Dijital Ekran Sendromu’na dikkat

04:0027/02/2026, Cuma
G: 27/02/2026, Cuma
Yeni Şafak
Arşiv.
Arşiv.

Ramazan ayında ekran başında geçirilen sürenin artması, Dijital Ekran Sendromu’nu tetikliyor. Sorunun gözde yanma, batma ve kaşıntı gibi şikâyetlerle ortaya çıktığını belirten Dünyagöz Hastaneler Grubu Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Başak Bostancı, “Ramazan’da değişen beslenme ve uyku rutinleri nedeniyle göz sağlığına daha fazla özen gösterilmesi gerekiyor. Kontrollü ekran kullanımı ve iftar ile sahur arasındaki dengeli sıvı alımı, bu dönemdeki gözyaşı kalitemizi korumanın en önemli anahtarıdır” dedi.

Dijital Ekran Sendromu, uzun süre ekrana maruz kalmanın etkisiyle gözde yanma, batma ve kızarıklık gibi belirtilerle kendini gösteriyor. Ramazan ayıyla birlikte artan ekran süresine, değişen beslenme ve uyku düzeni de eklenince hastalığın tetiklenmesi kaçınılmaz oluyor. Ramazan ayında rutinlerin değiştiğini hatırlatan Dünyagöz Hastaneler Grubu Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Başak Bostancı, “Uzun süreli susuzluk ve artan dijital mesai nedeniyle gözlerimiz daha fazla özen bekliyor. Kontrollü ekran kullanımı ve iftar ile sahur arasındaki dengeli sıvı alımı, bu dönemdeki gözyaşı kalitemizi korumanın en önemli anahtarıdır” dedi.

Doç. Dr. Başak Bostancı

40 YAŞ ÜSTÜ DİKKAT

Vücudun uzun süre sıvıdan uzak kalmasının gözyaşı üretimini azaltabildiğini hatırlatan Bostancı, “Gözyaşı üretimi azaldığında batma hissinin yanı sıra, gözyaşının yağ ve su dengesi de bozulabiliyor. Bu durum görme flüktüasyonu adı verilen anlık görme bulanıklıklarına yol açabiliyor. Özellikle 40 yaş üstü ve şeker hastalarının dikkat etmesi gereken bu durum oldukça riskli” diye konuştu.

GÖZLERİ 20-20-20 KURALIYLA DİNLENDİRİN

Göz kuruluğuna karşı yapılması gerekenleri de sıralayan Bostancı, “20-20-20 kuralı basit ama gözü dinlendirmek için oldukça değerli bir yöntem. 20 dakikada bir, 20 saniye boyunca, 20 fit (6 metre) uzağa bakarak göz kaslarımızı dinlendirebiliriz. Özellikle ekran başında çalışanların gün içinde sık sık bu kuralı hatırlamalarında fayda var” değerlendirmesi yaptı.

DENEYİMLİ HEKİMLER İYİLEŞTİRİYOR

  • Geleneksel yöntemlerin yetersiz kaldığı durumlarda teknolojik çözümleri devreye aldıklarını vurgulayan Bostancı, “Kirpik diplerindeki yağ bezlerini hedef alan IPL yani Yoğun Atımlı Işık ve maske tedavileri deneyimli hekimler tarafından uygulandığında olumlu sonuçlar veriyor” ifadelerini kullandı.

BASİT AMA ETKİLİ ÖNLEMLER

  • Göz kuruluğuna karşı alınabilecek birkaç basit önlem var. Ofiste veya araçta klimanın doğrudan yüze vurmasını engellemek bu önlemlerin başında geliyor. Ekran parlaklığını ortama göre ayarlamak gerekirken, bakış mesafesini korumak da önemli. Omega-3 ve bol su tüketimiyle nem dengesini korumak gerekirken, daha sık göz kırpmayı da alışkanlık haline getirmek gerekiyor.

KİŞİYE ÖZEL BASAMAKLI TEDAVİ

  • Göz kuruluğu erken evrelerde ise suni gözyaşı, merhem ve göz kapağı temizliği ile tedavi ediliyor. Eğer ilerlemiş bir evrede ise ışık tedavileri devreye giriyor. Göz kuruluğu tedavisinde “basamaklı tedavi” yönteminin esas alınması gerektiğini hatırlatan Bostancı, süreci şu şekilde aktardı: “Tedaviye her zaman risk analiziyle başlıyoruz. Hastanın sistemik hastalıklarını, (hipotiroidi, diyabet, hipertansiyon), kullandığı ilaçları (antihistaminikler, antidepresanlar, doğum kontrol hapları) ve çalışma ortamını titizlikle inceliyoruz. İhtiyaca göre klinik ortamda uyguladığımız testlerle gözyaşının miktarının mı yoksa kalitesinin mi (buharlaşma süresi) sorunlu olduğunu saptıyoruz. Tedavide eksik olan bileşene göre seçilen suni gözyaşı damlalarının yanı sıra, daha ciddi vakalarda antiinflamatuar ilaçlar, kirpik hijyeni için özel şampuanlar ve sıcak kompresler kullanılabiliyor.”


#Sağlık
#Toplum
#Hayat