Putin Osmanlı Tarihi"ni iyi okumuş!

00:0020/04/2014, Pazar
G: 12/09/2019, Perşembe
Abdullah Muradoğlu

Ukrayna"nın doğusunda yaşayan etnik Ruslar "Kiev yönetimi"ne karşı isyan halindeler. Rusya, Kırım"ın ilhakını soğutmak için Ukrayna"nın Doğusundaki hareketliliği bir koz olarak elinde tutuyor. Hakikaten Kiev yönetimi şimdi Ukrayna"nın doğusunu elde tutma derdine düştü. Kiev"e göre doğu şehirlerindeki olaylarda yer alan üniformalı ve yüzleri maskeli kişiler Rusya askerleriydi. Aynı görüntülerle Kırım"ın ilhak sürecinde de sıklıkla karşılaşılmıştı. Vladimir Putin geçenlerde bir televizyon kanalına

Ukrayna"nın doğusunda yaşayan etnik Ruslar "Kiev yönetimi"ne karşı isyan halindeler. Rusya, Kırım"ın ilhakını soğutmak için Ukrayna"nın Doğusundaki hareketliliği bir koz olarak elinde tutuyor. Hakikaten Kiev yönetimi şimdi Ukrayna"nın doğusunu elde tutma derdine düştü. Kiev"e göre doğu şehirlerindeki olaylarda yer alan üniformalı ve yüzleri maskeli kişiler Rusya askerleriydi. Aynı görüntülerle Kırım"ın ilhak sürecinde de sıklıkla karşılaşılmıştı. Vladimir Putin geçenlerde bir televizyon kanalına çıktı ve "Bunlar yalan. Ukrayna"nın doğusunda hiçbir Rus askeri birliği yok. Ne özel birlik ne de askeri eğiticiler var. Onların hepsi o yerli halk" dedi. İster istemez bıyık altından güldüm. Zira bu sözler bana 1774"deki,"Kırım Hanlığı"nın sözde bağımsızlığını içeren ve Osmanlı tabiyetini sona erdiren Küçük Kaynarca Antlaşması"ndan sonra yaşanan olayları hatırlattı.

1776"da, Rusların iddiasına göre Osmanlı Devleti, Kırım için anahtar işlevi gören Taman"ı Osmanlı askerlerinden boşaltma işini savsaklıyordu. Osmanlı ise Rusların barış antlaşmasına aykırı olarak Kırım"ı ilhak etmeye çalıştıklarını iddia ediyordu (Tabii ki zaman Osmanlı"yı haklı çıkaracaktı). Dönemin büyük Avrupa güçlerinden "Prusya(Almanya)", Osmanlı ile Rusya arasında arabulucu rolüne soyunmuştu. Rusya, Osmanlı askerlerinin Taman karakolunu boşaltmak yerine tahkim ettiklerini ve Kırım"daki Tatarları kışkırttıklarını bir mektupla Prusya Kralı II. Frederik"e iletmişti. Mektupta Osmanlı Devleti"nin büyük sayıda insanı seyyah, tüccar, bölge sakini veya bölgede geçici olarak ikamet eden insanlar gibi çeşitli bahanelerle Kırım"a kaydırdığı, hatta Kefe"de gümrük toplamak için Kadılık tesis ettiği belirtiliyordu. Açıkça söylemek gerekirse, Ruslar Kırım"ı ilhak planlarını adım adım uygulamaya sokarken, Osmanlı da boş oturmuyor idi. Tarafların biribirileriyle ilgili iddiaları aşağı yukarı doğruydu. Bölgede Osmanlı ile Rusya arasında gizli bir savaş yürütülüyordu.

Peki Rusya"nın iddialarına karşı Osmanlı kendisini nasıl savunmuştu? Alman tarihçi J. W. Zinkeisen"in "Berlin Kraliyet Arşivi"nden çıkardığı 14 Aralık 1776 tarihli bir belgeye göre Osmanlı iddiaları reddetmişti. Osmanlı, Küçük Kaynarca Antlaşması"ndan sonra Taman"a tek bir asker göndermediği gibi silah ve cephane de sevketmemişti. Taman"da sadece 30-40 kadar karakolcu vardı ve bunlar barış antlaşmasından önce oradaydılar. Karakolcuların Taman"dan ayrılmalarına Kırımlılar izin vermemişti. Osmanlı Hükümeti Tatarlar arasında bir endişe ve ithama yol açmamak için bunların bir süre daha yerlerinde kalmasını taahhüt etmişti. "Kırım ve Taman"da Türk askerleri var" iddiasına ise şöyle cevap verilmişti:

"Fakat orada Türk tarzında giyinen insanlar görülmüşse, bunu, Müslüman olan Kırım halkından birileri olarak değerlendirmek gerek. Kırımlılardan birçoğu giyimleri ve görünüşleriyle Osmanlı İmparatorluğu"nun diğer eyaletlerindeki halka benzemektedirler. Üstelik ticari bağlar, ortaklık ilişkileri ve Han"ın maiyeti buraya Rumeli ve Anadolu ve başka bölgelerin halkından birçok insan çekmektedir ve bundan dolayı dışarıdan olanlar kolaylıkla yanılarak onları Türk askerleri sanmaktadırlar."

"KGB"de çalıştığı yıllarda Almanya"da görev yapan ve iyi derece Almanca konuşan Putin herhalde Zinkeisen"in "Osmanlı İmparatorluğu Tarihi" başlıklı eserini okuyup yutmuş olmalı. Putin"in iddialara verdiği cevaplara bıyık altından gülmemin sebebi budur. Tabii ya!