Her hacamat biraz kanlı olur..

00:0019/05/2010, Çarşamba
G: 3/09/2019, Salı
Abdullah Muradoğlu

Ortalığın karışacağı belliydi ama bu kadarını da beklemiyorduk.Güya Deniz Baykal, partiden gelen baskılar sonucunda geri dönecekti ve güven tazelemiş olarak yeniden seçilecekti.Bu yüzden başka isimlerin aday olmaması yönünde ağır bir baskı hissediliyordu.Bu baskılar o kadar artmıştı ki medyadaki “Haydi Gandi Kemal” ittirmesine rağmen Kılıçdaroğlu “aday değilim” demek zorunda kalmıştı.Ne olduysa oldu, işler değişti, Kılıçdaroğlu adaylığını açıkladı.Genel Sekreter Önder Sav da Baykal''a rağmen Kılıçdaroğlu''nun

Ortalığın karışacağı belliydi ama bu kadarını da beklemiyorduk.

Güya Deniz Baykal, partiden gelen baskılar sonucunda geri dönecekti ve güven tazelemiş olarak yeniden seçilecekti.

Bu yüzden başka isimlerin aday olmaması yönünde ağır bir baskı hissediliyordu.

Bu baskılar o kadar artmıştı ki medyadaki “Haydi Gandi Kemal” ittirmesine rağmen Kılıçdaroğlu “aday değilim” demek zorunda kalmıştı.

Ne olduysa oldu, işler değişti, Kılıçdaroğlu adaylığını açıkladı.

Genel Sekreter Önder Sav da Baykal''a rağmen Kılıçdaroğlu''nun adaylığına yeşil ışık yaktı.

60 kadar CHP''li milletvekili de Kemal Kılıçdaroğlu”nu destek verdiklerini açıkladılar.

Ama Önder Sav dışında MYK üyeleri Baykal''a “dön” çağrısı yaptı.

Kılıçdaroğlu güçlendikçe MYK''dan da fireler olacak.

Nitekim MYK üyesi Ali Kılıç da Kılıçdaroğlu''nu desteklediğini bildirdi.

Böylece, işler iyice çığırından çıktı.

* * *

35 yıldır siyasi kader birliği yaptığı Baykal''la yol arkadaşlığını bitirdi Önder Sav.

Ama zaten Sav ile Baykal arasında bir süredir fikir ayrılığı olduğu söyleniyordu.

Baykal''ın istifa açıklamasında ”Pensilvanya”ya itimat mesajı göndermesi bu ayrışmayı tetiklemiş olmalı..

Bu açıklamasıyla Baykal, partinin ideolojik çizgisini temelinden sarsmış oldu..

Daha önce yaptığı kimi konuşmalarla CHP''ye egemen olan katı-laikçi çizgiyi esnetmeye çalıştığı fark ediliyordu.

Kasedin devreye sokulmasının sebeplerini belki de bu manevralarda aramak lazım.

Bazı kalemler bu operasyonu ''Yeni Ergenekon''a atfediyorlar bu yüzden.

Kılıçdaroğlu''ndan istediklerini alabilir mi Yeni Ergenekon, bundan da çok emin değilim.

Bu süreçte, CHP''yi tanzim etmeye çalışan derin güçlerle arasına kesin bir mesafe koymak durumundadır Kılıçdaroğlu.

Bunu ne kadar yapabilir, göreceğiz.

* * *

Kanaatimce Deniz Baykal, Kılıçdaroğlu''nun önünü kapatacak açık bir tutum içinde olmaz.

Bu durumda Önder Sav''ı nereye oturtmak lazım?

Baykal ile Kılıçdaroğlu anlaşırsa, Önder Sav''ın işi biter.

1970''lerden beri izlediği gibi Baykal yeni bir “bunalım teorisi”yle partinin dizginlerini elinde tutmak isteyecektir.

Baykal ve Kılıçdaroğlu anlaşırsa, bu sürpriz sayılmamalı.

Benim bildiğim Baykal, Önder Sav''ın kendisini aşarak Kılıçdaroğlu''na destek vermesini asla unutmaz.

* * *

İlerleyen süreçlerde bu kaset olayının uyumaya yatırılacağını sanıyorum.

Böylece Baykal güven tazelemiş bir şekilde sahneye çıkmak için kendini hazır hissedecek.

