
Köylüsünü ezdirmeyen bir sosyal sistem, kapitalist olamaz! Kapitalizmin niçin Osmanli veya Çin imparatorluklarinda gelisemeyip, Avrupa disinda sadece Japonya''da ortaya çikmis oldugu, Avrupa ve Japon ''feodal'' sosyo-ekonomik sistemlerinin ortak paydasi ile önemli ölçüde irtibatlidir. Bu ortak payda, köylü sinifi içindeki keskin tabakalasmadir. Böyle bir sinif-içi farklilasmaya asla izin vermeyen Osmanli sistemi ile Ingiliz ve Japon sistemlerini karsilastirmak aydinlatici olur.
Onbesinci yüzyil, Ingiliz köylülügünün altin çagiydi. Köylüler (doksan dokuz yila kadar uzanan) uzun-vadeli kiralarla toprak isletebiliyor ve tarim ürünlerinin fiyatlari muntazaman yükseliyordu. 1500 ila 1640 arasinda yiyecek fiyatlari yüzde 600 artti. Kiralarin nispeten istikrarli seyretmesi, buna karsilik pazara yönelik ürünlerinin fiyatlarinin giderek artmasiyla, birçok zengin köylü maliyetlerinin üzerinde bir fazlaligi biriktirmeye basladilar. Bu köylüler küçük toprak parçalarini satin alabiliyor ve (gübrenin en önemli kaynagi olan) hayvanciliga yatirim yapabiliyorlardi. Bu durum tarimda verimliligi arttiriyor ve tarimsal ürünlerin fiyatlarindaki göreli artisin yarattigi avantajla beraber servet biriktirme güçleri katlaniyordu.
Yoksul, borçlu köylülerin arazilerini satin alarak köylü toplumunun küçük meta üretimiyle mesgul bir üst sinifini olusturan bu tabakaya yeomen denmektedir. Bunlar, "bir grup ihtirasli, saldirgan küçük kapitalist"tir. Çitleme hadisesi ilk olarak bunlarla baslamistir. Yoksul köylüler topraklarindan koparilarak, buralari çayir haline getirilmis ve gerek yün ham maddesini temin, gerek tarimda verimliligi amaçlayan gübre temini için hayvancilik yapilmistir.
Köy toplumunun kendi içinde farklilasarak zengin ve yoksullar olarak ikiye ayrilmasi, yoksullarin zaman içinde büsbütün yoksullasarak üretim araçlarindan tamamen kopmalari ve zenginlerin emrindeki hizmetkârlara dönüsmeleri Japonya''da da görülen ve modern kapitalist-isçi karsitliginin temelini olusturan bir gelismedir. ''Feodal'' Japonya''da tipik olarak her köyde bir iki büyük arazi, birkaç orta ölçekli arazi ve çok sayida küçük toprak parçasi bulunmaktaydi. Büyük araziler en küçüklerin on, yirmi kati kadardi; hatta yüz ve daha fazla misli olanlar bile vardi.
Tokugawa tarim sistemi topragin tümünün nominal mülkiyetinin feodal beye (ryosu) ait olmasina dayaniyordu; bey de, topragin kullandirilmasina karsilik olarak köylüyü vergiye baglama hakkina sahipti. Bölgeye ve topragin niteligine göre degismekle beraber, hasatin onda dördü beye gidiyor, onda altisi ise köylüye kaliyordu. Köyler umumiyetle bes aileden (''gonin gumi) olusan alt bölümlere ayriliyor ve her grup bir vergi birimi sayiliyordu. Hem köy hem de besli grup içinde toprak mülkiyeti esitsiz biçimde dagiliyordu. Bir kaç zengin ailenin yanibasinda, çok az miktarda topraga sahip olan sayisiz köylü aileleri bulunuyordu. Yoksullar zenginlerce kiralaniyor ve emeklerinin karsiligi olarak kendilerine bir miktar ekilecek tarla veriliyordu.
Ondokuzuncu yy baslarinda bir Japon düsünür, zenginlesen her köylüye karsi yirmi otuz köylünün asiri yoksulluga maruz kaldigini yaziyordu: "Bu ölçüde yoksullasma köylülerin çocuklara bakmasini imkânsiz hale getiriyor, onlari kürtaja ve bebekleri öldürmeye zorluyordu. Tokugawa öncesi devirlerde daha çok dogal felaketlerin yol açtigi bu tür uygulamalar, 18. yüzyil ortalarinda o kadar dehset verici boyutlara ulasti ki, resmî fermanlarla yasaklanmasi icab etti. Bu fermanlarin tabiatiyla hiçbir hükmü yoktu. Bebek öldürme gayet yerinde bir uygulama sayiliyor ve mabiki diye adlandiriliyordu. Bu kelime gündelik dilde köklerinden koparilmak suretiyle seyreltilen sebzeler için kullaniliyordu!"
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.