Çocuk olamayan çocukların bayramı

Gökhan Özcan
Gökhan ÖzcanYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 24/04/2023, Pazartesi • Yeni Şafak Haber Merkezi
Çocuk olamayan çocukların bayramı

23 Nisan’larda çocukların toplumu yönetenlerin makamlarına oturtularak orada daha önceden muhtemelen yine yetişkinler tarafından hazırlanan aşırı didaktik direktifler vermesi oldum olası çok antipatik bir uygulama gibi gelir bana. Neden öyle? Çünkü göstermeliktir; yetişkinlerin her şeye kafalarına göre nizam verirken çocukları, çocukluğun ruhunu, çocukların dünyasını, çocuk duygularını, çocukça ihtiyaçları gözetmedikleri, dikkate bile almadıkları inkar edilemeyecek bir gerçektir. Sadece kurduğumuz ve on yıllardır ısrarla sürdürdüğümüz eğitim sistemine bakarak bile bu acı gerçek rahatlıkla teşhis edilebilir.

Evet, burası dünyada çocuklarına bayram hediye eden tek ülke... İyi ama hangi çocuklara? neredeyse konuşmaya başlar başlamaz doğal ortamlarından kopararak tımara, talime çektiğimiz çocuklara mı mesela? Beş, hadi bilemediniz altı yaşından itibaren
dört duvarlar arasına kapattığımız, doğal öğrenme süreçlerinin içinden geçmelerine izin vermediğimiz, onun yerine zihinlerini kendimizce (yani yetişkince!) lüzumlu
gördüğümüz enformasyonla tıka basa doldurmaya çalıştığımız, özgür bir kuş gibi kanat çırpmaları gereken o güzelim çocukluklarını gasp ve işgal ettiğimiz çocuklara mı? Ne getireceği bilinemez bir gelecek için oyun yaşında sınav cenderelerine soktuğumuz, omuzlarına büyük ölçüde kendi ihtiraslarımızı tatmin etmek adına taşınamaz kariyer yükleri yüklediğimiz çocuklara mı? Hangi çocukların bayramı bu kutladığımız? Yaşlarının gereği olan doğal ortamlardan söküp aldığımız, yine yaşlarının gereği olan sosyal süreçlerin hiçbirine katılmalarına imkan bırakmadığımız, sonra içinde bulundukları bu anormal şartlar onları doğal olarak aşırı agresif ya da aşırı içe kapalı yaptığında ne yapacağımızı, onlara nasıl ulaşacağımızı bilemediğimiz çocukların bayramı mı bu bayram?

Yılda bir kere göstermelik olarak koltuklarımızı devrettiğimizde, onlara on yıllardır yaptığımız bu yetişkince kötülükler son bulmuş, o güzelim çocukların kayıp çocuklukları geri geliyor mu sanıyoruz? Gelmiyor ve gelmeyecek. Yetiştirdiğimiz çocuklar, belki de sebebini bile tam bilemedin bir yanlarıyla bizi sevmekten hep uzak tutacaklar kendilerini. Çünkü biz çocukluklarını çaldık, çalıyoruz onların. Zihinleriyle adını koyamasalar da bunun, emin olun kalplerinde biliyorlar kendilerine yapılan bu kötülüğü çocuklar!

Çocukların başına bu büyük belayı saran, omuzlarına bu taşınmaz yükü yükleyen ve onları daha bir avuçken, çocukluklarını özgürce ve doyasıya yaşamaktan insafsızca koparıp alan biz büyükleri havasız dersliklere kapatıp gün boyu test çözmeye mahkum ederek yapabiliriz en işe yarar, en anlamlı seremoniyi bence 23 Nisan›larda. Pencerelerin ardında güneşli ve bahar dolu bir gün camları tıkırdatarak milyon tane güzel ihtimale çağırırken bizi sıkıntıyla terleyip duralım saatler boyu...
Onlar bizim yerimize geçmesin de biz geçelim onların yerlerine ve anlayabilirsek anlayalım onları neye mahkum ettiğimizi.

Gerçekten yapabilir miyiz bunu, emin değilim pek artık! Pencerenin dışındaki hayata dönüp bakacak vakit bile bırakmadığımız o çocukları bir parça da olsa anlayabilir miyiz acaba böyle yaparak? Bu akıl dışı, bu insaf dışı köleliğe, bu ağır mahrumiyete icbar ederek çocuklardan neyi aldığımızı biraz olsun anlayabilir, tasavvur edebilir miyiz acaba?

Hep tekrar edilen o şiir var ya, “23 Nisan, neşe doluyor insan” şeklinde... Zaten içinde bir itiraf gizli... 23 Nisan’da içi neşeyle dolan bir ‘insan’ın (kafiyeye uysun diye çocuk bile diyemiyoruz orada) buruk müjdesi değil mi bu? Oysa çocukların; doğası gereği, fıtratı gereği her daim içi neşeyle dolu olması, bir şeye üzülse bile onu dakikalar içinde aşabilen bir uçarılıkla, bir tazelik ve heyecanla yaşaması gerekmiyor mu? Çocuk dediğimizde anlamamız gereken şey bu değil mi bizim?

Galiba değil artık!

Ne diyelim, kutlu olsun o zaman çocuk olamayan çocukların bayramı! Çocuklarının çocukluklarını abuk sabuk kariyer planlamalarıyla gasp eden bizim gibi büyükler olmak üzere tam mesai geçsinler minicik canlarıyla bu ezici cenderelerden!

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026