
Varaka Kâğıt’ın sponsorluğuyla Ketebe’den çıkan “Kâğıt Kitabı” kâğıdın bulunmasından bugüne kadar uzanan binlerce yıllık serüvene ışık tutuyor. Türkçe, İngilizce ve Arapça olarak üç dilde yayımlanan kitabın baskısında Nepal, Japonya, Mısır ve Güney Kore’de üretilmiş farklı kâğıtlar da kullanıldı.
Binlerce yıldır düşüncenin dostu ve tarihin taşıyıcısı olan “kâğıt”, bu sefer fonda değil başrolde. Varaka Kâğıt Sanayi A.Ş. sponsorluğunda yayıma hazırlanan ve Ketebe Yayınları’ndan çıkan “Kâğıt Kitabı”, gelenekten geleceğe “kâğıdın” hikâyesini anlatıyor. Rami Kütüphanesi’nde gerçekleştirilen lansmanla tanıtılan kitap, adeta bir sergi ambiyansıyla okuru antik çağlardan modern zamanlara uzanan bir yolculuğa davet ediyor. “Üzerine neredeyse bütün insanlığın hikâyesinin işlendiği bir maddenin aslında ne olduğunu ve hangi serüvenlerden geçtiğini hiç merak ettiniz mi?” sorusuyla açılan kitap, “Büyük insanlık hikâyesi devam ediyor. Ve elbette kâğıdın hikâyesi de. Nitekim söz uçar, yazı kalır derler. İşte yazının kaldığı yerdeyiz” cümlesiyle nihayete eriyor.
KÂĞIT HER ZAMAN MÜTEVAZIDIR
Eserin hazırlanma sürecini en başından bugüne kadar takip eden Şair ve Yazar Ahmet Kot, kâğıdın icadının tekerleğin icadından bile önemli olduğunu vurguladı. Böyle bir kitabı hep hayal ettiğini aktaran Kot, “Elli yıllık hayalimi gerçekleşmiş olarak karşımda görünce heyecanlandım tabii ki. Kitapla kâğıdın kadim yürüyüşü birbirinden ayrılmaz, ama kâğıt her zaman mütevazıdır. Arka planda durur. Kitapta yazılanlar insanları daha çok büyüler. Türkiye'de kağıdın önemiyle ilgili kitap ve yayın maalesef yok denilecek kadar az. Bu kitap, bundan sonra yayınlanacak eserlerin de bir vitrini" ifadelerini kullandı.
Ülkemizde kâğıt üretiminin maalesef sadece ambalaj tarzı kâğıtlarla sınırlı olduğu hatırlatmasını yapan Kot, “Uçaklar, denizaltılar yapıyoruz ama kâğıdı dışarıdan alıyoruz. Bu çok acı. Başta kâğıt fabrikaları olmak üzere yatırımcılara bu konunun önemli olduğunu anlatmamız lazım” dedi.
OKUYUCU TEMAS ETSİN

Kitabın hazırlanma sürecinin yaklaşık 8 ay sürdüğünü belirten Simurg Studio yöneticisi Mustafa Yaman ise Ketebe Yayınları’ndan bu projenin teklifi geldiğinde çok heyecanlandıklarını aktararak şunları söyledi: “Şimdiye kadar kâğıdın tarihiyle ilgili bu boyutta bir çalışma yapılmamıştı. Kitabın metinlerini aldıktan sonra yaklaşık 1000’in üzerinde görsel tarama yaptık. Ardından tasarım süreci başladı. Kitabın içinde kullanılan kâğıtlar birbirinden farklı. 5 farklı el üretimi kâğıtla birlikte Nepal, Japonya, Mısır, Güney Kore’de üretilmiş farklı kâğıtlar da var. Okuyucu bunu görsün, temas etsin istedik.”
BU KİTAP DA İZ BIRAKTI

Kâğıt alanında yaptığı kıymetli işlerle adını duyuran Asitane Vakfı Başkanı Hasibe Turan da kâğıt alanındaki çalışmaların eksik olduğunu belirterek, “Kâğıt alanında ne yapılırsa yapılsın boşluk doldurulamaz. Yaratıldığı günden insanların beri iz bırakmak istedikleri serüvende kullandıkları bir araç. İzlerini hep ya mağaraya ya tabletlere ya da farklı ürünlerden üretilmiş kâğıtlara bırakmışlar. Kâğıt kitabı da bir iz bırakmış bence” açıklamasını yaptı.
Binlerce yıllık serüven

Türkçe, İngilizce ve Arapça olarak üç dilde yayımlanan ve özel kutusunda sunulan Kâğıt Kitabı, kâğıdın bulunmasından bugüne kadar uzanan binlerce yıllık serüvene ışık tutuyor. Kâğıdın dijitalleşen dünyada da halen önemini koruduğuna dikkatin çekildiği eserde, endüstriyel kâğıt üretiminin binlerce yıllık serüveni, matbaa ve basım teknolojilerindeki baş döndürücü değişim ve kullanım alanlarındaki artış gibi konular işleniyor. Okura dünyadan el yapımı kâğıt örneklerini deneyimleme imkanı da sunulan kitapta, "Kağıdın Bulunuşu ve Asya'da Yayılışı", "Avrupa'da Kâğıt Üretiminin Gelişimi", "Matbaanın Bulunuşu ve Yayılışı", "Kâğıt Üretiminin Makineleşmesi", "Osmanlı İmparatorluğu Döneminde Kâğıt Üretimi", "Cumhuriyet Döneminde Türkiye'de Kâğıt Üretimi" başlıklı bölümler yer alıyor.








