Meme kanseri riskine karşı sofrada 7 adım
04:00, 11/10/2026, Pazar
Yeni Şafak

Arşiv.
Meme kanseri riskinde genetik ve hormonal faktörlerin yanı sıra beslenme ve yaşam tarzı da önemli rol oynuyor.
Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında beslenmenin önemine dikkat çeken Diyetisyen Hümeyra Mutlu, tek bir besinin kanserden koruyamayacağını belirterek riski azaltmaya yardımcı olabilecek 7 öneride bulundu:
1 BROKOLİ, LAHANA VE KARNABAHARI SOFRANIZDAN EKSİK ETMEYİN
Brokoli, karnabahar, lahana ve Brüksel lahanası, glukozinolat adı verilen bitkisel bileşikler içeriyor. Bu bileşiklerden oluşan sülforafan, hücresel savunma mekanizmaları üzerindeki olası etkileri nedeniyle kanser araştırmalarında inceleniyor. Haftada birkaç kez brokoli, karnabahar veya lahana tüketin. Buharda hafif pişirerek, fırınlayarak veya salatalarınıza ekleyerek sebze çeşitliliğinizi artırın. Ispanak, semizotu ve havuç gibi farklı renklerde sebzelere de yer verin.
2 ANTİOKSİDANLARI TAKVİYELERDEN DEĞİL, BESİNLERDEN ALIN
Nar, kara üzüm, yaban mersini ve böğürtlen gibi meyveler antioksidan özellik gösteren bitkisel bileşikler açısından zengin. Bu bileşikler, hücreleri oksidatif hasara karşı koruyan mekanizmaları destekleyebiliyor. Günde en az 5 porsiyon sebze ve meyve tüketmeyi hedefleyin.
3 BAĞIRSAKLARINIZI BESLEYİN, LİFİ ARTIRIN
Son yıllarda bağırsak bakterileri ile meme kanseri arasındaki ilişki araştırılıyor. Özellikle bağırsak bakterilerinin östrojen hormonunun vücutta işlenmesinde rol oynayabileceği biliniyor. Günlük yaklaşık 25-30 gram posa almayı hedefleyin. Haftada en az 2-3 kez kuru baklagil tüketin. Yulaf, tam tahıllar, sebzeler ve meyveleri beslenmenize ekleyin. Kefir ve yoğurt gibi fermente besinlere de yer verebilirsiniz.
4 SOYA TÜKETMEKTEN KORKMAYIN
Soya, içerdiği izoflavonlar nedeniyle yıllardır meme kanseriyle ilişkilendiriliyor. Bitkisel östrojen olarak bilinen bu bileşiklerin insan östrojeniyle aynı etkiyi göstermediğini hatırlatmak isterim. 2024 yılında JNCI Cancer Spectrum dergisinde yayımlanan çalışmada, meme kanseri tanısı almış kadınlarda daha yüksek soya izoflavonu tüketimiyle yüzde 26 daha düşük nüks riski arasında ilişki bulundu. Ancak bu sonuç, soyanın kanserin tekrarını önlediğini kanıtlamıyor. Tofu, edamame ve şekersiz soya sütü gibi besinleri dengeli beslenmenin bir parçası olarak tüketebilirsiniz.
5 MENOPOZ SONRASI BEL ÇEVRESİ YAĞLANMASINA DİKKAT EDİN
Yağ dokusu yalnızca enerji depolamıyor, hormon metabolizmasında da görev alıyor. Menopoz sonrasında yağ dokusunda gerçekleşen östrojen üretimi, özellikle hormona duyarlı meme kanseri riski açısından önem taşıyor. Dünya Kanser Araştırma Fonu, menopoz sonrasında fazla vücut yağının meme kanseri riskini artırdığına ilişkin güçlü kanıtlar bulunduğunu belirtiyor. Yalnızca kilonuzu değil, bel çevrenizi ve vücut yağ oranınızı da takip edin.
6 YEŞİL ÇAY VE ZERDEÇALI MUCİZE GÖRMEYİN
Yeşil çayın içerdiği EGCG, zerdeçalın kurkumini, sarımsak ve soğanın kükürtlü bileşikleri kanser araştırmalarında inceleniyor. Yeşil çayı şekersiz içecek alternatiflerinden biri olarak değerlendirin. Yemeklerinize zerdeçal, sarımsak ve soğan ekleyin. Yüksek doz antioksidan veya bitkisel ekstre takviyelerini, özellikle kanser tedavisi sırasında, hekim onayı olmadan kullanmayın.
7 AKDENİZ TİPİ BESLENİN, İŞLENMİŞ GIDADAN KAÇININ
Meme kanserinden korunmada en önemli nokta tek bir besin değil, beslenmenin bütünüdür. Sebze, meyve, tam tahıl, kuru baklagil, zeytinyağı ve balıktan zengin Akdeniz tipi beslenme, sağlıklı vücut ağırlığını korumaya ve metabolik sağlığı desteklemeye yardımcı olabilir. Öte yandan alkol tüketimiyle meme kanseri riski arasında güçlü bir ilişki bulunuyor. Zeytinyağını temel yağ kaynağınız olarak kullanın, haftalık menünüzde kuru baklagil ve balığa yer verin. İşlenmiş etleri ve şekerli içecekleri sınırlandırın.

Gündem
Masa tenisi takımında kimyasal risk: Piyasadan toplatılıyor

Hayat
Erzurum Şehir Hastanesi'nde ekim ayında 12 branşta mesai dışı poliklinik hizmeti

Hayat
Ezber bozan 'kanser' çıkışı: Pimpirikliler daha çok yakalanıyor