Rahmi Koç"a kolay para kazanma tavsiyesi

00:0014/11/2010, Pazar
G: 4/09/2019, Çarşamba
Recep Yeter - Pazar

Başarılı olmanın kaçınılmaz kurallarından biridir. Daima en iyi bildiğiniz işi yapmalısınız.Bu, bilmediğiniz ancak fırsat olarak gördüğünüz konulara dalmayacağınız anlamına da gelmez. O durumda da, o işi iyi bilen insanlara danışmak, onlardan yardım almak diğer yandan da işi ''kazıklanmayacak ya da elinize yüzünüze bulaştırmayacak kadar öğrenmek'' sizi başarıya götürür.Başarılı olma garantisi ise ancak en iyi bildiğiniz işi yaptığınızda verilir.Hiç unutmam.Lisede okurken Mehmet Akif Ersoy ile ilgili

Başarılı olmanın kaçınılmaz kurallarından biridir. Daima en iyi bildiğiniz işi yapmalısınız.

Bu, bilmediğiniz ancak fırsat olarak gördüğünüz konulara dalmayacağınız anlamına da gelmez. O durumda da, o işi iyi bilen insanlara danışmak, onlardan yardım almak diğer yandan da işi ''kazıklanmayacak ya da elinize yüzünüze bulaştırmayacak kadar öğrenmek'' sizi başarıya götürür.

Başarılı olma garantisi ise ancak en iyi bildiğiniz işi yaptığınızda verilir.

Hiç unutmam.

Lisede okurken Mehmet Akif Ersoy ile ilgili bir program düzenlenmişti.

Şiirleri okunacak, hayatı anlatılacak, küçük bir tiyatro tertip edilecek, kompozisyon yarışması yapılacak ve o programda ödülleri dağıtılacaktı. Program akışında bir dizi etkinlik daha vardı.

Bir arkadaşımızın program süresi boyunca sahneden hiç inmediğini hatırlıyorum.

Sunuculuğu o yapıyordu ama şiir okuyanlar içinde de vardı. Kompozisyon yarışmasında ödül alanlar arasına da girmişti. Tiyatro oyununda da rol almıştı, Akif''in ruhuna okunan Kur''an''ın duasını da o yapmıştı. En sonunda programa emeği geçenlere ödülü de o verince salondaki öğrenciler şakayla karışık helal olsun çocuğa demişlerdi.

Tüm bunlar nerden mi geldi aklıma?

Geçen haftaya damga vuran malum filmden.

Yönetmenin, senaristin ve yapımcısının adını vermeyeceğim. Çünkü şıp diye anlayacaksınız. Zaten hepsi de aynı kişi... Filmin adını da vermeyeceğim, onun sebebi de bu arkadaşın ''filminin adının Pazar Eki''nde çıkmasına ihtiyaç duymaması...

Zaten yaklaşık 1 milyon kişiden 10''ar TL cukka etmiş durumda olduğu için çok da ihtiyacı yok...

Fakat filmin ne kadar saçma ve ne kadar özensiz bir senaryo ürünü olduğunu söylemeye, ''bu pervasızlık'' nedeniyle bizim ihtiyacımız var.

Çünkü, bir zamanlar kırmızı ceketlerle arz-ı endam eden, sonradan yönetmen ve senarist, eski şarkıcı bu arkadaşımız ''hayatı boyunca hep Anadolu''dan dem vursa da'' Amerikalı oyunculara, Hollywood''a özenip, onların atraksiyonlarını birebir taklit etmeye çabalarken, kendi ülkesinin temel argümanı olan tekkeleri, tasavvuf kültürünü tanımaya, incelemeye gerek bile duymuyor.

Söz konusu filmin mantık hatalarını filan geçiyorum.

New York sokaklarında yaşayan insanların kılık kıyafetlerini öğreninceye kadar, senaryoyu üzerine kurduğu tarikatların geleneklerini, oturup kalkma adabını, aralarında saçma bağlar kurduğu gaddar teröristle-zikir ehlinin giyim kuşam farklarını öğrenseydi, kendisi de nasiplenirdi.

Zira o yüzlerce asırlık kültürün, ne bu arkadaşa, ne de bu filmler tarafından aklanıp paklanmaya ihtiyacı yok.

Ancak insan herşeye rağmen, ''heryerden cukkalanayım, cemaatçiler de izlesin filmimi, Amerikan şiddeti hayranları'' da denilerek harcanan milyon dolarlara acayip acıyor.

Tabi ki bir yandan da takdir de etmemek mümkün değil.

Milyon dolarlar harcanan korkunç bir senaryo ile yine milyon dolarlar kazanmak her babayiğidin harcı değil. Filmi ve gişe hasılatını görünce insan milyar dolarlarını fabrikalara, ülkesine yatırıma heba eden Rahmi Koç''a merhum Sakıp Sabancı''ya üzülüyor.

Hollywood''dan iyi bir görüntü yönetmeni getirseler, oturup bir tane de Amerika, cemaat, tarikat, terörist, emniyet, töre, kan davasının bir arada ''bulunabildiği'' ''korkunç bir senaryo'' yazsalar, kendileri için hayat daha bir dolarlı olurdu.