
Öngörülmesi mümkün olmayan olağanüstü durumlar söz konusu olmadığı sürece, yakın gelecekte AK Parti için siyaset kulvarında ciddi bir siyasi rakip görünmüyor.
Hiç kuşkusuz bunun en önemli nedeni sadece AK Parti"nin 10 yıllık iktidarına ait ekonomik verilerin kendisinden önceki 10 yıldan daha iyi olması değil, şu an siyasi rakibi durumunda olan partilerin de seçmenlere, Cumhuriyetimizin 100. yılını idrak edeceğimiz gelecek 10 yıl içinde ülkeyi AK Parti"den daha iyi yönetebilecekleri konusunda kayda değer bir heyecan ve umut yansıtamamasıdır.
Üstelik, gündemdeki konulara ilişkin farklı söylem geliştirme bağlamında ülkedeki muhalefet boşluğunu bile AK Parti"nin önde gelen isimleri doldurur hale gelmişlerdir.
Deyim yerindeyse, AK Parti kendi çalıp kendi oynamaktadır.
O kadar ki, AK Parti; 2014 yılındaki yerel seçimlerde de, hemen ardından yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de, hatta 2015 yılındaki genel seçimlerde de mevcut rakiplerine göre oldukça avantajlı durumda giriyor.
"Öyleyse sorun ne?" diyebilirsiniz…
AK Parti"yi hizmet yarışında geçemeyeceklerini ve yıpratamayacaklarını anlayan ve Türkiye"nin parlak geleceğinin önüne takoz koymak isteyen çevreler, ülkedeki genel huzur ve güven ortamını sabote etmeye başladılar ve "kaotik bir ortam" oluşturmaya yönelik hamlelere ağırlık verdiler. Üniversitelerin ve sokakların giderek karıştırılması da buradan kaynaklanıyor.
İnsanlar kendilerini güvende hissetmediklerinde ürkek bir kuş halini geliverirler ve inanılmaz bir şekilde daldan dala savrulurlar.
Evladını güven içinde okuluna, üniversitesine gönderemeyen anne babayı bunun dışında başka hiçbir şeyle teskin edemezsiniz. Böyle durumlarda güven vaat eden bir güce dayanma ihtiyacı yağmurdan kaçarken doluya tutulmak gibi olsa da, önceliğini yağmurdan kaçmaya veren kitleler ardının dolu olacağını bu atmosferde öngöremezler.
Bazı siyasi partiler bilerek veya bilmeyerek bu oyunun parçası da oluyorlar.
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu"nun, hafta sonu Bostancı Gösteri Merkezi''nde düzenlenen gösteride, ODTÜ''de yaşanan olayların faillerini birer Yiğit Ömer, Yiğit Ali olarak kutsaması ve "ülkemizin yiğitlerine sahip çıkacağız" şeklindeki değerlendirmesi tehlikeli bir gidişin de başlangıcı durumunda...
Bu ülkenin siyasetçilerine, devlet görevlilerine, güvenlik güçlerine ellerinde taşlarla sopalarla saldıranları "yiğit" olarak nitelendiren zihniyetten bu ülkeye hayır gelmesi beklenemez. Bu yolu açarsanız, etki tepkiyi doğurur. Bu defa bu sözleri söyleyenlere, karşı tarafın da taş ve sopalarla saldırmasının önü açılır ki, "biz bu filmi daha önce defalarca seyretmiştik" demek bile işin içinden sıyrılmaya yetmez.
Sandıktan ümidi kesenlerin ve sandıktan çıkacak sonuçlarla kendilerinde ülkeyi yönetme ihtimali görmeyenlerin, ülkeyi yönetilemez hale getirme çabalarına tanıklık ediyoruz. Türkiye bu oyuna düşmemeli…
AK Parti ülkenin sokak ve meydanlarında, eğitim kurumlarında gerekli güvenliği sağlayamazsa ve bu konuda gevşeklik gösterirse ülkeyi yönetme gücünü kaybeder. Bu konuda gösterilecek gevşeklik ve işi daha baştan sıkı tutmama durumu, güvenlik endişesi yaşayan kitlelerin daha önce defalarca tecrübe edildiği gibi istenmeyen adreslerde savrulmasına zemin hazırlar.
Dün basına yansıyan iddialar doğruysa, ODTÜ"yi karıştıran eylemciler rektörle pazarlığa oturmuşlar ve bazı konuları dayatmışlar. Üstelik sonuç da almışlar… Dilerim iddialar doğru değildir. Olaylardan sonra rektörlük, ağır yaralanan kişinin ODTÜ öğrencisi olmadığını açıkladı.
Bir önceki yazımız, "Taşımalı eylemcilik" başlığını taşıyor ve ülke genelinde bu gibi olaylara zemin hazırlayan taşımalı toplam eylemci sayısının 300-500 kişiyi bulmadığı vurgulanıyordu. Türkiye bu kadar acı tecrübeden sonra artık bu tür şiddet olaylarına prim vermemelidir.
İnsanoğlunun karın doyurma ve barınmadan sonra ihtiyaç duyduğu en önemli konu kendini güvende hissetmesi, yani "güvenli bir ortamdır." Bu konuda baştan gösterilecek zafiyet, oluşturacağı zincirleme etki ile sonrasında telafi etme imkânı olmayan büyük olaylara zemin hazırlar.
Türkiye"yi yönetenler oynanmakta olan bu yeni tuzağa düşmemelidirler. Aman dikkat diyorum…
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.