Tanrı Ahmet Türk"ü korusun!

00:0014/12/2009, Pazartesi
G: 3/09/2019, Salı
Salih Tuna

Şehrin duvarlarına “DGM''ler bizi susturamaz” yazdığımızda DGM''nin ne anlama geldiğini bilmiyorduk.Fakat…Orta mektep sıralarını çiçeklendirdiğimiz o yıllarda “olanak” diyenlerin “solcu”, “imkan” diyenlerin “sağcı” tesmiye edildiğini hepimiz biliyorduk.Hiç abartmıyorum: 12 Eylül öncesinin marazi ortamında “cevap” deyince sağcıya çıkardı adınız; “yanıt” deyince solcuya!Daha sonraları kelimelere takılıp kalmayacak, her şeyden önemli olanın meram anlatmak olduğunu öğrenecektik.Kelimeler önemliydi elbette.

Şehrin duvarlarına “DGM''ler bizi susturamaz” yazdığımızda DGM''nin ne anlama geldiğini bilmiyorduk.

Fakat…

Orta mektep sıralarını çiçeklendirdiğimiz o yıllarda “olanak” diyenlerin “solcu”, “imkan” diyenlerin “sağcı” tesmiye edildiğini hepimiz biliyorduk.

Hiç abartmıyorum: 12 Eylül öncesinin marazi ortamında “cevap” deyince sağcıya çıkardı adınız; “yanıt” deyince solcuya!

Daha sonraları kelimelere takılıp kalmayacak, her şeyden önemli olanın meram anlatmak olduğunu öğrenecektik.

Kelimeler önemliydi elbette. Her şeyden evvel ortak hafızanın ifadesiydi.

Lakin neyin önemli olup olmadığını herkese anlatmak her şeyden önemliydi.

Nuri Pakdil ustamızı okudukça; Fatih''i, Beyoğlu''ndan savunmak gibi, “imkan”ı da “olanak”la savunmanın yolunu yordamını öğrenecektik.

Hulasa, “imkan”a “olanak” demek mesele değildi.

Ama, “Tanrı” başka!

Zira bir “kelime”den ibaret değildi bu.

Her ne kadar “Tanrı misafiri” gibi deyimler eskiden beri tedavüldeyse de, Türk modernleşmesi dolayımında (Kemalistlerin) “Türk dini / Türkçe bir din” oluşturma gayretlerinin simge ifadesidir “Tanrı.”

Dahası, İslami gelenekten, ümmetten kopuşun ifadesidir; binlerce yılın yabancısı bir ifade!

İsmet Özel''in “Amentü” şiirinde dediği gibi: “binlerce yılın yabancısı bir ses / değdi minarelere: / Tanrı uludur Tanrı uludur / polistir babam / Cumhuriyetin bir kuludur…”

Askerlikte, karavana yemek duasında Elhamdülillah yerine, “Tanrımıza hamdolsun” demek de, “Allah rahmet etsin…” yerine “Tanrı''dan rahmet…” dilemek de nihayetinde aynı “duyarlığın” sonucudur.

İyi de, DTP''nin en mantıklı en makul insanı Sayın Ahmet Türk''e ne oluyor?

Partisini kapatan egemenlerle aynı “dili” kullanmaya neden özen gösteriyor?

Bursa''daki 19 maden işçimizin ardından niçin “Tanrı''dan rahmet diliyorum…” diyor?

Sözlü ve yazılı geleneğimizde böyle bir terkip yok ki!

Allah demek, “Allah''tan rahmet dilemek” çok mu zor?

Hem dilini / kültürünü asimile edenlere karşı varlık mücadelesi vereceksin, hem de Kürtleri “kartkurtlaştırarak” yok saymaya çalışanların ırklarına özgü din oluşturma gayretlerinin simgelerinden birini (geleneğe aykırı bir terkip içinde) terennüm edeceksin?

Yakışıyor mu?

Kürtler bizim tasavvufî silsilemizde yer alan pirlerimiz, şeyhlerimiz, medreselerden yetişen alimleriyle de hocalarımızdır.

Peki, bu ülkenin geleneklerine en bağlı kesimin siyasi lideri, “Allah rahmet etsin…” şeklindeki alışılagelen duadan “Allah”ına kadar kaçar mı?

Sayın Ahmet Türk, kökü kesin olarak bilinmemekle birlikte eski Türklerin kullandığı “tengri”den geldiği düşünülen “Tanrı” yerine, Kürtçeye Farsçadan geçen “Hûda / Hode” deseydi anlardım.

Ama…

Şivesiyle “Beşbeken…Pırt mento…” şeklinde dalga geçen Bekir Coşkun''larla “Töplümsel süreç…” diye aşağılayan Yılmaz Özdil''lerin iman ettiği Kemalist amentünün lakırdılarına itibar etmesini anlayamam.

Hidayete eren bir İngiliz, “God” yerine “Allah” demekle, İslam Ümmetine mensup olduğunu işaret eder.

“Kâbe Arabın olsun / Çankaya bize yeter” diyen Kemalist zihniyet ise İslam Ümmetine “Allah”ına kadar mesafe koymaya çalışır.

“Kürtler”in siyasi lideri Ahmet Türk işte bu zihniyetle arasına mesafe koyması gerekmez miydi?

Şayet…

Kürt modernleşmesine Kemalist yöntemlerle varılmak isteniyorsa, hiç değilse “Allah”ına kadar gözümüze sokulmasın bu.

Sakın yanlış anlaşılmasın:

Mesele, inanmak inanmamak meselesi değildir.

Sayın Ahmet Türk isterse, “Tanrı”ya inanmaz. Bize ne, kime ne? En fazla, “Allah hidayet versin” der geçeriz.

Allah''a inanmadığı için “Tanrı” diyenlere de bir şey demeyiz.

Gelgelelim…

Ahmet Türk hasseten “Tanrı” derse, biz de, “Tanrı Ahmet Türk''ü korusun!” deriz. Hiç kusura bakmasın.