Televizyon dizilerimiz son yıllarda Ortadoğu ve Balkanlar"da fırtına gibi esiyor.
Muhteşem Süleyman Hürrem"e ne dedi, Sıla gurbette mi kaldı yoksa sılaya döndü mü, Polat Alemdar bu hafta kimleri hakladı gibi merak dolu sorular da Türkiye"nin ihraç ürünleri arasında.
Yunanistan da o dizilerin kapsama alanına dâhil.
Ancak milliyetçi kesim bu durumdan fena halde rahatsız.
Türkiye propagandası yapıldığını düşünüyorlar.
Türkiye"ye duyulan sempatinin artmasından endişe ediyorlar.
O dizilerin yasaklanmasını isteyenler var.
Belki haklıdırlar.
Fakat bir de şöyle bakmak gerek: Yıllar boyunca bitmek bilmeyen Brezilya dizileri seyrettik.
Ne etkisi oldu?
Sonu gelmeyen, salyangozdan bile yavaş ilerleyen dizilerden geriye ne kaldı?
Hep beraber Brezilya sevdalısı mı olduk?
Bir an önce Brezilya"ya gitmek mi istedik?
Vakit öldürmekten başka bir etkisi var mıydı?
Diyeceğim, Yunan milliyetçilerinin içi rahat olsun.
Kafayı çok takıyorlarsa, çaresi bulunur.
Daha iyi diziler çekerler, ucuza satarlar, bütün dünya Yunan dizilerini seyreder.
ERMENİLERE SALDIRAN
Samatya"da Ermeni kökenli yaşlılara yönelik saldırıların faili yakalandı.
Fatih"te yakalanan 40 yaşındaki şüphelinin de Ermeni kökenli olduğu ortaya çıktı.
Benzer suçlardan sabıkası bulunmaktaymış.
İşin içinde ırkçılık olmadığının anlaşılması, hem Ermeni hem Türk vatandaşları rahatlattı.
Demek ki her saldırı ve cinayetin failini aramak için tek yönlü bakış doğru değilmiş.
Her kesimden suçlu çıkabiliyormuş.
Yakalanan şüpheli Arap, Kürt, Çerkez veya Türk de olabilirdi fakat saldırılar ırkla ilgili bir sebebe dayanmayabilirdi.
SUÇLULARIN KAÇMASI ZORLAŞIYOR
Pasaport ve kimlik kartından sonra araçlara da çip takılacak.
Tasarıya göre, araçların plakasına çip, ön camlarına ise barkodlu etiketler yapıştırılacak.
Böylece karayollarında seyreden her aracın hareketleri adım adım izlenerek, suçlular kolayca yakalanabilecek.
Plakada çip olduktan sonra, ön cama etiket yapıştırmaya ne gerek var?
Bir suçlu için pasaport tehlikeli.
Cep telefonları tehlikeli.
Yeni kimlikler verilince onları taşımak tehlike arz edecek.
Kredi kartı tehlikeli.
Plakalara çip takılınca araç kullanmak da tehlikeli olacak.
Bütün bunlara ilave olarak, ön cama etiket yapıştırılması şart mı?
Dört koldan değil, beş altı koltan takip etmek mümkün zaten.
Mobeseleri hiç saymadık, ev ve işyerlerinin güvenlik kameralarını zikretmedik.
Bir de tavanın üstüne etiket yapıştırılsın oldu olacak!
Yetmezse, herkesin bilekleri içine kızgın demirle damga vurulsun, daha garantili olur.
ALLAH"A İNANMAYAN MÜSLÜMAN
Almanya"nın sürprizleri bitmek bilmiyor.
İslam İlahiyatı Merkezi Başkanı Prof. Muhanat Hurşit "Allah"a inanmayanların da Müslüman sayılacağını" iddia etti.
O nasıl profesör, o nasıl ilahiyatçı, o nasıl Müslüman demeden önce, adına bakalım ve Muhanat mı yoksa Muhannet mi diye merak etmeli derim.
Üç köfte beş kuruş, nerede görülmüş?
Daha kendi bilmezken, kitap yazmış da âleme öğretmeye çalışıyor. Önce bir dur, bir öğren bakalım.
(Şayet niyeti bozuk değilse, sırf bulandırma maksadı taşımıyorsa tabii.)
İlk ders İslamın şartları olsun, ikinci ders ise imanın şartları.
Hadi Hurşit, çalış da gel.
Başlıklar :

