Hal kontrol altına alınmazsa hâlimiz nice olur…

04:0021/05/2026, Perşembe
G: 21/05/2026, Perşembe
Ali Saydam

Pazartesi akşamı Serhat İbrahimoğlu ’nun yönettiği, Nedim Şener ve Mete Yarar ’la birlikte katıldığımız Net Bakış programında uzun uzun fahiş sebze ve meyve fiyatlarını konuştuk. TOBB’daki konuşmasında “Her şeyin güllük gülistanlık olmadığını biliyoruz“ diyen Sayın Cumhurbaşkanı’ndan güç alarak konuya bu sütunda da değineceğiz… Biliyoruz ki, pazarda, manavda ya da süpermarket raflarındaki etiketler, sadece birer rakam değil; mutfaktaki bereketin, nihayetinde cüzdanların doğrudan aynası ve seçim

Pazartesi akşamı
Serhat İbrahimoğlu
’nun yönettiği,
Nedim Şener
ve
Mete Yarar
’la birlikte katıldığımız
Net Bakış
programında uzun uzun fahiş sebze ve meyve fiyatlarını konuştuk. TOBB’daki konuşmasında “Her şeyin güllük gülistanlık olmadığını biliyoruz“ diyen Sayın Cumhurbaşkanı’ndan güç alarak konuya bu sütunda da değineceğiz…
Biliyoruz ki, pazarda, manavda ya da süpermarket raflarındaki etiketler, sadece birer rakam değil; mutfaktaki bereketin, nihayetinde cüzdanların doğrudan aynası ve seçim sathı mahaline gelindiğinde ise
yumuşak
ve
sert
konulardan ikincisinin öne çıkması durumunda belirleyici unsurlar olabilmekteler…

Vatandaş sorar: "Tarlada 5 lira olan ürün, nasıl oluyor da sepete gelene kadar 40-50 lirayı buluyor?" İşte mesele buradadır…

Bir yanda binbir emekle üretim yapan ama emeğinin karşılığını tam alamadığını söyleyen çiftçi, diğer yanda "Bu fiyatlara artık yetişemiyoruz" diyen tüketici var. Peki, bu çelişkinin müsebbibi kim; çözümü nerede? Lojistik maliyetleri mi, nakliye mazotu mu, yoksa zincirin halkaları arasına gizlenmiş fahiş kâr hırsları mı?

GENAR
’ın
Türkiye Araştırması Nisan 2026 Raporu
’na göre, enflasyonist ortam ve jeopolitik kaygılar neticesinde toplumun yüzde 47,1’i harcamalarını zaten kısıtlamış. Ve bu sadece restoran, kafe, sinema gibi sosyal aktivitelerle ya da giyim kuşamla sınırlı kalmamış; gıda gibi en temel ihtiyaca sirayet etmiş.
Toplumun
yüzde 35,8
’i gıda harcamalarından kısıntı yaptığını beyan ediyor. Yaş ilerledikçe gıdadan kısma oranı artıyormuş. Genel rakamın (35,8) 21.6’sını
65 yaş üstü emekli nüfus
oluşturuyormuş. Beslenmeden kısıntı yapılması, ekonomik daralmanın sosyal maliyetinin kabullenilmesinin zor olduğu bir noktaya geldiğinin kanıtıdır.

İşte bu yüzden, tarladan sofraya uzanan o şaibeli aracı zincirini kırmak ve fiyat mekanizmasını adilleştirmek, artık toplumsal bir beka meselesidir.

Mevcut sistem, ne yazık ki tarladan sofraya uzanan zincirde spekülasyonlara açık bir zemin sunuyor. Ürünlerin takibi tam anlamıyla yapılamıyor, dijitalleşme hızı sektörün dinamiklerine yetişemiyor ve en acısı, her yıl tonlarca sebze-meyve daha hal yolunda, kötü depolama ve nakliye koşulları yüzünden ziyan olabiliyor. Bu israfın bedeli de dönüp dolaşıp yine tüketicinin sırtına yükleniyor; raporlardan da görüldüğü gibi insanlar gıdadan kısmak zorunda bırakılıyor.

