Ramazan özel sayfa
  • İFTARA KALAN SÜRE 00:00:00
Yazarlar Vekaleten yapılan atamalarda yaşanan sorunlar ve ödemelerdeki incelikler

Vekâleten yapılan atamalarda yaşanan sorunlar ve ödemelerdeki incelikler

Ahmet Ünlü
Ahmet Ünlü Gazete Yazarı

Kamu kurumlarında vekâleten yapılan atamalarda ve ödenen vekâlet aylığında zaman zaman sorunlar yaşanabilmektedir. Bu yazımızda konuyu soru ve cevaplarla açıklamaya çalışacağız.

En fazla kaç kadroya vekalet edilebilir? Daha alt görevlere vekalet edilebilir mi?

Bazı memurlara birden çok kadroya vekalet görevi verilmektedir. Bazen de üst görevlerde bulunanlar daha alt görevlere vekaleten atanmaktadır. Bu doğru mudur?

657 sayılı Kanun'un "Birleşemeyecek Görevler" başlıklı 90’ıncı maddesinde; “Devlet memurlarına, vekalet görevi, ikinci görev veya ders görevlerinden ancak birisi verilebilir. Öğretmenlerin idari görevi bu hükmün dışındadır. Bir memurun üstünde birden çok ücretli vekalet görevi veya ikinci görev bulunamaz” hükmüne yer verilmiştir.

Bu hüküm gereğince bir memurun üzerinde birden çok ücretli vekalet görevi verilememektedir. Ücretli olmamak kaydıyla birden çok kadroya vekalet görevi verilmesi mümkündür.

Ayrıca, 657 sayılı Kanun'da üst görevlerde bulunanların daha alt görevlere vekaleten atanmalarını engelleyen bir düzenleme yoktur. Örnek vermek gerekirse, bir genel müdüre müstakil daire başkanlığı görevini vekaleten yürütme görevi verilebilir.

Asilde aranan şartları taşımayanlara vekâlet görevi verilebilir mi, ücret ödenebilir mi?

657 sayılı Kanun'un 175'inci maddesinde yer alan; “Kurum içinden veya diğer kurumlardan vekalet edenlere vekalet aylığı ödenebilmesi için, vekilin asilde aranan şartları taşıması zorunludur” hükmü vekalet aylığı ödemesini düzenlemiştir. Buna göre asilin tüm şartlarını taşımayanların vekaleten atanmasına herhangi bir engel olmayıp sadece ödeme yapılması mümkün değildir. Nitekim bu konuda mülga Devlet Personel Başkanlığı'nın benzer görüşleri de bulunmaktadır.

Örnek vermek gerekirse 3600 ek göstergeli bir daire başkanlığına atanabilmek için 657 sayılı Kanun'un 68/B maddesi gereğince 5 yıllık hizmet gerekmektedir. 5 yıllık hizmeti olmayan üniversite mezunu bir personel bu göreve vekaleten atanabilir ancak herhangi bir ücret alamaz.

İşçi ve sözleşmeli personel memur kadrolarına vekaleten atanabilir mi?

Uygulamada işçi ve sözleşmeli personele memur kadrolarına ücretsiz vekalet görevi verilmesi mümkün müdür?

Mülga Devlet Personel Başkanlığı'nın 08/08/2008 tarihli görüş yazısında; “Bu kanuna tabi kurumlarda, mali, nakdi ve ayni sorumluluğu bulunan saymanlık kadrolarının boşalması halinde bu kadrolara işe başladıkları tarihten itibaren vekalet aylığı verilmek suretiyle memurlar arasından atama yapılabilir” hükümleri yer almaktadır. Yukarıdaki hükümler çerçevesinde, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıklarında 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki (II) sayılı cetvelde sayılan bir pozisyonda görev yapmakta olan sözleşmeli personelin, aynı KHK eki (I) sayılı cetvelde yer alan bir kadroya veya bir başka sözleşmeli personel pozisyonuna 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 86'ncı maddesi kapsamında vekalet edemeyeceği belirtilmiştir.

