Yazarlar Terör ve kadın

Terör ve kadın!..

Sadık Albayrak
Sadık Albayrak Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Geçmişte, terörist hareketlerde, özellikle de ideolojik akımlarda, kadının çok önemli bir rolü vardı; kadın, en iyi "yem"di...
Bu sefer de "terörist" ilân edilen Usame bin Ladin'e böyle bir "yapıştırma" olmadı. Amma, bizim "yerli kaşalotlar"ın yorum ve beyanlarına bakarsanız, Usame, dağların arasındaki "ininde" yaşarken, yanına da "dört karısını" alıp, kaçacak delik arıyormuş!..
Bu adamlar nerede gördü böyle bir "aile fotoğrafı"nı merak ediyoruz!..
Bu işin merakla bir alâkası yok, bütün kafa travmaları, bu "dört karı" üzerine gidip geliyor çünkü...
Değil mi ki, "terörist" ilân ettikleri kişilerin, ilişki kurduğu "kadın"ların "mevhum resimleri"nden, hepsinin "kara çarşaflı" ve "tek gözlü öcüler"le ilişki kurduklarını beyan ediyorlar.
Bizde, bu kadın sorunu, yüz yıllık bir çatışma ile, tartışmadan gelip, bugüne kadar uzanır.
Madame de Monteque'nün çok kadınla evlilik (poligamik) sorununun Osmanlı'da 18. yüzyılda ortaya çıktığını hatıratında ifade etmesinden sonra, bizim yerli enteller, bu yola girip, "nikâhsız hayat"ın Paris sarayları ile, baronların iç dürtülerine öncülük etmişlerdi.
Haliyle, "kadın sorunu" bir aile sorunu olduğu için, sadece, "Türk kadını" diye bir ayırımcılık olamazdı.
Ki, yapılan araştırmalarda, geniş bir coğrafyaya yayılmış olan Osmanlı toplumu, içinde, Müslüman kadınlar kadar, "Türk kadını" nitelemesi yanında, bir de; İslav, Rum, Ermeni, Bulgar, Frenk, Yahudi ve Dönme kadın (tipi) olarak yedi ayrı gurup vardı.
Bu tiplerin her biri, kendi iç aile nizamı, dinsel örf ve adetlerine bağlı idiler.
Doğal olarak da, kılık-kıyafetler, coğrafî ve yöresel tutum üzere şekillenmiş oluyordu!..
İlginçtir, Ermenî kızları, 13-14 yaşlarında evlendirilirdi. Yahudiler'de, erkekler 18, kızlar 15 yaşlarında gerdeğe girerdi. (Bkz: Perihan Onay, Türkiye'nin sosyal kazanılmasında kadının rolü, İş Bankası Yay. Ankara, sh: 14-17)
Bizde, tam olarak kadının toplum içindeki yeri irdelenip, konumu sosyal içerikli olaylarda aldığı şekil rayına oturtulmadığından, kadının kent ve köy hayatı ayrı olarak ele alınıp, şehirdeki durumu "sosyetik ve entel bir hayat" içinde mütalâa edilmiştir.
Şehirde "kafes içinde" iken, köyde-kırsal alanda hayat süren kadınlar da, perişan ve pejmürde olduğu şeklinde bir "senaryo üretimi"ne gidilmiştir.
Öyle ki, Afet İnan'a göre;
"Kadınların erkeklerle sandallara binmesi, tatlıcı-kaymakçı dükkanlarına girmesi, ferace biçiminde yenilik yapmaları, mesîre yerlerine gitmeleri, ince kumaştan ferace dikmeleri, haftada belirli günlerde sokağa çıkmaları, babaları ve oğulları ile gezmeleri, yürümeleri ile, araba ve faytona binmeleri çeşitli zamanlarda yasaklandığı" söylenmektedir. (Bkz: Atatürk ve Türk kadın haklarının kazanılması, Ankara-1964, sh: 23-36)
Yalnız, "Türk toplumunda aile"nin üzerinde, yapılan bir sürü araştırmaların çoğu sağlıklı olmayıp, değişik ve çelişik yorum ve sonuçlar ortaya koymaktadır.
İlber Ortaylı'ya göre, bizde kadının durumu, erkeğe göre, bir "faikiyet" gösterir:
"Türkler ülkelere, karıları da onlara hükmederler. Türk kadını kadar eğlenen ve gezeni yoktur." (Bkz: Osmanlı toplumunda aile, Ankara-1974, sh: 80)
Şimdi, bugünkü yazar ve araştırmacılara ne demelidir?
İşi kaynağından almadan, günü birlik spekülatif haberlerle "amel edip", haber üreten, yazan ve suçlayan kişilerin, terör eylemlerinin insanlığın geleceğini tehdit ettiği bir zaman diliminde, hâlâ mesnetsiz ve desteksiz atış yapmaları, toplumumuz kadar, diğer toplumların da karmaşık ve çelişik haber ve fikirlerin etrafında, birer anafor kurbanı olarak görülmesine, ortaya çıkmasına şaşmamak gerekir!..
Son günlerde, sokakta görülen "muhafazakâr çarşaflı kadın tipi"ne, bir zaman "İran'a giden" diye saldırılırken, şimdi de "Afganistan'a gidiniz" yollu sokak kabadayılarının seslerine bir araz hasıl olmasın dileğinde bulunuyoruz.
Bu toplumda, kapalı bir kast sistemi içinde yaşamaktan dünyaya açılmak kadar onurlu bir hoşgörü ve birlikte yaşama hakkı olamaz!..
Bu bakımdan, biz şuna inanıyoruz ve son terör olayında, mutlaka bir kadın parmağı vardır. Bunun ip uçlarını da, Manhattan'da ve Pentagon'un civarında aramak gerekir, diye düşünüyoruz!..

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.