Hayat Dünyanın derdinidünyaya gösteriyorum

Dünyanın derdini dünyaya gösteriyorum

Fotoğraf sanatçısı Nevzat Yıldırım’ın “Çatışmadan Sonra “adlı sergisi Afganistan, Yemen, Irak gibi savaş ve çatışma bölgelerinde çektiği fotoğraflardan oluşuyor. Savaşa tanık olan kişiler ile yetimleri merkeze alan genç sanatçı, “Sanatın evrensel diliyle, fotoğrafla dertlerini dünyaya göstermek dışında onların yaşamlarına etki edecek çok büyük bir şey maalesef elimden gelmiyordu.” diyor.

Hatice Saka Yeni Şafak
Yemen Sana'a 2013 / Nevzat Yıldırım.
Yemen Sana'a 2013 / Nevzat Yıldırım.

Türkiye’nin en yetenekli genç fotoğrafçılarından biri Nevzat Yıldırım. Şu ana kadar 40’a yakın ödül aldı. Geçtiğimiz günlerde de Londra’daki Albumen Gallery’de “After the Conflict (Çatışmadan Sonra)” isimli bir sergi açtı. Bu sergiyi diğerlerinden ayıran ise Albumen Gallery’de ilk kez bir Türk sanatçının fotoğraf sergisine yer veriliyor olması. Yıldırım, ayrıca sergideki fotoğraflarından oluşan “Çatışmadan Sonra” adlı bir de kitap yayınladı ve web sitesinden satışa sundu. Londra’ya gidip sergiyi gezemeyenler de fotoğrafları, online olarak görebilirler. Biz de Nevzat Yıldırım ile bu özel sergisini konuştuk.

“Çatışmadan Sonra” adlı serginin fikri nasıl ortaya çıktı ve böyle bir sergiyi açmaya nasıl karar verdiniz?

Afganistan ve Yemen gibi ülkelerde ürettiğim farklı fotoğraf projelerimi Alman asıllı İngiliz sanat galericisi ve ünlü küratör Stephan Schmid ile Londra’da yaptığımız uzun değerlendirmelerde “Çatışmadan Sonra” isimli sergi fikri ortaya çıktı. Bu projede Afganistan ve o zaman ki adıyla Rusya Sovyet Sosyalist cumhuriyeti arasında gerçekleşen savaş sırasında kullanılmış Tanklar ve savaşı yaşamış insan portreleri yan yana gelmesiyle sergide derin bir etki oluşturdu. Bu serginin amacı, bir Türk sanatçı olarak insan olmanın gerekliliğini batıya bir nebze olsun tekrar hatırlatmaktı. Dünya’da savaş, açlık, çatışmalardan sonraki yaşamları bizdeki gibi sadece meydanların kalabalığında eleştirmektense sanatın evrensel diliyle görsel bir protesto olarak İngiltere’de ortaya koymak istedim. Sanırım bu tarz bir eleştiri batılı insanların zihninde daha makbul görülüyor.

Nevzat Yıldırım

BAZEN AZ SAYIDA ESER ETKİLİ OLUR

Sergide kaç fotoğraf var?

Aslında herhangi bir sanat sergisinde eserlerin yan yana gelerek bir anlam ifade etmesi ve söyleyecek güçlü bir sözünün olması sayıca kaç tane eserin sergilenmesinden çok daha önemlidir. Bazen çok az sayıda eser ile çok büyük etkiler oluşturulabilir. İngiliz basınında ve Londra’daki önemli sanat platformlarında sergimizle ilgili yayınlanan haberler ve makelelerle bu geri dönüşümü gördük. Yine de meraklıları için ifade edeyim sergide yaklaşık olarak 50 fotoğraf bulunmaktadır.

Hangi yıllarda çekilmiş fotoğrafları kapsıyor?

2013 ve 2015 yılları arasında Yemen ve Afganistan’a Türk insani yardım kuruluşlarının davetiyle gittim. Bu yolculuklarda her iki ülke de yaklaşık birer haftadan fazla kaldım. Orada yaşadıklarımın etkisiyle hikayemin izinde bir belgeselci veya foto muhabiri gibi ortalama 20 saatten fazla karayolu yolculukları yaptım. “Çatışmadan Sonra” bölgelerde şahit olduğum insanların ruh hali, yaşam biçiminden ve özellikle yetim çocuklardan derinden etkilendim. “After the Conflict(Çatışmadan Sonra)” isimli sergim, savaş ve çatışma bölgelerinde yaşamak zorunda olan insanların hikayesidir.

LONDRA’DA AÇILMASI ÖNEMLİ

Hiç unutamadığınız sadece fotoğrafını çektikten sonra aklınızdan çıkmayan görüntülerden birini anlatır mısınız?

Gittiğim ülkelerde yetim cocukların portrelerini onların yaşam alanlarıyla birlikte gelecekte yayınlamayı planladığım başka bir kitap projesi kapsamında çekiyorum. Fotoğraf makinemin vizöründen bakarken elbetteki cocuklarla göz göze geliyoruz pek çoğunun büyük bir heyecanla ve umut dolu gözlerle, gözlerimin içine bakmalarını hiç bir zaman unutamam zaten unutulacak gibi de değildir. Sanatın evrensel diliyle, fotoğrafla dertlerini dünyaya göstermek dışında onların yaşamlarına etki edecek çok büyük bir şey maalesef elimden gelmiyordu.

Serginin Londra’da açılmasının özel bir sebebi var mı?

Bir hafta öncesine kadar yaklaşık iki yıl sevgili eşim Tuba ve oğlum Ali Bahadır ile birlikte Londra’da yaşıyor ve bir taraftan da sanat çalışmalarıma devam ediyordum. Bu bağlamda İngiltere ve Avrupa’da eserlerimin satışını gerçekleştiren Albumen Galeri ile çalışıyorum. Galeri Londra merkezli olduğundan dolayı sergiyi orada online olarak açtık böylelikle bütün dünyaya ulaşmasını sağladık. Aynı zamanda sergiyle eş zamanlı satışa sunulan “After the Conflict (Çatışmadan Sonra)” isimli bir fotoğraf kitabım yayınlandı. Bu kitapla bir taraftan da Türk milletinin ve devletinin dünyanın vicdanı olduğunu anlatmaya çalışıyorum. Londra pek çok alan da olduğu gibi kültür ve sanat açısından önemli bir şehirdir. Böyle bir serginin ve kitabın orada hayat bulması, sanat severlerle buluşması Albumen Gallery, ilk kez bir Türk sanatçının eserlerine ev sahipliği yapması bizi çok mutlu etti.

  • İstanbul’u yeterince anlatamadık
  • Üzerinde çalıştığınız yeni projeleriniz hakkında bilgi verir misiniz?
  • Kalbimde, New York ya da Londra’da üst düzey sanat kitapları yayınlayan küresel bir yayıncı ile İstanbul’u Sevmek isimli bir kitap yapmak var. Yeryüzünün en güzel şehirlerinden olan İstanbul’un tarihine yakışır bir sanatçı kitabı yapmak var. Kanımca biz İstanbul’u yeterince dünyaya anlatamadık. İstanbul tarihinin her döneminde pek çok şair, ressam ve fotoğrafçıların sanatına yansımış özel bir şehirdir. Ben de bu şehre aşık bir sanatçı olarak, 10 yıldır bugünün İstanbul’unu tasarımı ve içeriğiyle estetik, sanatsal bir kitap haline getirmek için kendi halimde çabalıyorum.
Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.