Yeni
Hal Yasası
çalışması işte bu yüzden hayati bir önem taşıyor. Eski Enerji ve Tabii Kaynaklar, sonrasında da Hazine ve Maliye Bakanı
Berat Albayrak
’ın yıllar önce çıkarılması için âdeta kendisini paraladığı Hal Yasası, nihayet
Ticaret
ile
Tarım
ve
Orman Bakanlıkları
tarafından ortaklaşa hazırlanarak Mayıs 2025'te sektör görüşüne açılmış… TBMM komisyonlarındaki değerlendirme aşaması tamamlandıktan sonra tasarının 2026 sonuna kadar TBMM gündemine gelmesi bekleniyormuş…

Taslak; zincir marketlere doğrudan üreticiden alım zorunluluğu getirmeyi, kanun kapsamını et ve süt gibi diğer gıdalarla genişletmeyi ve stokçuluk cezalarını artırmayı öngörüyormuş.

Hedef;
hal kayıt sisteminin modernize
edilmesi, ürünlerin tarladan çıkışından itibaren dijital olarak izlenebilmesi, aracı sayısının makul düzeylere çekilerek, üretici ile tüketici arasındaki mesafenin kısaltılması olacakmış.

Yeni Hal Yasası, ajandaların arka sıralarında bekletilmemeli. Yasa, siyasi mülahazaların, sektör temsilcilerinin lobilerinin ya da bürokratik hantallıkların ötesinde, doğrudan doğruya milletin sofrasını ve özellikle de emeklileri ilgilendiren bir memleket meselesidir.

Türkiye’nin tarımsal üretim gücü büyüktür; toprağı bereketli, çiftçisi çalışkandır. Eksik olan, bu bereketi spekülatörlerin insafından kurtaracak, modern, adil ve şeffaf bir hal sistemidir. Meclis’in bu reformu geciktirmeden hayata geçirmesi, hem üreticiye can suyu olacak hem de gıda harcamalarından kısmak zorunda kalan tüketicinin nefes almasını sağlayacaktır.

Millî tanıtıma millî güç desteği

Bir ülkenin, kurumun, hatta kişinin itibarı, ya da marka değeri, sadece sahip olunan maddi varlıklarla değil, o varlıkları, dolayısıyla kendisini nasıl konumlandırdığı, marka vaadi konusunda hedef kitlelerini nasıl ikna ettiği ve varoluş nedenini nasıl ifade ettiği ile müsemmadır.

Türkiye Tanıtma Platformu
(TUTAP) ile
Türkiye Sigorta
arasında imzalanan sponsorluk anlaşması, bu bütünsel itibar yönetiminin ve vizyoner ortaklığın somut bir yansıması gibi.

TUTAP’ın 18 yıldır ilmek ilmek işlediği, Türkiye’nin stratejik vizyon projelerinden biri olan “Dünya Mirası Türkiye”, kendisini ülkemizin sigortası olarak konumlayan Türkiye Sigorta’nın güvencesine alınmış.

Bu sıradan bir sponsorluk anlaşması değil, kültürel mirası korumak ve dünyaya doğru anlatmak, kurumsal sosyal sorumluluktan öte, bu toprakların markalarına yüklediği tarihî bir misyondur aslında.

İkinci kritik nokta da
TUTAP Yönetim Kurulu Başkanı Fikret Yıldız
’ın işaret ettiği
yerli ve millî
sinerji konusudur. TUTAP, önümüzdeki iki yıl boyunca yurt içi ve yurt dışındaki kurumsal tanıtım yüzü olarak Türkiye Sigorta’yı seçmiş.

Dünyaya kültürel zenginliğinizi anlatırken, arkanıza ekonomiye, istihdama katkı sağlayan, cari açığı azaltma vizyonuna sahip, dinamik bir finansal gücü aldığınızda, dünyaya “Biz köklü geçmişimizle devasa bir kültürel mirasa, millî sermayemizle de güçlü bir geleceğe sahibiz” mesajını da verirsiniz.

Yurt dışındaki fuarlarda, dijital mecralarda ve tanıtım filmlerinde bu iki yapının yan yana durması,
Türkiye
markasının pozitif algısını ve güven endeksini yukarı taşıyacaktır. Kurumsal başarıların, toplumsal duyarlılık ve kültürel aidiyetle taçlandırılması
itibar yönetiminin
en stratejik adımlarından biridir…

Bu topraklardan beslenen ve bu toprakların değerini küresel ölçekte tahkim etmeyi hedefleyen her iki kurumu da vizyoner bakış açılarından dolayı kutlarız.

#sebze
#meyve
#fiyat