Ancak, yan ödeme kararnamesinde; “…Bu kararname uyarınca zam ve tazminat ödenmesi öngörülen kadro veya görevlere vekalet eden her statüdeki sözleşmeli personele (6/2/1997 tarihli ve 97/9021 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı kapsamındaki kadro karşılığı sözleşmeli personel hariç) vekalet nedeniyle öngörülen zam ve tazminatlar ödenmez” hükmüne yer verilmiş olup, bu hüküm gereğince sözleşmeli personele vekalet görevi verilebilir ancak, zam tazminat farkı ödenemez. İşçi kadrosunda görev yapan personele ise memur kadrolarına hiçbir şekilde vekalet görevi verilemez.

Vekaleten atamalarda ek ödeme verilebilir mi?

Vekaleten atamalarda vekalet edilen kadronun ek ödemesinden yararlanılabilir mi?

Vekaleten yapılan atamalarda ek ödemeden hangi şartlarda yararlanılacağı 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin ek 9'uncu maddesinin beşinci ve altıncı fıkralarında belirlenmiştir. Buna göre; “Birinci fıkra kapsamına giren personelden; kurumlarınca bir kadroya kurum içinden veya kurum dışından vekalet ettirilenlere, vekaletin 657 sayılı Kanun'un 86'ncı maddesine istinaden yapılmış ve bu hususun onayda belirtilmiş olması, vekalet görevinin Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek karar ile atama yapılması gereken kadrolar için ilgili bakan, diğer kadrolar için asili atamaya yetkili amir tarafından verilmesi, vekalet eden personelin asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadrolar için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) taşıması kaydıyla vekalet ettikleri kadro için öngörülen ek ödemenin asli kadroları için öngörülen ek ödemeden fazla olması halinde, aradaki fark, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve bu görev fiilen yapıldığı sürece ödenir…” denilmek suretiyle de, bir kadroya vekalet ettirilenlere, vekalet ettikleri kadro için öngörülen ek ödemenin asli kadroları için öngörülen ek ödemeden fazla olması halinde aradaki farkın, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve bu görev fiilen yapıldığı sürece ödenecektir.

Vekaleten atamalarda makam tazminatı ödenebilir mi?

Vekaleten atamalarda vekalet edilen kadronun makam tazminatı alınabilir mi?

657 sayılı Kanun'a göre makam tazminatı ödemesi yapılabilmesi için makam tazminatı olan kadrolara asaleten atama yapılması gerekmektedir. Ayrıca, vekalet maaşı kalemleri arasında makam, görev veya temsil tazminatı yoktur. Nitekim bu konuda Danıştay 11. Dairesi'nin E: 2004/3562, K: 2006/4996 sayılı kararında da benzer ifadelere yer verilerek makam tazminatı talepli dava reddedilmiştir. Buna göre, makam tazminatlı bir göre ne kadar süreyle vekalet edilirse edilsin makam tazminatına hak kazanılamayacağı gibi vekalet ücreti olarak da ödeneme yapılamaz.

Her memur kadrosuna vekalet görevi verilebilir mi?

Her sınıftaki ve her unvandaki memur kadrolarına vekaleten atama mümkün müdür?

Daha önceki yazılarımızda da belirtmiş olduğumuz üzere sınav dışındaki şartların taşınması halinde hizmetlinin memur kadrosuna teknisyenin mühendis kadrosuna vekalet etmesine engel bir mevzuat düzenlemesi yoktur.

Ancak, mülga Devlet Personel Başkanlığı'nın bu konudaki vermiş olduğu görüş farklıdır. Bu Başkanlığın vermiş olduğu bir görüşte; İlk defa kamu hizmetlerine personel alımı veya unvan değişikliği yoluyla atanabilecek, idari sorumluluk ve yetki kullanımı gerektirmeyen, boş kaldığı takdirde idari işleyişte ve kamu hizmeti sunumunda aksamaya yol açmayacak nitelikteki kadrolara ait görevlerin vekâleten gördürülmesinin uygun olmadığı, bunun yerine söz konusu kadroların ilk defa kamu hizmetlerine personel alımı veya unvan değişikliği yoluyla doldurulması gerektiğini ifade etmiştir. Dolayısıyla bu şekilde yapılan vekaleten atamalarda da ücret ödenemeyecektir.

Yukarıda yer verilen görüşler, vekaleten yapılan atamalarda ve ödenen ücretlerde sorunlar olduğunu göstermektedir. Bu tür sorunların yaşanmaması ve uygulama birliğinin sağlanması için Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın bir genelge çıkarmasının yerinde olacağını düşünüyoruz. Böylelikle hem kendi yükünü azaltmış hem de uygulama birliğini sağlamış olur.

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.