CHP değişecekse eğer, Baykal bu değişimin getireceği parıltıdan pay almak ister.

Peki Kılıçdaroğlu gelirse CHP randımana girer mi?

CHP işin başında ve daha pek çok dalgalanmalara tanık olacağız.

Baykal''ın tasfiyesi CHP''nin kafasına yapılan bir “hacamat” operasyonudur.

Her hacamat biraz kanlı olur.

Jileti yanlış yere vurursanız daha kötü sonuçlara yol açar.

Kolay değil, dünya değişiyor, Türkiye değişiyor, CHP de değişmek zorunda..

Her değişim ise, sancılı olur.

Yeni siyaset, yeni tipler..

Dünyada değişen sadece siyaset değil, siyasetçi tipi de değişiyor sevgili okurlar..

Muhafazakarıyla, liberaliyle, solcusuyla hep biribirine benzeyen tipler sivriliyor dikkat ettiyseniz.

Karizmatik liderler dönemine veda ediyoruz galiba.

Mesela İngiliz İşçi Partisi''nin, Muhafazakar Parti''nin, Liberal Demokrat Parti''nin liderlerinin resimlerini yan yana koyun..

Muhafazar David Cameron, Liberal Nick Clegg ve İşçi Partisi''nin yeni lider adayları Ed ve David Miliband kardeşlerin resimlerinin yanına Rusya Başbakanı Medyedev''i de ekleyebilirsiniz.

“Robert Kolej” son sınıfta çekilmiş bir albüm gibi duracaktır..

Hepsi de bir tornadan çıkmış gibiler.

1980''lerde Amerika''da moda olmuş yuppileri andırıyorlar.

Bu salgın bir ara bizde de nüksetmişti ama fazla sürmemişti..

Öte yandan sahici kişilikler gibi durmuyor bu resimler.

Önümüzdeki dönemde bizde de bu resimlere uygun düşen lider adayları görürseniz şaşmayın.

Bizim medyada bile “yuppi-gazeteci” tipler türedi son yıllarda.

O uçtan bu uca konup duruyorlar ve sanki hep durdukları uçlardaymış gibi görünmeyi beceriyorlar.

Siyasette de ikizleri olacaktır bu kaygan kişilikli tiplerin.

Dikkatinizi çekeyim dedim.

Türkiye''nin en uzun yazı..

Anayasa referandumuyla ilgili siyasi heyecan Baykal Kasedi''yle birlikte sönmüş gibi..

Referandum tarihini YSK''nın “12 Eylül” olarak belirlemesi bunda rol oynadı kuşkusuz.

Önümüzde uzun bir yaz var sevgili okurlar..

Bu hafta sonu CHP Kurultayı var ve partinin yeni genel başkanı seçilecek.

Kimler gidecek, kimler kalacak, merak konusu..

CHP, Anayasa paketinin referanduma götürülmeden iptal edilmesi için Anayasa Mahkemesi''ne başvurmuştu.

Mahkeme iptal edecek mi, etmeyecek mi?

CHP Kurultayı''ndan sonra dikkatler Mahkemeye çevrilecek..

Ağustos''ta “Askeri Şura” toplanacak..

Org. İlker Başbuğ''un makamına kimin oturacağı, kimlerin terfi edeceği, kimlerin etmeyeceği belli olacak.

Öte yandan Haziran''da Demokrat Parti''nin olağanüstü kongresi var.

Hüsamettin Cindoruk yerinde kalacak mı, Mesut Yılmaz ne yapacak?

Öte yandan Tansu Çiller''in de yeniden siyasete döneceğine ilişkin iddialar sözkonusu..

Bu cenahta da hareketli günler yaşanacak.

Ay sonunda MİT Müsteşarı Emre Taner emekliye ayrılıyor.

Yeni MİT müsteşarının kim olacağı da bu ay sonuna kadar netleşecek.

Ve daha bir sürü önemli atamalar bekliyor bizi.

Bir erken seçim olacaksa, onu da bu yaz belirleyecek.

Yanı sıra terör saldırıları artacak mı duracak mı, bu da çok önemli..

Önümüzdeki birkaç ay gelecek dönemlere damgasını vuracak kadar önemli.

Çok uzun ve çok gerilimli geçecek bu yaz.