Enflasyon Raporu’ndan yansıyanlar

04:0010/08/2024, Cumartesi
G: 10/08/2024, Cumartesi
Levent Yılmaz

Geçtiğimiz Perşembe günü Merkez Bankası merakla beklediğimiz yılın III. Enflasyon Raporu’nu yayımladı. Enflasyon Raporu, bankanın yazılı iletişimi ve rapor sonrasındaki basın toplantısı da sözlü iletişimi açısından son derece önemli. Hâl böyle olunca rapordaki her kelime ve basın toplantısındaki her söylem piyasalar açısından stratejik değerde oluyor. Bir önceki Enflasyon Raporu’nda Merkez Bankası yıl sonu için %36 olan tahminini %38 olarak güncellemişti. Bu toplantıda da en çok merak edilen konu


Geçtiğimiz Perşembe günü Merkez Bankası merakla beklediğimiz yılın III. Enflasyon Raporu’nu yayımladı. Enflasyon Raporu, bankanın yazılı iletişimi ve rapor sonrasındaki basın toplantısı da sözlü iletişimi açısından son derece önemli. Hâl böyle olunca rapordaki her kelime ve basın toplantısındaki her söylem piyasalar açısından stratejik değerde oluyor.

Bir önceki Enflasyon Raporu’nda Merkez Bankası yıl sonu için %36 olan tahminini %38 olarak güncellemişti. Bu toplantıda da en çok merak edilen konu enflasyon tahminlerinin güncellenip güncellenmeyeceğiydi. Zira son dönemdeki aylık enflasyon gelişmeleri ve beklentiler kanalındaki değişimler yıl sonu hedefi olan %38’in sıkça sorgulanmasını beraberinde getirmişti. En son açıklanan Temmuz ayı enflasyonu ile beraber ortaya çıkan tabloda %38’lik hedefin tutması için yılın geri kalan aylarında aylık enflasyonun ortalama %1,4 civarında olması gerekliliği yüzünden piyasalar Merkez Bankası’ndan farklılaşarak daha yüksek bir yıl sonu enflasyon beklentisi içerisine girmişlerdi.

Ancak Merkez Bankası 2024, 2025 ve 2026 yıl sonu enflasyon tahminini sırasıyla %38, %14 ve %9 olarak korudu. Elbette bunun en önemli nedeni; eğer enflasyon tahminini yükseltirse ilave sıkılaştırmaya gerek olduğu yönünde oluşacak algının önüne geçmek olarak düşünülebilir. Zira piyasalar bir yandan bu yılın son çeyreği için faiz indirimi veya indirimlerini şimdiden değerlendirmeye başladılar. Diğer yandan Merkez Bankası’nın sıkı duruşunun uzun bir süre daha korunması ile ekonomideki soğumanın ve TL’deki reel değerlenmenin devam edeceği yönlendirmesi çerçevesinde enflasyon tahminlerini değiştirmediğini ifade edebiliriz.

Bir diğer önemli konu ise çıktı açığı. Merkez Bankası tahminlerine göre çıktı açığı yılın ikinci yarısında negatife dönecek. Yani yılın ikinci yarısında ekonominin potansiyelinin altında üretim yapmaya başlayacak olması dezenflasyon sürecine destek olacak. Bu tahminin ana nedeni de yurtiçi talepteki yavaşlamanın devam edecek olması. Merkez Bankası talepteki dengelenmenin güçlenerek devam edeceğini öngörüyor. Dün açıklanan Sanayi Üretim Endeksi verisindeki daralma da bu gelişmeler ile uyumlu görünüyor.

Sonuç olarak, III. Enflasyon Raporu’nda çok ciddi bir değişiklik yok. Raporun içindeki değerlendirmelerde ise en çok dikkatimi çeken konu protesto edilen senet, karşılıksız çek ve tahsili gecikmiş alacaklardaki belirgin artış. Merkez Bankası, hanehalkı ve firmaların borçlarını ödeme performanslarının düştüğünü gözlemliyor. Ancak tüm verilere oransal olarak bakarsak yani toplam içindeki payını ele alırsak ortalamaların altında bir risk oluştuğunu görüyoruz.

Son olarak ben kendi yorumumu ilave edeyim. Bana göre yılın son çeyreğinde faiz indirimleri için uygun alan açılmış olacak. Elbette çok hızlı ve sert faiz indirimleri beklemiyorum, olmamalı da. Diğer yandan TL ticari kredilerdeki aylık %2’lik büyüme sınırının faiz indirimleri başlamadan gözden geçirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü finansmana erişim zorlaştıkça reel sektörün kalıcı hasar alma riski artıyor. Özellikle KOBİ kredi büyümesinin durma noktasına gelmiş olması konusuna özel önem verilmesi gerektiğini değerlendiriyorum. KOBİ’lerin ekonominin içinde rolü açısından konuya bakarsak olası bir olumsuz domino etkisi riskini göz ardı etmemek gerekiyor.

#Enflasyon
#ekonomi
#Levent Yılmaz