaatimce önyargıyla yaklaşılıyor. "Bahçelerde kereviz biz kereviz yemeyiz" türküsünü söyleye söyleye düşman ettiler herkesi bu güzelim sebzeye. Sevmeyenlerin aksine tam bir kereviz tutkunu olduğum söyleyebilirim. Salatasına, zeytinyağlı yemeğine bayılırım, kokusu dahi çok hoşuma gider.
Kerevizin M.Ö: 1000'li yıllarından itibaren yetiştirildiği bilinmektedir. Eski Mısırlılar kerevizi ölüleriyle birlikte gömdükleri eşyalar arasına katmışlardır. Kereviz, Antik Yunan'da da önemli bir yere sahip. Spor yarışmalarını kazananların başlarına ödül olarak yabani kerevizden taç yapılıp konulduğu bile rivayet ediliyor. Tıbbın babası Hipokrat, kerevizi tedavi gücü yüksek sebzeler arasında sayıyor ve hastalarına şunu öneriyor: "Altüst olmuş sinirleriniz için kereviz, besininiz ve ilacınız olsun." Homeros ise "İlyada" destanında Achille'in bu bitkiyi saçlarına sık sık sürdüğünü ve Achille'in saçlarının bu yüzden gür olduğunu yazar. Ortaçağ'ın ünlü hekimlerinden Sainte Mildegarde ise kerevize her derde deva, evrensel bir ilaç gözüyle bakar.
Bu kış sebzesinin kanserden yüksek tansiyona, gripten kolesterole kadar her türlü hastalığa iyi geldiği de belirtiliyor. Kerevizin yaprak ve saplarının, bol vitaminleri ve çeşitli madeni maddeleriyle çok faydalı olduğunu belirten uzmanlar, mideyi kuvvetlendirdiğini ve iştah açtığını bildiriyor. Kanı pisliklerden temizlemeye ve sivilcelerin geçmesine, yüzün pembe bir hal almasına yaradığını söylüyor uzmanlar ve kerevizin diğer faydalarını şöyle sıralıyorlar: "Karaciğerin şişliğini giderip onu yorgunluk maddelerinden temizliyor, sarılığı gideriyor. İçerdiği apiol adlı maddeyle idrar yollarını temizliyor. Böbreklerden kumu, taşı döküyor. Sinirleri yatıştırıcı etkisi var. Aşırı sinirlilik durumunu yok ediyor." Kerevizin bedene yararlı diğer etkileri de şöyle: "Uyarıcıdır, bedeni güçlendirici toniktir, gaz söktürücüdür ve sindirimi kolaylaştırır, şişmanları zayıflatır, cinsel faaliyeti artırır. Avrupa, eski çağların bu yararlı besinini, ancak 16. yüzyıldan sonra keşfediyor.
Kereviz genellikle zeytinyağlı yemeklerde, turşu, sos ve salatalarda kullanılıyor. Şifa kaynağı olan tohumlarıyla çay, tentür ve natürel ilaç yapılıyor ve tereyağı elde ediliyor. Körpe yaprakları kurutulup ezilerek bazı yemeklere çeşni vermesi için katılıyor. Tohumları, öğütülüp kereviz tuzu olarak yiyeceklere katılıyor, tuzsuz rejimlerde sofra tuzu yerine kullanılıyor. Ayrıca kerevizin bir avuç dolusu yeşil yaprağını beş bardak suda kaynatıp yapraklarını süzerek kereviz çayı yapabilirsiniz. Günde bir kere yemekten sonra içilen bu çay, mide ağrılarına iyi gelecektir.
"Bahçelerde kereviz, biz kereviz yemeyiz" diyenlerin bile aklını çelebilecek birbirinden güzel yemek çeşitleri vardır kerevizin. Mesela portakallı kereviz yemeği, kerevizin kötü olarak bilinen tadına ve kokusuna başkaldıran lezzetlerdendir. Hazır mevsimi de gelmişken mutlaka deneyin.






