günü bu sayfada yayımlanan
"Sinema tarihindeki en ''İslâm düşmanı film''e destek olmuşuz!"
başlıklı yazımda, mâlûm yönetmenin
yılında, İtalyan ve Amerikalı oyuncularla ciddi bir bütçe eşliğinde gerçekleştirdiği
(The Stone Merchant / Il Mercante di Pietre) adlı yapımdan söz etmiş, bazı bölümleri
''de çekilen bu faşist filme
Türkiye Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı
''nın fütursuzca
vermesini eleştirmiştim. Adam,
yılı ilkbaharında, aralarında Hollywood''un iki büyük yıldızı
ve
gibi sanatçıların da bulunduğu iddialı bir kadroyla ülkemize gelmiş,
bölgesinde
''e ve daha da önemlisi
ağzına geleni söyleyen bir film çekmiş; üstüne üstlük de
''de kaldığı süre boyunca bölgenin mülkî âmirleri tarafından balla börekle beslenip, kendisine şatafatlı kutlamalarda
''ın
ı sunularak yolcu edilmişti. Hiç kuşkusuz, bunu yapan idareciler özünde kötü niyetli falan değillerdi; onlara bölgede
"Türkiye''yi tanıtan (!) bir filmin çekileceği"
söylenmiş, onlar da kendilerince hayırlı bir şeyler yapmak için çırpınmışlardı. Üstelik,
ve
gibi iki saygın oyuncunun ekipte bulunuşu da çalışmaları dışarıdan izleyenlere belli bir güven vermekteydi. Ancak,
''nin çektiği senaryoyu bir bütün olarak, özellikle de ideolojik yapısı itibarıyla doğru düzgün değerlendirme kapasitesinden yoksun kimi bakanlık bürokratlarının olaya,
"Aaa ne güzel, yabancı sinemacılar Türkiye''de tarihî ve turistik değerlerimizi sergileyen bir film çekecekler"
mantığıyla yaklaşıp, bölgedeki yerel yetkilileri de temelsiz bir iyi niyet çerçevesinde seferber etmeleri yüzünden yaşanmıştı bu kepazelik…