YazarlarGemlik taşınıyor geç olmadan

Gemlik taşınıyor geç olmadan

Mehmet Şeker
MehmetŞekerGazete Yazarı

Bir zamanlar Türkiye, başlığıyla bir belgesel hazırlansa, ilk bakışta gülünesi tablolarla karşılaşırız.

Aslında ağlanacak hal olduğu, çok geçmeden anlaşılır.

Otobüslerde, dolmuşlarda sigara içilirdi.

Uçaklar kalkışa geçmek üzereyken, “Koltuklarınızı dik hale getirin, sigaralarınızı söndürün, kemerlerinizi bağlayın” anonsu yapılırdı.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Mehmet Şeker : Gemlik taşınıyor geç olmadan
Haber Merkezi 05 Aralık 2017, Salı Yeni Şafak
Gemlik taşınıyor geç olmadan yazısının sesli anlatımı ve tüm Mehmet Şeker yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!


Muhalefetteki siyasetçiler, seçim propagandası sırasında, halkın en önemli ihtiyacı olarak bilinen 'Gaz, bez, tuz' hakkında konuşur, ne kadar zam geldiğinden bahsederlerdi.

Evet, gaz, bez ve tuz.

Lambada yakmak için gaz, giyinmek ve kefen olarak kullanmak için bez, yemeklere katmak için tuz.

Bugün için ihtiyaç kabul edilen ürünlerin hiçbirinin adı bilinmezdi.

*

Belediyecilik anlayışı da çok farklıydı o zamanlar.

Seçilen bir araziye binalar inşa etmek için plan yapılırken, oradan fay geçtiği bildirilmiş.

Belediye Başkanı, “Hemen bir çaresini bulalım” emrini vermiş.

Bulmuşlar tabii; emir demiri keser.

Encümen toplanmış ve 'fay hattının yerinin değiştirilmesi' için karar alınmış.

Çünkü başkan dâhil kimsenin faydan maydan haberi yok.

Ne olduğu bilinmiyor.

*

Bizim bu işlere kafamızın biraz yatık hale gelmesi için, 17 Ağustos depreminin yaşanması gerekiyormuş.

Artık yirmi yıldan bu yana, fay hattının yerinin encümen kararıyla değiştirilemeyeceğini biliyoruz.

Ciddi tehlike söz konusuysa, akıl, mantık çerçevesinde tedbirler almak gerektiğini öğrendik.

İşte Gemlik.

Körfezin incisi.

Yukarıdan bakınca muhteşem, içine girince çarpık yapılaşmanın merkezi.

Zemin kötü, planlama berbat.

Balçık üzerine binalar dikilmiş.

Çoğunda deniz kumu kullanılmış.

Caddeler sokaklar labirent gibi. Karman çorman, düzensiz. Bilmeyen kaybolur.

Orta halli bir deprem bile Gemlik’in yarısını yerle bir eder.

Nüfusun da dörtte biri canından olur.

*

Nihayet gereği düşünüldü ve Gemlik’in taşınması yönünde karar alındı.

Nereye?

Zeytin ağaçlarına zarar vermeden, sağlam zemine sahip yamaçlara.

O yamaçların zemini kaya.

Manzara harika.

Körfeze hâkim.

Gemlik’in bugünkü hali, zemin ve binalar sağlam olsaydı bile şehircilik açısından sağlıklı değil.

Sahil şeridi ve yamaçlardaki binalar haricinde denizi görmek imkânsız.

Ayrıca bugün yerleşim yeri olarak kullanılan bölge, verimli tarım arazisiydi.

İznik gölünden gelen dere, düzlük başlarken ikiye ayrılır ve o iki dere sayesinde her taraf sulanırdı.

Zamanla yavaş yavaş büyüyen ilçenin, tarım alanı olan o bölgeye yapılan binalarına temel kazılırken, herhalde hepsinin zemininden su çıkmıştır.

*

İlçenin taşınılması düşünülen yamaçlarda, ne zeytinlik bulunuyor, ne orman arazisi.

Boyu bir metreyi geçmeyen çalı çırpıdan ibaret makilik.

Bölgenin maki olan bitki örtüsü, TOKİ olarak değişecek.

Uzun vade içinde ödeme kolaylığı da sağlandıktan sonra, ihtiyaçlara göre planlanmış mahallelerde, kapanması imkânsız manzaraya sahip yeni binalarla örnek bir şehir kurulacak.

Bir yanda körfez, bir yanda dağlar ve zeytinlikler, bir yanda İznik gölü.

Zaten bizim klasik yerleşim anlayışımızda, şehirlerin sırtını dağa yaslaması her bakımdan elzemdir.

Aşağıdaki eski yerleşim bölgesi yeniden tarım alanı yapıldığında, bütün sebze meyve ihtiyacı karşılanır.

Artanı da gemilerle İstanbul’a gönderilir.

Eskiden öyle yapılırdı. (Ama o zamanlar nüfus şimdikinin beşte biriydi.)

Eğer bu plan hemen uygulanmazsa ne olur? Allah korusun, deprem gelir, yapacağını yapar.

Bize de, ah vah, edip dövünmek düşer.